Bu bölüm wattpad ruh ikizim ve biricik okuyucularımdan @Rebelderebelde'ye gelsin :) :)
Güvensizlik ve Yalnızlık Korkusu.
Güven o yüce duygu herkesin hayatının birçok dönemin de ihtiyaç duyduğu en temel his. Bu aralar benim hissedemediğim yada bana hissettirilemeyen his.
Yalnızlık, alışıldığı zaman vazgeçilmezliğe birinci sıradan oynayan, alışmayan için uyuşturucu krizine girmişcesine sarsan his. Ben bağımlısıyım bu hissin :)
Bu iki kuvvetli hissin birleşiminden oluşan kocaman bir hayat. Çoğumuzun hayalidir belki evlilik filan fişman ben kedili bir teyze olacağımı düşünüyorum. Çünkü insanları tanıdıktan sonra oturup bana söyledikleri yalanların listelerini yaparken buluyorum kendimi.
Yalan söylemeyen insan maalesef ki yok. İşin içler acısı kısmı ise şu kendi söylediği yalanlara inanan insanlar, onlar daha komik oluyor.
Uzun zamandır düşündüğüm tek birşey var ise bu güvensizliğin beni gün gelip yalnız bırakacağdır. Yalnızlıktan aslın da çok korktuğum söylenemez ama dışarıya çıktığım da el ele gezen çiftleri görünce, hepsini öldürme hissi oluşmasına engel olmuyor yalnızlık hissine alışmışlığım.
Sevgilim yokken bu tür özellikle çoğalıyor gibi hissediyorum. Facebook anasayfamı bir açıyorum o da ne öyle!! en aşşağı altı kişi ilişkisi var yapmış. Yalnızız ya anasını satayım sokun gözümüze sokun!!
Gelelim şimdi bu korkuyla baş etme yollarına hepsini aşşağı da açıklayacağım.
Bu korkuyla baş etmek için yapabilceğin şey şu... 'yok öyle birşey lan korkun anam korkun'
Geçen gün arkadaşlarla dışarı çıkıcam, bir erkek arkadaş kız arkadaşlarından birini çağır bari sap kalmayayım diye bir cümle kurdu bana. Tamam arkadaşım öküz kabul ediyorum ama o gün bir gerçek yüzüme çarpı verdi. Dışarı çağırabilceğim bir kız arkadaşım yok çünkü ;
' Arkadaşlarımın yarısı evlenmiş'
Hatta bazı arkadaşların çocukları bile olmuş öyle mutlu mesut yuvarlanıp gidiyorlar. Bir de kendime bakıyorum. Elim de çocuğum gibi gördüğüm yazılarım laptopum bolca kahvem, üniversite diplomam ve işsizlik duruyor.
Tamam ben, her insan birşey üretmeli derken büyüklerimiz bu üremeyi yada üretmeyi bir çocuk olarak algılamadım. Biraz daha yazayım biraz daha okuyayım bu kafada oldum hep. Aslın da kafamı biraz yazılarımdan kaldırsam dışarıya çıkcam birileri çıkar karşıma ama sonunu ne olacağını bilmediğim insanlara feda edemeyeceğim bir çok işim var.
Neyse konuyu çok dağıttım, aslın da bu bahsettiğim histen kurtulmanın tek yolu şu 'beklememek, bir aşk beklentisi içerin de olmamak'.
Zira aşk öyle çokta planlı programlı birşey değil. En sevdiği şey ise Lönk diye hayatımıza bodozlama girmek.
Yapabilceğimiz en iyi şey beklemek, her zamanımızı iyileştirmek. Her zamanımızı derken çok saçma güzükse de cümlem ben hala 'yanlış zaman doğru insan, doğru zaman yanlış insan' klişesine inananlardanım.
En iyi yapabilceğimiz şey başkasının yıktığını ötekine tamir ettirmemek. Sonuçta zeminini bir başkasıyla attığınız bir inşaatta başka bir insanla sağlıklı kat çıkılmaz :)
Doğru zamanları ve doğru insanaları bir arada yakalayabiliriz mesela. Bu nasıl mı olacak ?
Öncelikle hiç bir zaman negatifliği kabul etmeyeceğiz evrene pozitif mesaj göndereceğiz. Evrene ne gönderirsen evren sana onu geri gönderir!
Hani derler ya beddua etme döner dolaşır seni bulur diye! Dualar da aslın da evrene seslenme şeklidir ve negatif bizim kötülüğümüzü isteyen dua yoktur. Bu evrene mesaj gönderme olayı da tıp kı böyledir.
