"Dersleri ekmek istediğine emin misin?"
In Ha başını salladı ve sınıfına doğru ilerleri.
"Pek bir şey kaçıracağımı düşünmüyorum. Karnım ağrıyor deyip çıkarsam sorun olmaz."
Jongin,başını anladım dercesine salladı ve In Ha'nın yanında sessizliğini koruyarak yürümeye devam etti.
In Ha sınıfının önüne gelince durdu,Jongin de onunla birlikte durdu.
"Sen en iyisi burda bekle,ben çantamı alıp gelirim."dedi In Ha.
Jongin yine başını sallayarak cevap verdi. Telefondaki gibi çekinmeden konuşamıyordu. Yakalanmanın ve ifşa olmanın utancıyla sessiz kalıyordu.
In Ha da,Jongin'e zaman verme amacıyla onu kapının önünde tek başına bırakarak sınıfına girdi. Her lise hayatındaki kızın yaşadığı gibi meraklı gözler In Ha'nın üstüne doğrultuldu. Jongin'in çekiciliğine kapılan bazı kıskanç bakışlar In Ha'yı süzüyor ve yargılıyorlardı.
"Yah In Ha,erkek arkadaşın mı?" Sınıfın ucundan kendini bilmiş bir kız seslendi.
In Ha çantasını ve montunu almış bir şekilde doğrulup arkasını döndü.
"O senin erkek arkadaş tabirini nasıl algıladığına göre değişir." diyerek sınıftan ayrıldı In Ha. İnsanların sürekli işine karışmasından,istediği gibi yargı dağıtabileceğini düşünmesinden nefret ederdi.
Jongin olanları duymasına rağmen bir şey demeden sınıftan ayrılan In Ha'nın peşinden gitti.
"In Ha bekle."
In Ha olduğu yerde durup Jongin'e döndü. Kaşlarını kaldırıp sevimli bakışlarından bir tanesini attı. Bu In Ha'nın bir sorun mu var diyişinin sessiz haliydi.
"Şey bende çantamı alsam iyi olur."
In Ha aniden ne kadar düşüncesiz olduğunun farkına vardı. Kendi çantasını alıp çıkıyordu resmen! Çocuğu hiç düşünmemişti bile.
Eliyle alnına bir şaplak indirdi ve saçını geriye attı.
"Üzgünüm,dalmışım."
Jongin gülüp cevap verdi.
"Burda bekleyebilirsin bir daha gelmene gerek yok.Ben alıp gelirim."
In Ha kafasını sallayıp duvara yaslanarak koridorun sonuna doğrı giden çocuğun arkasından baktı.
Jongin ise nasıl bu kadar sakin kalabildiğini düşünüyordu.Kendi içerinde tartışmaya düşmüştü resmen.
In Ha her şeyin nasıl geliştiğini öğrenmek için Jongin'e bir kafeye gidip konuşma teklifi yapmıştı ve Jongin ise bunu kabul etmişti ama nasıl lafa gireceğini bilmiyordu.
Kız ya ona sapık derse ve korkarsa?
Aslında her şey Jongin'in In Ha'yı okuldaki gösterinin birisinde şarkı söylerken görmesiyle başlamıştı. Okullar arası festivallerden birisiydi ve onların okullarını temsil eden kişi In Ha ve bir grup kızdı. Jongin onu gördüğünde etkilenmişti, bir takipçi gibi onu sosyal medyada araştırmış Instagram,Twitter gibi sosyal ağlarını bulmuştu. Bir gün kendi evine gidiyorken In Ha'yı önünde görmüş ve istemsizce takip etmişti. Aslında kız,çocuğun birkaç sokak üstünde oturuyormuş. Jongin bunu öğrenince daha mutlu olmuştu ve okul sonrası kızın evine güvenli bir şekilde döndüğünden emin olmak için takip etmeye devam etmişti.
Dışardan bakınca tam bir sapık gibi görünüyordu. Aslında bu hareketlerinden In Ha hoşlanmazsa çocuğu polise şikayet etmeye hakkı vardı. Çocuğun en çok korktuğu şey onu istememesiydi. Çünkü sapık gibi davranmak yerine gidip kızla konuşmalıydı. Yaptığının yanlış olduğunun farkındaydı. Ama In Ha onu kendine çekmişti resmen.
Çantasını alıp In Ha'nın yanına dönen Jongin endişesini yüzünden saklayamamıştı. Bunu fark eden kız endişesinin nedenini tam anlayamasa da çocuğa bir şey sormadan okulun dışına doğru yürmeye başlamıştı.
İkili yan yana ilerlemeye devam ediyor ve akıllarından birsürü düşünce geçiyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
flower,kai
Teen Fiction"Saçlarının lavantalar kadar güzel koktuğunu bilmem için yanında olmama gerek yok."