DENİZ
Arkamdan geliyordu.Bu kez sahile arabamla gelmiştim.Arabama ilerleyip bindim.Ona döndüğümde bi an duraksadı.Sonra oda bindi.Kocaman gözlerini bana çevirdi.
"senin araban mı vardı?"dedi meraklı bakışlarıyla.Dün geceyi hatırlamıyordu.Hemde hiçbir şeyi
"Hatırlamıyor musun yoksa bana oyun mu oynuyorsun?"
"Ne yi hatırlamıyorum?"
Fazla saftı.Gercekten hatırlayıp hatırlamadığını yüz ifadesine bakan her insan anlardı.Ona çevap verme ihtiyacı duymadan gözlerimi devirip arabayı çalıştırdım.
Yanımda gelmesine neden izin verdiğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Radyoyu kurcalamaya başladı.Sürekli değiştirip duruyordu ve bu ses can sıkıcı bir hal aldığında elimi radyonun üzerinde duran küçük parmağının üstüne koyup radyoyu kapattım.
Kafasını pencereden tarafa çevordi.Utanmısmıydı hemde fazlasıyla.Bunu anlamamak icin babanemin yaşında olup gözleriminde onunki gibi olması lazımdı.O umursamaz yüzsüz geveze maymun utanmıştı.Dudaklarımı sıkıcana birbirine bastırıp gulme isteğimi bastırdım.Onu nereye götüreceğimi iyi biliyordum.İçimden yapacaklarıma hazır ol.... ıı adı neydiki. Yeliz mi?
diye içimden geçirdim.
"Yeşim" dedi birden.Haa hatırladım Yeşim ha bir dakika ne
"NE" dedim ona bakarak.
"Adım diyorum Yeşim." dedi.Cidden düşüncelerimimi okuyordu.Çok garip bir kızdı......Hemde fazlasıyla
" Garip olduğumu düşünüyorsun." dedi sorarca.
" Belki evet belki hayır" dedim
" Sonuç olarak beni düşünüyordun." dedi.tek kaşını kaldırarak.O an farkına vardım. Ama sesimi çıkarmadım.Ama sesimi çıkartmamak en iyisi olurdu.
" Neden az konuşuyorsun."dedi.Konuları okadar hızlı değiştiriyorki hızına yetişmek gercekten cok zor.
" Tercih" dedim kısaca.
" Nereye gidiyoruz." Yine farklı bir konu Sesimi çıkarmadım az kalmıştı zaten gelmemize.
" Bu halin sinir bozucu." dediği sırada gelmistik.Arabayı parkedip indim.Oda inip kapının önüne gelince
" Neden buraya geldik." diyerek yineledi sorusunu.
" Temizlik için,yardımcı kaçtı." Saskınlıkla bakışları hava kalktı. Sonra yanıma geldi.
"Kim bilir ne yaptın " mırıldanarak içeri girdi.
"Malzemeler şuradakiler"diyerek adımlarımı yukarı yolladım.
"Hey sen ne yapacaksın."dedi bu kez.
"Kitap okuyacağım"
"Hadi ya! Yanına kahve ister misin paşam?!" Derken yüzü görülmeye değerdi. Yukarı çikarken ona döndüm
"Şekersiz olsun"dedim. Ayağını yere vurup homurdandı. Ama onu sinir etmek hoşuma gidiyordu. Yukarı çıkıp kitabımı elime aldım. Bir süre okuduktan sonra gelen bir sesle kitaptan hızla gözlerimi ayırıp hemen aşağı kata indim. Merdivenlerin başına oturmuş bacaklarını kendine çekmiş iki eliyle başını tutuyordu. Basını tüm gücüyle sıkmış bir ileri bir geri sallanıyordu. Ve ağzından iniltiler çıkıyordu. Yanına gidip
"İşlerden kaçmak için yapıyorsun"deddim. Ama o beni duymuyordu bile. Çok hızlı nefes alıp veriyordu. Dizlerimin üzerine eğilip kollarını tuttum. Bu sallanmasını durdurmamıştı. Ama gözleri kapalı ve elleri başındaydı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Son Nefeste Sen
RomanceAlacağım her nefeste olabilir miydi? Ya da ben onun varlığında nefes almaya devam edebilir miydim? Aşk herşeydir derler peki aldığım nefes olabilir miydi? *** Bir karar vermiştim ya da üç aylık hayat felsefesi demek daha doğru olurdu. 1-Korkma 2-Çe...