Dua etmek için illa özel bir dile ihtiyacımız yok. Zira Tanrı tek dil anlayabiliyor diye birşey yok. Her dilden seslenebiliriz. Önemli olan ne kadar içten ne kadar samimi olduğumuzdur..
Daha sonra kalbimizin kırılmasına müsade etmememiz gerekiyor bunu nasılmı başaracağız. Her tanıştığımız erkeğe sevgili gözüyle bakmayarak tabi ki!
Kadınların yaptığı en büyük hatadır. Bende bir çok kez bu hataya düştüm bu bizim direk sonuç odaklı olmamız ve detaycılığımızdan kaynaklı. Aslında çok yanlış ama bunu yaş kemale erince anlıyor insan :)
Olmadığını gördüğümüz ilişkileri dostça bitirmekte çok önemli tabi bu yol da. Zira yeni tanıştığınız bir erkeğe önceki sevgiliniz ile ilgili hiç hoş olmıcak ayrılma anınızı anlatmanız da yalnız kalma sebeplerimizden oluyor.
Aslın da biz haklılığımızı başka bir erkekten duymak istiyoruz ama onların anladığı şey bu olmuyor. Evet bizi teselli edip haklılığımızı bize söyleyip bizi yüceltiyorlar fakat başka bir konuşma için yazdığımız da ya cevap alamıyoruz ya da geç yazıyorlar muabbetin tadı tuzu kaçıyor.
Bu neden oluyor biliyormusunuz, Bizim özelimiz olan birşeyi başka bir erkekle paylaştığımız için oluyor. Daha önce de dedim ya gizemli olun diye.
'Neden ayrıldınız ? ' sorusununa 'anlaşamadık ayrıldık' gibi kısa bir söz kullansak detayları o merak etse ısrar eden o olsa sonuç bu böyle olmaz ama biz ne yapıyoruz. Adam bir soru soruyor seceremizi döküyoruz ortaya.
Yaklaşık yirmi dakika sonra konuşma şu hale dönüşüyor:
''inanabiliyormusun beni kuzenimle aldattı ne kadar şerefsizmiş oysa ben kafamı kaldırıp başkasına bile bakmamıştım berk'
'hmmm, anlıyorum canım bitti artık üzülme'
' Yok yok üzülmüyorum sadece bu yaptığı çok koydu'
'hmm anladım canım ben çıkıyorum konuşuruz sonra'
Sonuç ne mi oldu ? bir daha konuşmadılar
Çünkü adama aciz gözüktü kendini güçlü göstermeye çalışırken yerin dibine soktu. Napsın şimdi Berk onu ? Belki çocuk aldatmadı bile paranoya yapıyor manyak yada ilgi görmek için uyduruyor ne bilsin. Şimdi bu kızla çıkıp ayrılsa onu da böyle bir başka erkeğe anlatıcaktı.
Başka kızmı yok diyip çekildi kendi köşesine. İşte bunlar hep Sex :)
Sonuç olarak yalnızlıktan korkmayın saçma sapan bir ilişki içerisin de varolan duygularınızı sömürteceğinize yalnız kalın.
Kitap okuyun, yazı yazın bol bol müzik dinleyin. Şunu unutmayın bir gün sizi anlayacak bir erkek mutlaka karşınıza çıkacak o zamanı bekleyin. Eğer neden çıkmıyor diyorsanız demek ki daha zamanı gelmemiştir.
Evlenip boşanan insanlara ayrılan insanlara filan bakın canım ohh iyi ki de yalnızım dersiniz. Yine unutmadan söyliyeyim bunu her yazımda yeri geldikçe söyleceğim her zaman başınız dik alnınız dik durun kimseye kendizi ezdirmeyin! Acı çekmeniz gerekiyorsa paşalar gibi acınızı çekin....
Ölüm hariç hiç bir acı sonsuz değil, Ölüm hep için de bir yanan bir mum gibi kalır. Çünkü giden seni de hayatı da herşeyi yarım bırakmıştır. Herşey yalnız ve yarımdır.
Allah daha beterinden korusun yalnızlığınızı sevin ondan korkmayın. Yalnızlık saltanatınızı kıçı kırık soytarılara oynatmayın!
Selamlar olsun kendinin efendilerine, Küçük dağlarınıza iyi bakın :)
Hepinizi yine kocamaaaan öpüyorum :)
