Bir adım attım ona doğru.
Ve bir adım daha.
Fakat sonra durdum.
"Saat dört," diye fısıldadım kendi kendime. "Ve sen hâlâ ağlıyorsun yalnız kuş."
ancillulaa [2018] ✓
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
∞
Okul neredeyse boşaldı boşalacaktı. Bugün cumaydı ve herkes ailesini görmeye gidecekti. Her hafta sonu olduğu gibi. Ben ise yurda gidip, oda spreyi kokan odamda ayaklarımı uzatıp leş gibi yatmak istiyordum.
Sırt çantamın içinden anahtarlığımı çıkartmak için kökenli bir savaş verdikten sonra sabıkama yılın savaşçısı damgasını vurdurmuş, peluş ayıcığın ucuna bağlı anahtarımı çantamdan çıkartmıştım. Derin bir nefes alıp W isimli okulun arka bahçesinde bakışlarımı gezdirdim.
Bugün yanımdan geçen herkesin garip bakışları altında ezilip kalmıştım resmen. Sanki adam öldürmüştüm. Bana öyle bakıyorlardı ki, kendimi dünyanın en büyük suçunu işlemişim gibi hissetmeden edememiştim.
Hele kızlar tuvaleti..
Susuyorum.
Tehdit edenden, arkamdan konuşana kadar her insan tipiyle karşılaşmıştım bugün.
Okuldan çıkmak için ilerlediğim kaldırımda kedi miyavlaması duyarak aniden duraksamıştım. Bakışlarımı sesin sahibini aramak için etrafta gezdirmeye başladığımda az ilerideki ağacın altında Taehyung'u görmeyi beklemiyordum.
Fakat bu sefer oturup çizim yapmak yerine, ağaçta kalmış kediyi indirmek için kollarını açıp onun gibi miyavlıyordu. Bu hali biraz tatlı, fazlasıyla komikti gerçi.
Onu anlamadan dinlemeden yargılayıp, ağzıma gelene sıraladığım için biraz pişman olsamda, utancımdan onun yanına gitmeyip uzaktan izlemeye başladım. Hep yaptığım gibi.
Ağacın tepesinde kalmış turuncu kediyi indirmek için elinden gelen herşeyi yapıyordu ama indiremiyordu. Ben olsam ağaca tırmanıp kediyi kucağıma alır öyle indirirdim. Ama burkulmuş bir bacakla bunu yapmak ne mümkündü?