Israrla çalan telefonumu sonunda bulmuştum. Arayan Soomin'di. Beklemeden açtım.
'Yine yeniden sen. Aç bi siteyi de haberleri oku' deyip kapattı. Defile ile ilgilidir heralde ama neden böyle demiştiki. Hemen bir haber sitesini açtım.
"Ünlü Modacı Jennie ve Bu Zamana Kadar Sakladığı Gizli Ailesi
4 yıl önce eskortluk yapan Wonho ile ilişkileri ortaya çıkınca onaylayan ve 'Biz çıkmaya başladığımızda eskortluğu bırakmıştı' diye açıklama yapan ünlü modacı Jennie'nin bir oğlu varmış. 4 yıl boyunca bizden sakladığı oğlunu 2 gün önceki defilesinin partisinde gözler önüne çıkardı. (Bu kısımda partiden bir fotoğraf kullanılmış Minwon kucağımdaydı)
Dün ise aile saadetleri kameralarımıza yansıdı. Wonho oğlu Minwon ile oynarken diğer çocuklarıda ihmal etmedi ve hepsiyle birlikte oyun oynadı. (Burada da Wonho'nun Minwon'u havaya kaldırdığı fotoğraf ve diğer çocuklarla oyun oynadığı fotoğraf olmak üzere 2 adet fotoğraf vardı)
Ünlü modacı Jennie ise kenardan onları izlemekle yetindi. (Bankta oturup gülümseyerek onları izlediğim bir fotoğraf vardı)
Sonrasında bir sokak satıcısından yemek yiyip evlerinin yolunu tuttular. (Burada da üçümüzün yemek yerkenki fotoğrafı vardı)
Yolda babasının kollarında uyuya kalan Minwon ise çok şirindi. (Burada da Minwon'u uyurken çekmişler)"
Şakamıydı bunlar? Adım adım bizi mi takip etmişler? Şok geçiriyordum. Wonho yanıma gelip haberi gördü. Hızlıca göz attı.
'Çüş bu resmen ajanlık. Kafayı mı yemişler?' dedi Wonho.
'Bu sefer kızmayacağım. Haberde bi sorun yok' dedim.
'Kızma zaten. Eskort olduğumu herkes biliyordu. Bir tek çocuğumuz olduğunu bilmiyorlardı. Öğrendiklerine göre sana yanaşan erkek de olmaz' dedi sırıtarak.
'Bunu mu düşünüyorsun' diyerek kahkaha attım. Tam bir şapşikti. Bir kez daha hayatımda olduğu için minnettardım. Burnumu öpüp bana sarıldı. O sıcacık tenini tenimde hissetmeyi özlemiştim. Onun hakkında herşeyi özlemiştim.
'Arayan Soomin'di dimi?'
'Evet. Noldu ki?'
'Tamam ben o telefonu bi alayım' diyerek telefonu elimden kaptığı gibi kaçtı.
'Ya neler oluyor?'
'Şşiit sus bakim' dedi ve Soomin'i aradığını tahmin ettim. Bişeyler fısıldadı ve o meşhur diş göstermeyen sırıtışını atıp telefonu bana verip 'oğluuum' diye bağırarak gitti.
***-***
Wonho, Soomin'i Minwon'a bakması için ikna etmişti. Bu akşamı ikimiz için ayarlamıştı. Oysaki ben Wonho'ya Minwon ile eziyet etmek istiyordum. Ne kadar da kötü bir anneydim. Ama kusura bakmasın yılların acısını da çıkarmam gerekiyordu.
Minwon'u Soomin'e bırakmış eve gelmiştim. Önce yerdeki güller ve mumlar sonra da güzel yemek kokuları beni karşıladı. Gülleri takip ederek yemek masasına ulaştığımda özenle hazırlanmış yemekler, gül yapraklarının üzerinde duran yüzük kutusu ve içindeki tek taş karşıladı beni. Yüzüğün güzelliği ile ağzım açık kalırken Wonho arkamdan gelip bana sarıldı. Boynumdan kokumu içine çekerek öptü.
'Bunları hangi ara hazırladın?'
'Ben hazırlarım' deyip yüzüğü kutusundan çıkarıp parmağıma taktı. 'Senin gibi güzelin yanında beğenerek aldığım yüzük sönük kaldı inanamıyorum' dedi üzülerek.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ESKORT ||Shin Hoseok - Wonho||
Short StoryAldatılmışlığın verdiği öfkeyi hiç başkalarının kollarında dindirmeyi denediniz mi? Ben denedim. Hemde internet reklamında gördüğüm birisiyle. Tam bir çılgınlıktı. Seksi pozları ve kasları aklımı çelmişti. Sonra bir baktım dönülmez bir yola girmişt...