Yanıt gelmiyince arkamı döndüm kapıya sırtını dayamış.Savaşı gördüm savaşsa bana bakıp hayat galiba ben sözleşmeyi bozucam diyip üzerime doğru yavaş adımlarla gelmeye başladı.Bende geri geri gitmeye başladım.Ve sırtım duvara çarptı ve duvarın yanındaki masadan sabahki kuaförün bıraktığı düzleştiriciği aldım.Bak savaş yaklaşma valla vururum sözleşmede ne yazıyordu.Unuttummu olmaz geri çekil savaşsa bi kerecikten ne olur.Hayat zaten resmi karım olucaksın sonra çocuk falan isterlerse önceden yapmış.Oluruz fenamı diyip dahada üzerime gelmeye başladı.Ve elimdeki düzleştiriciyi zorla alıp masaya koydu.Bende o esnada savaşa bakıp savaş bak yapma bağırırım dedikten sonra dudağımı öpmeye başladı.Benden karşılık alamayınca dahada bastırıp öpmeye devam etti.Ve beni birden kucağına alıp yatağa fırlattı bense o an çırpınmaktan başka hiçbişey yapmıyordum.Savaş gömleğini bir kaçtane düğmesini açtıktan sonra yanıma yaklaşıp üzerime çıktı.Ve ben o an bağırdım savaşsa haylağa devam ediyordu.Birden kapının arkasında birkaç uğultu sesi geldi ve kapı açılmıyınca abilerim kapıya vurmaya başladılar kapı açıldığında ise herkes bize acayip ve terbiyesizce olduğumuz gösteren gözlerle bakıyorlardı.Daha sonra ver şimdi bunlara cevabını babam ve abilerim ve birde savaşın iki abisinide hesba katarsak sert gözlerle ben ve savaşa bakıp neoluyor lan burda in lan hayatın üzerinden diyen savaşın abisi babamın konuşmasıyla yerin kat kat dibine girmeme sebep."Yarından tez bunları evlendiriyoruz bunlar şimdiden rahat durmuyorlar bi iş çıkmadan evlendirelim bu ikisini bense savşa sert gözlerle bakıp neden böyle bişey yaptığını sormak istiyordum.Daha sonra ortam yatışınca tabi yarın bu salak savaş yüzünden düğünüm olucaktı.Gelinliğim bile yoktu.Yani sahte mahte ama bu ilk düğünüm sonuçta yoksa sahte değilmiydi.Ondan sonra içeri savaşın annesi ve ela girdi.Ve ben annem ve iki yengemin azarından kurtardıkları için ayaklarına nerdeyse kapanıcaktım.Savaşın annesi elindeki gelinliği bana uzattı.Ve konuşmaya başladı.Hayat kızım düğünün yarın olduğu için bugüne bu gelinliği vermek kısmet oldu.Bu gelinliği eğer savaş ilerde evlenirse karısına bizzat vericektim. Paris'ten özel olarak yaptırdım.Tam sana göre kızım bir giyde görelim dedikten sonra elbiseyi bana uzattı.Bende alıp diğer bir odaya girip elanın yardımıyla giydim.ELA yıda tabi bu yaptıklarından dolayıda azarlamayı unutmadım.Aynanın karşısına geçip baktığımızda elayla beraber vaybe dedik ela yenge ammada güzel bi kızsın mankenlere taş çıkarır cinsden demesinin ardından tekrar annemlerin olduğu odaya girdik.Tabi o an herkes bize bakıyor hayran gözlerle maşallah demeyide eksik etmeyip sonra gelinliği çıkartıp makyajımı sildikten sonra elanın verdiği gecelikleri giydim.Sonra sıra savaşa hesab sorma vaktiydi.Sabah gittiğim odaya doğru ilerledim.Kapıyı hızlıca açıp girdim ve ne oluyor kardeşim diye bağırmasıyla aynı görüntü ama busefer bakstırlısı arkamı hemen dönüp savaş niye her geldiğimde yarı çıplaksın sonra savaş bana seslenip giydim üstümü açabilirsin.Diyince