Alelacele hazırlanmaya başladım. Ne giysem diye düşünürken bütün gardıropu resmen yatağıma boşaltmıştım. En son mor düğmeli kısa elbisemi giydim. Zımbalı bir kolye taktım. Saçlarımı açık bıraktım. Son olarak gözlüklerimi taktığımda hazırdım. Evden çıkmadan önce saate baktım ve buluşma saatimizi 30 dakika kadar geçtiğini fark ettim. Hemen kahverengi yarım botlarımı giydim ve evden çıktım. Güneş'i arabaya yaslanmış sigara içerken gördüm. Iyk sigaradan nefret ederdim. Güneş beni görünce önce güldü sonra yavaş yavaş gülüşü silindi ve bir küfür mırıldandı. Yanına gittim ve kollarımı omzuna doladım. O da benim sarılışımkarşılık vererek kollarını belime doladı ve beni icine sokmak istercesine sıkıca sarildi. Benden ayrıldığında dişlerini sıkarak
" Bu elbise neden bu kadar kısa Dolunay Hanım."
diye tısladı yüzüme. Haklıydı. Elbise haddinden fazla kısaydı. Ama şöyle bir ayrıntı vardı ki bugün o yanımdaydı." Güneş Beyciğim. Evet elbise haddinden fazla kısa olabilir ama senle konuştuğumuzu hatırlıyorum. Senin yanındayken böyle giyinebilirim."
"Okey. Haklısın."dedi ve dudaklarıma minik bir buse kondurup kapımı açtı. Arabaya binip emniyet kemerini taktım. Güneş de binip kemerini taktı."Nereye gidiyoruz."dedim. Bana yandan bir bakış atıp
"Gidince görürsün." deyip arabayı calıştırdı. Sessizdik. Bu sessizliği benim telefonum bozdu. Ekrana baktığımda BercinAşkım yazısını görünce hemen açıp kulağıma götürdüm.
"Do..Dolunay." Bir saniye bir saniye o ağlıyor muydu?
"Sen ağlıyor musun?" dediğimde
"Evet." dedi.
" Ne oldu Berçin? Neyin var?"
"Ka.. Kağan beni terk etti." dedi ve tekrardan hıçkırarak ağlamaya başladı"N.ne?"
"Duydun ışte Dolunay. Yanımda olmana ihtiyacım var. Buraya gelebilir misin?"
"Hemen geliyorum canım." deyip telefonu kapattım. Güneş bana soru soran gözlerle bakarken
"Senin o arkadaşını boğmak istiyorum." dedim.
"Niye ya.. Yine ne yaptı o şerefsiz.."
"Berçin'den ayrılmış. Güneş bugünkü randevu işini ertelesek. Bercinin bana ihtiyacı var. Bdni oraya götürür müsün?" dediğimde hemen
"Tabii... Ben de Kağanla konuşurum derdi ne öğrenirim." dedi ve Berçin'in evine doğru sürmeye başladı.Eve geldiğimizde Bercin'i dağılmış bir halde gördüm ve onu kolundan tuttup kendime çekip sımsıkı sarıldım. Omuzumda ağlarken birkaç dakika öyle kaldık ve ayrıldık. İçeri girdim ve onu bir koltuğa oturtup karşısına geçip oturdum.
"Şimdi ne olduğunu hemen anlatıyorsun Bercin." dedim ve onu dinledim.
" Herşey güzel gidiyordu. El ele tutuşmus sahilde yürüyorduk. O biraz dalgındı. Neyse... Öyle yürürken bir anda durdu ve bana 'Berçin ben geçmişte sana yaptıklarımı kabullenemiyorum. Sen bunu hak etmiyordun Bercin. Ben daha fazla buna dayanamam. Lütfen beni anla... Ben adi bir insanım seni haketmiyorum' dedi ve arkasını dönüp siktir olup gitti. " diye sözlerini bitirdiğizaman Kağan'a sövmeye başladım. Bu kendinine sanıyordu ya. Once gelip kızın gönlünü alıyor sonra yine aynı boku yiyip siktir olup gidiyor. Benim Kağan'la bir konuşma yapmam lazımdı. Hem de hemen yarın... Okulda...
***
Sabah gözlerimi alarmın sesi ile açtım ve direk kalkıp banyoya gidip elimi yüzümü yıkayıp odama gittim. Okul formamı giydim ve askıdaki cekedimi alıp evden çıktım. Okula vardığımda Berçin ile her zamanki gibi birbirimize sarılıp okula girdik. Güneş'i gördüğüm gibi hemen onun yanına gidip boynuna sarıldım. O da bu hareketime gülerek karşılık verdi. Ondan ayrıldıgımda"Biraz konuşabilir miyiz?" deyip kolundan tutup arka bahçeye dogru yürüdüm."Kağan'ın derdi neymiş? Diye sordum. İç çekip konuştu.
