Merhaba arkadaşlar. Bu benim ilk hikayem. Biraz acemice olabilir yazım yanlışlarım vs. Olabilir şimdilik lütfen affedin. İleride daha iyi olacağım. Umarım beğenirsiniz. Hepinizi seviyorum♡ İyi okumalar...
Medyada karakterler.
Yeni gün,
Yeni şehir,
Yeni okul,
Yeni hüzünler,
Yeni insalar,
Yeni gün...
Babam... Dünyadaki tek gerçek akrabam, şimdilik tek arkadaşım, bana sevgiyi tatdıran tek varlık.
Bugün yeni şehrimdeki yeni okulumda ilk günüm. Heyecanlı mıyım? Hayır.
Annem? Cinayetini doğmamla işlediğim kadın, canımdan parça.Neyse düşüncelerime yeni okuluma gitmek için ara verirken hazırlanmak üzere yatağımdan kalktım. Rutin işlerin sonunda Aysel Ablama yardım için aşağıya indim.
Aysel Abla?
Doğumumdan beri yanımızda çalışan yardımcımız. Dedigim gibi dogdugum andan itibaren hayatimda bir anne görevi üstlendiği için o artık bizim için bir çalışandan çok bir aile. Oda zaten evliliğinin ilk senesinde hamile kalmış. Kocası ve karnındaki çocuğundan başka kimsesi yokmuş. Tıpkı benim güzel annem gibi. Aysel Ablayla annemin hayatını ayıran şeyse o doğumunda ölmemiş, bebeği ölmüştü. Bu vahim olaydan sonra canım ablam doğurganlığını yitirmiş ne yazıkki. Olanları kocası (Aysel Ablanın değimiyle şerefsiz Şeref) öğrenince kadını yapayanlız bırakmış hastanede. Bizimlede yolu orada kesişmiş zaten. Babam doğumhanenin kapısında biricik karısının katili kızı kucağında ne yapacağı konusunda hiçbir fikri yok çağresiz ağlarken; Aysel Abla doğumhanenin kapısında kaybettiği bebeğine, ailesi olan kocasını şerefsizliğine, kocaman dünyada bir başına kalmanın çagresizliğiyle ağlarken kesişmiş hayatlarımız. Babam zavvallı işlerden güçlerden kafasını kaldırıp eve gelmesi gece geç vakitleri bulurken Aysel Ablayla ben birbirimizin hayatları olmuştuk o benim annem, ben onun kızıydım artık. İşte bu yüzden o bir yardımcı değil, bizim için aileydi artık.Bu sabahta her sabahki gibi olmuştu. Ben ne kadarda yeni şehirde farklı olur belki beraber kahvaltı yapabiliriz umuduyla uyansamda o yine işindeydi. Onu da suçlamamak gerek. Nede olsa Ankara'ya uyum sağlamaya çalışıyor.
Nihayet yeni okula başlamaya hazırdım artık. Galiba. Arabamı üniveltisitenin park yerine bıraktıktan sonra. Danışmaya ilerledim, ders programımı elime aldım. Gideceğim sınıf çokta uzak değildi. Herkes birbirini tanıdığından çok yabancıydım buraya kimse benimle iletişime geçmeyince bende kimseye gerek duymadım. Sesizce boş bir sıraya oturdum. Çok geçmeden hocada gelince tam derse başladık derken sınıf kapısı açıldı. İçeri oldukça güzel bir kız girdi. Şansa bak ilk günden geç kaldı. Hoca kıza gözlüklerinin üstünden kınarcasına bakarken gözleri sınıfı taradı. Boş yer tek benim yanımdı. Gözleriyle nihayet aradığını yani boş sırayı görünce bana doğru ilerledi. Sıraya gelene kadar bir kaç kişiye selam verdi. Sıraya geldiğinde bana gülümsedi. Yeni olduğumu anlamıştı ki
"Yenisin?"
Dedi"Öyleyim."
"Gamze ben."
Tam cevap verceğim sırada hocanın sesi duyuldu.
