Nehir kendisine ayrılmış odayı inceledi. Neredeyse kendi odası kadardı. Evde fena sayılmazdı ama paristeki kendi evleri daha büyüktü. İrfan abisi geliri oldukça yüksek biriydi. Büyürken zorluklar , yokluklar çekmemiş aksine prenses gibi büyümüştü. Şimdi düşünüyordu da eğer annesi bu adamın yardım tekliflerine evet demiş olsaydı asla bu günkü statüsüne sahip olamayacaktı. Hayatta herşeyde gerçekten de bir hayır vardı. Nehir on beş gün ya da daha az kalacağı odayı incelemeye devam ederken kapısı tıklatıldı. Ayağa kalkarak kapıyı araladığında karşısında Çağlayı görünce tek kaşını kaldırarak ona baktı.
" Evet ?"
" Ben. Belki yardıma ihtiyacın olur diye düşündüm. Yani yerleşirken "
Nehir her ne kadar bu aileyi hayatına almak istemese de Çağla için aynı duyguları düşünemiyordu. Kızda farklı bir enerji vardı. Kapıyı ardına kadar açarak onu odaya davet etti. Kız odaya sevinçle girince ise kafasını iki yana sallayarak valizinin fermuarını açtı. Kıyafetlerini tek tek çıkarıp yatağın üzerine koyarken Çağla onu izliyordu.
" Fransada yaşadığını duydum "
" Evet "
" Hangi şehirdesin ?"
" Paris "
" Gerçekten mi ? Ben oraya gitmeyi çok istiyorum. Özellikle Eyfel kulesini . Çok görkemliymiş doğru mu ?"
" Sayılır "
Kıyafetlerini teker teker askıya asarken Çağla büyük bir hayranlıkla onu izliyordu ve Nehir bunun farkındaydı.
" Abim geçen sene oradaydı biliyor musun ? Ama beni götürmedi. Tabi o zaman nasıl kızlarla gezecek "
Çağlanın sona doğru kıskançlığa bürünen sesine dayanamayan Nehir gülümseyince Çağla mutlulukla ona baktı. Onun bakışlarını fark eden Nehir ise boğazını temizleyerek işine geri döndü.
" Kaç yaşındasın abla ?"
Kızın ona çok rahat bir şekilde abla demesine hâlâ alışamayan Nehir " 25 " diye cevapladı.
" Bende 17 yaşımdayım. Bu sene lise sona başlıyorum. Beni çok zor bir sene bekliyor. Şimdiden üniversite için çok heyecanlıyım "
Çağla mutlulukla kendi hakkında bir şeyler anlatırken Nehir de her şeyi akışına bırakarak onu dinlemeye devam etti.
&&
Akşam yemeği saati geldiğinde Nehir odasından Çağla ile birlikte çıktı. Üzerini değiştirmişti. Rahat bir kot ve üzerine ince bir badi giymişti. Yola çıkarken sımsıkı bağladığı saçlarını açmış sonra da at kuyruğu yapmıştı. Çağla kendi uzun ve bakımı zor olan kara saçlarını sımsıkı örmüştü. Bir yandanda söylenmesi üzerine Nehir " Bakamıyorsan kestirsene . " dediğinde " Annem izin vermiyor " diye cevap vermişti. Nehir bu cevap karşısında şaşırmış ama tepkisini saklamıştı. Ortada onu ilgilendiren bir konu yoktu.
Bahçeye hazırlanan sofraya yaklaştıklarında Nehirin ilk gözüne çarpan kişi Fatih oldu. O da başını kaldırdığında göz göze gelmişler ve hava alanında kapıda onu ilk gördüğü andaki gibi bir bakışma geçmişti aralarında.
" Hadi oturun kızım "
Bilal Beyin sesi ile Çağla hemen abisinin yanındaki boş yere otururken Nehir de onların karşısında oturan Fatihin yanına oturdu. Baş köşede Bilal Bey vardı. Diğer köşede ise Gülseren hanım. Bilal Bey yine umut dolu gözlerle bakıyordu ona. Cihangir ise boş gözlerle bakmaya devam ediyordu. Gülseren hanım ise bakmaya bile tenezzül etmiyordu.
