Bir adım attım ona doğru.
Ve bir adım daha.
Fakat sonra durdum.
"Saat dört," diye fısıldadım kendi kendime. "Ve sen hâlâ ağlıyorsun yalnız kuş."
ancillulaa [2018] ✓
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
∞
"Bir, iki, üç, dört.." Dans odasında tek yankılanan ses, benim fısıltıdan farksız anlamsızca tekrar tekrar baştan saydığım sayılardı. Bunu neden yaptığımı bilmiyordum. Sanarım yoğun düşüncelerimin beni ele geçirip, idam etmemesi için yapıyordum. "Bir, iki, üç, dört.."
Koca odanın kapısını kapatmıştım ve içeride benden başka kimse olmamasını umuyordum. Çünkü geldiğimde ışığı yakma gereği duymadım ve küçük pencereden içeri yansıyan sokak lambasının loş ışığından yararlanarak odanın en köşesine doğru ilerleyip, soğuk zemine yorgun bedenimi yatırmıştım.
Düşünmeye ihtiyacım vardı. Fakat ondan önce tatmin edici bir uykuya muhtaçtım. Çünkü birkaç gündür doğru dürüst uyuyamıyordum ve artık gözlerim ağrımaya başlamıştı.
"Bir, iki, üç, dört.." diye kısık sesim tekrardan karanlık odanın içinde yankılandı. Bu çok tuhaf ama dans bile etmek istemiyordum artık. Yıl sonu gösterisinden de çekilmiştim. Jennie bunu duyduğunda önce fırtınayı koparmış daha sonra yüzümdeki bitkin ifadeni görmüş olacak ki dırdır etmekten vazgeçerek beni dinlenmem için yalnız bırakmıştı.
Hislerimi saklayamıyordum. Öyle yoğun bir hal almışlardı ki artık, yüzümdeki maskeler onları kamufle etmeye yetmiyordu.
Maskelerim çatlamıştı.
"Bir, iki, üç, dört.." diyerek tekrardan mırıldanmaya başladığımda başka bir ses beklemediğim bir anda beni tamamlamıştı. "Beş, altı, yedi, sekiz, dokuz."
Uzandığım yerden yadırgayarak ayağa kalkıp, gözlerimin alıştığı karanlığa bakışlarımı değdirdim; hiç kimse yoktu. Kafayı yiyordum sonunda. Aferin bana.
"Deliriyorum sanarım." Kendi kendime mırıldanarak dans odasından çıkıp ciğerlerime temiz hava doldurmak adına birkaç adım attım. Fakat burnumun kaosla kavrulan kokuya dalış yapması ve tabiri caizse girmesi yüzünden acıyla inleyerek olduğum yerde kök saldım. Burnumun kayışını yavaşça ovalamaya başladığımda karşımda duran karanlık silüeti incelemeye koyulmuştum.