arkamı döndüm yatağa uzanmış üzerinde tişört yok bana bakıp anlaşılan yine istemeye geldin.Ben ne münasebet canım hem ben hesap sormak için geldim.Sahi neden bana dokundun savaşta bana bakıp bunu yapmak zorundayız zaten ben neden ki savaşsa akıllım evlendikten 1 bilemedin 2 sene çocuk nerde diye sormıcaklarmı? Ben savaşa bakıp sözleşmede çocuk yapın yazmıyordu.Hem nerden çıktı ben hem çocuğuma önüne gelenle fingirdeşecek baba istemem olmaz.Savaşsa bana bakıp zaten sözleşme iptal oldu.Ben savaşa bakıp yani beni kandırdın savaş yani teknik olarak öyle değil çocuk yüzünden bozuldu.Hem zaten ben dayanamazdım yani ister istemez seni arzuluyorum.Diyelim ben hayır oyun bozanlık yapamazssın ben okuluma devam etme planları falan kuruyordum.Hani sen kimse bu sözleşmeden dışarı çıkamaz diyordun.Olmaz kabul etmiyorum asla bedenime dokunamazssın anladınmı? Savaş diyip kapıyı çarptım o kadar savaşa küfür ettimki içimden saat üçte anca uyudum.Kalktığımda ela beni dürtüklüyordu.Kalk hayat kalksana kızım düğünün var hadi uyan kuaföre yetişmemiz.Lazım diyince zorlukla yataktan kalktım elanın verdiği iki üç kıyafeti giydikten sonra bütün bayanlar arabaya binip korumalar eşliğinde kuaföre gittik kuaföre girdiğimizde Seda ve Serap ablam bizi karşıladı.Onlara sarılıp hasret giderdikten sonra saçımı kuaförcü kadının ellerine teslim ettim birde resmen bizim için kuaförü kapatmışlardı.Sonra kuaförcü dağınık topuz yapıp çiçek elmas karışımından yapılan bir tacıda kafama takınca mavi gözlerimi ortaya çıkaran bi makyaj yanımızda getirdiğim gelinliği de giyip ve beyaz topuklu ayakkabımıda ayama geçirdikten sonra bir kaç dk beklemenin ardından baylar geldi.Tabi bütün güzellikler önden kuaförden çıkmasıyla en son ben çıktım.Üzgün bir şekilde sonuçta kazıklayan bir kocayla evlenicem istemsizce koluna girdim.Ve arabaya bindik düğün salonunun yolunu tutuk geldiğimizde deniz kenarında baya bir güzel düğün salonuydu iceriye doğru yürüdük ben ve hakan gelin ve damata ait odaya girdik savaşla sonra tabi sonuçta yanlış yaptı.Hem böyle bi anlaşmayı yapamıcaksan niye söz veriyorsun değilmi? Savaşsa beni oturduğu koltukta süzmekle meşgulken savaşa sertçe bakıp ne bakıyorsun.Başka yöne bak savaşsa kızım ne burun kıvırıyorsun ne yapayım plan ters tepti.Şanslısın işte yakışıklı bir kocan olucak fenamı?Ben savaşa bakıp resmi olarak kocam olabilirsin ama gerçekte asla anladınmı? Savaşsa eminmisin rüya akşam bakalım kim kazanıcak sen mi yoksa benmi hafiften yutkundum.İçimden kesin sen ama yinede görelim belki şans benden yana olur değilmi?Dedim daha sonra tabi bir türlü saat geçmiyor odanın içinde bir oraya bir buraya deliler gibi gidip geliyorum.Savaşta bana mal mal bakıp sırıtıyor en sonunda savaşa bakıp savaş bekleye bekleye kına geldi.Valla bişey varsa ver oyalanıyım.Dedim sert bir şekilde savaşsa bana bakıp ben varımya bana soru sor yani benim kim olduğumu nelerden hoşlandığımı falan sor yani 5 saat sonra düğün başlıyacak kocanı daha tanımıyorsun bile? Ben savaşa bakıp ne seni tanıyacağım tanıdığım kadar