" Her zamanki Kağan ışte." deyip geçistirdi.
" Berçin'den bişey saklıyor Güneş ve sen de bunu bana söyleyeceksin demi AŞŞKIIM..." diyip yavru köpek bakışlarımı ona yolladım. Başta itiraz edecekti ki benim bu bakışlarımı görmüş olup
" Peki Sevgilim... Anlatacağım. Amaaa bunu şimdilik Bercin'e soylemeyeceksin. Kağan söyleyecekmis. Kağan ve Deniz denen bir piç. Berçin üzerine iddaya girdiler. Kim Berçin'i kendine aşık ederse araba onun." dedi ve sustu.
"Ne demek bu ya. Mal mı bu kız. Ne demek üstüne iddiaya girmek ya. YokYook. Benim bunu Berçin'e söylemem lazım." dedikten sonra Güneş
"Aha.. Bak ışte bu yüzden sana söylemek istemedim. Çünkü aralarına girmeni istemiyorum Sevgilim. Onlar da bir insan demi bırak da kendi sorunlarını kendileri çözsün." dedi.
Tamam Berçin'e soylemeyecektim.
En azından...
Şimdilik... Diyerek geçirdim icimden ama benim Kağan ile konusmam lazımdı hemdd şimdi diye düşünüp telefonu cebimden çıkardım ve Kağan'ın numarasını tusladım. Daha ilk çalışta açtı." Şimdi Kağan.. Hic sözümü kesme ve beni dinle.. Arka bahcedeyim. Buraya gel konuşacaklarımız var.." deyip telefonu kapattım ve Güneş'e döndüm."Hayatım sen gitsen de ben de Kağan ile özel konuşsam olur mu bu mevzuyu.." dediğimde başını salladı ve dudaklarıma minik bir öpücük bırakıp gitti. Ben de oradaki banklardan birine oturdum ve Kağan'ın gelmesini bekledim. Geldiğinde yanımı işaret edip oturmasını söyledim. Oturdu ve ona döndüm.
"İddia olayını biliyorum Kağan."
Gözlerimin içine kızgınlık ile bakarken
"Nereden öğrendin bunu? Kim soyledi sana?" diye sordu. Cevap vermeyince kolumu sıktı ve
" Bana cevap ver kimden öğrendin?." diye sordu öfkeyle.
Canım yanınca kolumu Kağan'ın ellerinden kurtarmak için çekmeye çalıştım.
"Bırak beni!" dedim onun kadar ofkelenerek " Ne yapıyorsun? Delirdinmi?"Kağan gözlerini ardı ardına birkaç kez kırptı. Yaptığı kabalığın farkına vardığında kolumu bıraktı ve yüzü pişmanlıkla dolarken derin bir nefes5 çekti içine.
" Ben üzgünüm. Bir anda ne oldu anlamadım."" Önemli değil." diyerek kolumu sıvazladım.
" Bunu sana kim söyledi Dolunay?""Güneş söyledi. Doğru mu Kağan? Yaptın mı böyle bir adilik?"
" Berçin biliyor mu?"
"Hayır henüz söylemedim.""Söyleme sakın. Bercin bilmesin. Onun öğrenmesini istemiyorum senin bile bilmemen gerekirdi.""Ne yazık ki öğrendim." dedim üzgün bir sesle. "Boyle bir adiliği nasıl yapabildin Kağan? Seni seven birinin duygularıyla nasıl oynayabildin?"
"Dolunay... Ben" deyip konusamayarak sustu ve sıkıntılı bir nefes alırken iki elini birden saçlarından geçirip ensesinde tuttu.
"Bak, Berçin benim arkadaşım. Onu çok seviyorum ve her arkadaş gibi onun için en iyisini istiyorum. Berçin senin yaptıklarını öğrendiğinde onun ne hale geleceği hakkında bir fikrin var mı, yıkılacak. Senin yüzünden mahvolacak! Sen onun duygularını zerre kadar umursamıyor olabilirsin ama ben umursuyorum! Senin aksine
onun mutlu olmasını istiyorum."Kağan sanki ona tokat atmışım gibi irkildi." Berçon'in mutlu olmasını ben istemiyorum mu sanıyorsun?"dedi gücenmiş bir sesle.
" Buna sakın inanmamı bekleme Kağan. Sen o iddiaya girerek Bercin'i kullanarak ne istediğini belli ettin zaten." dedim iğrenerek.
Kağan kaşlarını çatarak ciddi bir şekilde " Ben Berçin'e aşığım Dolunay."
Eveeeet! Uzun bir ara yb yazmadığım için bu bölüm biraz uzun oldu. Vote ve yorumlarınızı bekliyorum canlarım. SİZLERİ SEVİYORUM...💖💖💖
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sayende Ben #Wattsy2017
ChickLitEger Güneş ışığını Ay'a yansıtmasıydı Dolunay var olmazdı..