32 | final

4.1K 238 72
                                        


Jungkook zili bulabilmek için ne kadar uğraştığını bilemezken Yerim onun geldiğini anlayıp direkt kapıya koşmuştu.

Ona her ne kadar kızgın ve kırgın olsa da vazgeçemiyordu işte. Baştan korktuğu şey çoktan başına gelmişti.

Jungkook yarı açık yarı kapalı gözlerle içeri girdi. Yerim'e bir şey söylemeden üzerindeki ceketi çıkartmaya çalışıyordu.

"Jungkook?" Diye seslendi Yerim, kendinde olup olmadığını anlamak istercesine.

"Çıkar şu aptal şeyi!"

Birkaç dakikadır uğraştığı ceketini Yerim'e bırakınca genç kız kolaylıkla onu Jungkook'un üzerinden almıştı.

Genç adam rahatladığını hissettiğinde karşısında duran Yerim'e bakmaya başladı. Şu an gözüne normalde gözüktüğünden daha güzel gözükmesi normal miydi?

Ama doğruydu, onu lanet olası sürtüğün tekiyle aldatmıştı. Ve şimdi deli gibi pişmandı.

"Özür dilerim." Dedi saçlarını karıştırarak. Artık Yerim'in yüzüne bakacak cesareti bile kalmamıştı.

Genç kız başını gelişi güzel salladı ve salona geçti. Jungkook'ta hemen arkasından ilerlemişti ancak zar zor yürüyordu.

"Neden özür dilediğini bilmiyorum." Dedi Yerim koltuğa yerleşerek.

Genç adam bunun büyük bir blöften ibaret olduğunu çok iyi anlamıştı. Yanına oturmak istiyordu ancak tepkisi onu korkutuyordu. Bu yüzden hemen karşısındaki koltuğa yerleşmişti yavaşça.

"Biliyorsun..."

Yerim yeniden başını salladı. "Senden nefret ediyorum."

Gözleri hafiften dolan genç kızın sesi titriyordu artık. Jungkook'un bir şey söylemesine gerek yoktu çünkü her şeyi zaten biliyordu.

Jungkook ellerini yüzüne götürdü ve yaptığının bir bedeli olacağını düşünmeden edemedi. Ona göre küçük ufacık bir hata her şeyine mal olabilirdi, Yerim gibi.

"Zevkli miydi?" Artık gözlerinde tutamadığı yaşlar yanaklarından süzülmeye başlarken sormuştu Yerim.

"Tanrım..." Jungkook sinirle saçlarını karıştırdı. "Bu iğrenç ve aptal bir hataydı Yeri, neden yapıyorsun bunu!"

"Ben mi yapıyorum?!" Diyerek ayağa kalktı genç kız. Deli gibi ağlamamak için kendisini zor tutuyordu.

Jungkook ağrıyan başına ve sarhoş haline aldırmadan ayağa kalktı ve Yerim'in yanına ilerledi. Artık ne olacaksa olacaktı ama onu kaybetmek istemiyordu.

Genç kızın ıslak yanaklarını avuçları arasına aldı ve onu kendisine çekti. "Benden istediğin kadar nefret et. Çünkü inan ben de kendimden iğreniyorum. Ama konuşalım, lütfen."

Yerim başını sallamaya devam etti bir süre. Diyecek bir şey bulamıyordu çünkü fazlasıyla kırgındı, fazlasıyla.

Jungkook, genç kızın dudaklarını örttü yavaşça. Hiçbir şey onunki gibi hissettirmiyordu.

Yerim ise ne onu ittirdi ne bağırdı ne de karşı çıktı. Ancak karşılık verecek kadar da güçlü değildi ne yazık ki.

Uzun bir süre konuşmayacakları kesindi ama Yerim, Jungkook'u kesinlikle affedeceğini biliyordu. Ve affedecekti de...




SON

a diary ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin