Aradan bir ay geçmişti min yoongi ile konuşmayalı ben ise kendimi eve hapsetmiştim. Tam bir aydır hiç çıkmamıştım evden katty benim bu durumu görerek bir psikiyatri randevusu ayarlamıştı ama ben gitmemekte ısrar edince vazgeçmişti,
Evet belki iyi değildim. Ama benim çarem psikiyatri de değildi. Evde Izlediğim otuz ikinci filmde bitmişti. Katty kapıyı hızlıca açarak içeri girdi.Damla yeter artık harap ettin kendini kalk bir dışarıya çık iki insan yüzü gör.
Bu fikir bana da mantıklı gelmişti evde film izlemekten bıkmıştım ve kafamı dağıtırım diye düşünerek kabul ettim odama yöneldim üstüme beyaz bir tişört siyah bir pantolon alarak çıktım.
Seul'da bir parka gelmiştik her yer yemyeşildi çok fazla ağaç vardı bu beni mutlu etti müthiş bir koku vardı temiz hava kokusu... Diye düşünürken yanıma küçük bir köpek yanaştı ve havlama'ya başladı evcil olduğunu anladığım köpeği kucağıma alarak okşamaya başladım gözlerimle sahibini aradım ama bulamadım birazdan gelir düşüncesiyle pek umursamadım. Köpeği katty doğru iterek onunda sevmesini sağladım beyaz tüylü küçük bir köpek aynı zamanda oldukça tatlıydı.
Yanıma orta boylarda saçları kısa şirin bir kız geldi.Ahh pati nerelerdesin sen?
Köpek yüksek sesle havlamaya başladı köpeğin sahibi olduğu anlaşıldı bana onu parkta kaybettiğini bunun için çok üzüldüğünü söyledi, sonrada köpeği alarak gitti.
Günlerden cumaydı eve dönüyorduk. Aklıma türkiye'de olan babam geldi. Onu göremeye gitmeliydim. Bu akşam bilet alırsam yarın yola çıkarım diye düşündüm.
Katty bu akşam bilet alıp türkiye'ye babamı ziyarete gideceğim sende gelmek ister misin?
Benim pasaport'um yok malesef.
Hmm peki anladım. Anlaşılan tek başıma yolculuk yapacaktım. Katty ile internet üzerinden Kore 'den türkiye'ye bilet aldık. Min yoongi'yi görmeden gitmek bana biraz kötü hissettiriyordu. Ama istesem de göremezdim, yarın sabah saat 08.00'da uçağım vardı yorgun olduğumdan yarın da yorucu bir gün olduğunu düşünerek eve gittikten yarım saat sonra odama çekildim. Bavulunu hazırladıktan sonra telefonumdan min yoongi ile çektiğimiz fotoğrafa baktım ah nasılda özlemiştim uzun zaman olmuştu onu görmeyeli mesaj atmaya karar verdim.
Bana neden cevap vermiyorsun seni özledim.
Bir kaç dakika bekledikten sonra tabi ki cevap gelmemişti telefonumun ekranını kilitledikten sonra masanın üstüne bıraktım. Neden bu kadar acımasızdı, ne yapmıştım ona onu sevmekten başka onu ne kadar çok sevdiğimi neden görmüyordu? Onu görmeden ayrılmak istemiyordum ama yoktu işte. Uykum bastırmaya başlayınca düşüncelerimden kurtulup uyumaya karar vermiştim.
Alarm çok şiddetli derecede çalıyordu. Kafamı kaldırarak saate baktım sabahın beşiydi kalktım elime bildirim sesi gelen telefonumu aldım. Mesaj gelmişti ama min yoongiden değildi hüsranla yerine bıraktım telefonumu ve kahvaltı yapmak için mutfağa yöneldim dolaptan portakal suyu, kaşar peynir çıkartım tost makinesini de çıkardıktan sonra kaşarlı tost yapmıştım sabahın beşinde en iyi tost giderdi. Kahvaltıdan sonra odama ve dolabıma yöneldim dolaptan siyah bir tişört kot bir şort çıkarttım üstünede ince bir mont aldım. Odadan çıkarak katty'in odasına yöneldim'ki kapıyı açmadan kapı açıldı.
Bana haber vermeden gittin diye çok korktum.
Yapar mıyım öyle bir şey?
Uf ya keşke seninle gelebilseydim.
Olsun zaten bir hafta tek kalacağım bu herkes için en iyisi dedim sesim kırık bir şekilde.
Birkaç saat sonra...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Min yoongi ile hayal et ve
Romancehayal etmemenin sınırı yoktur. Ne kadar zorlarsan o kadar mutlu olursun. Hayal etmek binevi yaşamaktır hayal etmeyen can neye yarar ki? Imkansız bir şey hayal ediyorum ve bu hayal beni yaşıyormuşçasına mutlu ediyor. Içinde hayal etmenin sınırı olm...