tanıdım.Mesela sözünde durmayı bilmeyen birisin yatak hayatına düşkün daha saymamı ister misin ? Savaş dur ben seni ne kadar tanıdığımı anlatıyımda örnek al başlıyorum.Bu zamana kadar o kadar evliliği kötü bişey olarak benimsemişsin ki hayata olan mutluluğu unutmuş.Ve babanın seni sevdiğin kişiyle evlendirmeyeceğini bildiğin için babandan nefret ediyorsun.Lise1 terk ettin ama babanın yüzünden zengin hayatı seni mutlu etmiyor aksine üzüyor en çok bordo rengini seviyorsun utanınca yanakların kızarıyor ve ayrıca sevdiğin kişilelede tartışırsın sırf o senin onu sevdiğini bilmesin diye dahası hayalin okulunu bitirip meslek sahibi edinmek evlilikle aran yok zaten aşkı hiç tatmamışsın.Ben azı açık bir şekilde savaşa baktım ohaaa ben bile kendimi çözememişken sen beni 2 dk da çözdünde nereden biliyorsun bunları gözlerinden ve yüz ifaden bunu yansıtıyor.Sonunada şunuda ekle yalancılardan ve sözünde durmayanlardan da nefret ederim.Savaş bana burdan göndermemi yaptın şimdi onumu ima ediyorsun evet sence açık değilmi?
Daha sonra içeriye bir garson girdi elinde iki poşetle içeri girdi.Ve savaşa uzatıp bahşiş aldıktan sonra odadan dışarı çıktı poşetin birisini bana uzattı.Aldığımda küçük bir pasta çıktı küçük kutunun içinden yanındada kola en sevdiğim süper ikili ve Savaş bana bakıp ve unutmadan bu ikiliyi çok seviyorsun.Diyince savaşa bakıp hakkını yiyemem en sevdiğim tatlı ve içicek teşekkür ederim.Dedikten sonra koltuğa oturup tatmaya başladım.Tabi savaş hemen yiyip poşeti çöpe atmıştı bile bense daha zarif ve kibar bir şekilde yiyordum.Bende yedikten sonra çöpümü poşete attım.Ve yine koltuğa oturup zamanın geçmesini bekledim.Savaşınsa daha demin gülüşünün yerini sert bir yüz ifadesi almıştı.Beklemekten işte o an ben ve savaşın zor ve heyecanlı anının zamanı gelmişti.İkimizde kalkıp salona doğru yavaş yavaş ilerledik ve salonun kapısı açıldığında benimde azım istemsizce açıldı.O nasıl bir görkemdir allahım hele konukları hesaba katmıyorum.Bile masaya doğru ilerledik ilk dans ve pasta kesiminden sonra nikah memurunun gelmesiyle şahitler yerini aldı.Ve nikah memurunun azından sen ahmet kızı hayat ademin oğlu savaşı kocalığa kabul ediyormusun ben bir savaşa birde konuklara bakıp evet dedim aynı soru bu sefer savaşa geldikten sonra oda evet dedikten sonra nikah memuru ozaman bana verilen bilmem ne müdürlüğünün yetkisinden dolayı sizi karıkoca ilan ediyorum.Dedikten sonra savaşın ayağına topuklu ayakkabıyla sertçe bastım.Savaşta bana ters ters bakıp sen görürsün bakışları attıyordu.Sonra güzel bir eğlencenin ardında yorgun ve bir bu kadarda uykulu gözlerle balayına gitmeye yola çıktık ne gerek var sonçta boşa gidiyoruz.TABİ arabadayken uykuya daldım.Ve uyandığımda ise haylağa araba gidiyordu uykulu gözlerle savaşa baktım.Neredeyiz şuan dedim savaş yaklaştık şu dağ evi varya işte orası kapının önüne geldiğimizde

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÖZLEŞME
RomanceBir kız ve tanımadığı bir çocukla ömrünü birleştirmeye adayan bu genç kız bu zorlu evliliğe dayanabilecekmi