" İlk günden hem geç kalmak hem dırdır kes artık Gamze."
Pardon dercesine tek elini kaldırdı ve başını eydi. Yanıt vermek yerine gülümsemekle yetindim.
Oldukça sıkıcı geçen ders zilin çalmasıyla nihayet son buldu. Zilin duyulmasıyla adının Gamze olduğunu öğrendiğim kız sırada otururken vücudunu bana döndürdü.
"Nerde kalmıştık? Hah evet. Gamze ben. Sen?"
"Elçin." Dedim gülümseyerek. Sevmiştim bu kızı.
"Konuşurken kantine gitsek iyi olacak. Karnım fena aç. Olur mu?"
"Çok iyi olur. Zaten yeni olduğumdan kimseyi tanımıyorum. Çok sağol."
Derken kantine yürümeye başladık. Kantinde konuşurken aynı zamanda karnımızıda doyurduk. Numaralarımızı bile verdik. Kız zaten baya sıcak kanlıydı. Gireceğimiz bir sonraki dersler farklıydı ne yazık ki. Tanıdık birileri iyi olabilirdi.
Gün sona erdiğinde arabamı park ettiğim yöne ilerlerken telefonum çaldı. Çantamda onu bulmak pek kolay olmadığından durdum ve öyle aramaya başladım. Nerde bu lanet telefon. Zaten ben bulana kadar çaldırmayı durdurdu arayan kişi.
Yürümeye devam ederken karşıdan gelen arabanın sesleri kulaklarım. Kafamı kaldırıp baktığımda ölümle yüzyüze geldiğimi sandım. Neyseki sürücü frene basmayı başarabilmişti. En azından çarpması yavaşlamıştı.Oda en az benim kadar korkmuş görünüyordu. Arabadan inip iyi olup olmadığıma baktı. İyiyin dedim ama dinletemedim. Ben ne olduğunu anlamadan beni kucağında revire taşıdı. Taşırkende söylenmeyi ihmal etmedi.
"Ya sen ne diye önüne bakmazsınki Allah'ım az daha ehliyetimden olacaktım."
"Aa ne tesadüf bende az daha canımdan olacaktım. Ama senin durumun daha vahimmiş."
Biz bunları tartışırken herkesin bize baktığını hissettim.
Revire geldiğimizde söylediğim gibi hiç bir şeyim yoktu. Hemşire biraz burada beklememizi söyledi. İkimizde revirdeki yatağa ayaklarımız yere gelecek şekilde oturmuştuk. Hiç bir şey konuşmuyorduk zaten iki yabancı ne konuşabilirki. Sesizliği bozan telefonumun zil sesi oldu. Arayan Gamze'ydi. Halbuki ayrılalı 1 saat olmamıştı.
"Efendim Gamzecim "
"Kızım sen neymişsin be."
"Neymişim ben ?"
"Kızım saf ayağına yatma. Resmen Egemen Coşkun seni kucağında taşıdı. Hemde bütün okulun önünde."
Demek adı Egemen'miş. Egemen Gamze'nin söylediklerini duymuş olacak ki yarım ağız sırıtıyordu. Çok komik!
"Gamze abartmayalım şimdi."
"Nedemek abartmayalım kızım Egemen Coşkun bu."
"Sanırsın Damon'dan bahsediyorsun."
Dedim Egemen'in sırıtışları genişlerken.
"Damon'da iyi ama bu Egemen Coşkun be güzelim. "
"Gamze sonra konuşuruz olur mu?"
"Olur tabi."
Telefonu kapadığımda Egemen ayağa kalktı. Ben farkında olmadan yanağımdan makas aldı ve aynen şunları söyledi, göz kırptı ve revirden çıktı.
"Egemen Coşkun güzelim. Egemen Coşkun."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
TUTULMA
Teen FictionHer şeyin yeni olduğu bir yerde Elçin için aşkta yeniydi. Daha önce yaşamadığı kadar yeni ve asla eskimeyecek. Adeta TUTULMA gibi...