tuhaf sorular

0 0 0
                                    

Bu tanıdık ses karşısında ne yapmam gerektiğini gerçekten bilemez haldeydim ben ne demem gerektiğini düşünüyorken min yoongi tekrar konuşmaya başladı.

MYG:sanırım işten sonra alışveriş yapmışsınız taehee hanım yoksa bugün söylediklerim sizi utandırdı mı?

Ah yine o küstah bakışlarını üzerime salmıştı.Gerçekten bu durumdan nefret ediyorum bir insan nasıl bu kadar kendini beğenmiş olabilir.

"Sizinle bir alakası yok yoongi bey"

Diyerek soğuk bir cevap verdim.
Suratına baktığımda biraz bozulmuş olduğunu hissettim.Aman ne saçmalıyorum ben neden benim söylediğim bir sözü umursasın ki.

MYG:Pekala taehee hanım.

O sırada masadan kalktı siparişi vermeye gitti.

Benim yemeğim sonunda gelmişti ben kimci güvecini bir güzel yerken min yoongi'nin aç bakışlarını üzerimde hissettim,bir an durup ona baktım ve yutkundugunu gördüm.

Bir kahkaha patlattım min yoongi kendine gelip yaptığının farkına vardı.Biraz utanmış gibiydi.

Orada çalışan teyzeye seslendim ve bir kaşık daha istedim,kaşık gelince tabağımı ortaya doğru itikledim ve afiyet olsun dedim.

Min yoongi heycanla kaşığı eline aldı ve yemeğe başladı.
Gerçekten şuan tam bir çocuk gibi davranıyordu.
Bir insan yemek yerken bu kadar tatlı olmamalıydı.

MYG:taehee hanım siz yemeyecek misiniz?

  Min yoongi konuşunca farkına vardım sanırım ben o yemek yerken doymuştum.
Cevap verecekken yoongi'nin siparişi geldi bibimbap ve sığır eti sipariş etmişti.
Gerçekten harika görünüyorlardi.

"Tam da şuan yemeye devam etmeyi düşünüyordum"

Dedim ve masamızı gülüşmelerimiz doldurmuştu.

"Yoongi bey gerçekten bir lokma daha yiyecek yerim yok lütfen zorlamayın"

MYG:benim de kalmadı ağzıma kadar doluyum artık.

Dedi ve güldü onun gülüşüne bende eşlik etmiştim.

Ben artık yerimden kalktım;
"Her şey için teşekkür ederim ben artık gideyim yoongi bey"

MYG:beraber gidelim hem banada yürüyüş olur.Fazlasıyla yedik değil mi?

"Sizin için sıkıntı olmasın?
Ben kendim gidebilirim"

MYG:taehee~ya benim için sorun olacak olsa teklif dahi etmezdim değil mi?

Taehee~ya mı? O bana az önce ismimle mi hitap etti.
Peki ama neden beni kendine yakın mı hissetti acaba?
Saçmalama taehee adamla yemeğini bile paylaştın bu ortamda hanım dese garip olurdu zaten.

Yanyana yürümeye başlamıştık.
Yaklaşık 10 dakika boyunca ikimizin de ağzını bıçak açmamıştı.
Aramız da ki bu garip sessizliği bozan o olmuştu.

MYG:Sen tek mi yaşıyorsun?

"Yok hayır şirkette ki arkadaşım june ile yaşıyoruz biz"

MYG:june? Ahh june renklendirme ekibinden tamam hatırladım.
İyi arkadaş olmalısınız?

"Evet iyi anlaşıyoruz"

Kısa ve net cevaplar verdikçe Aramız da ki gariplik daha da artıyordu.
Benimde bir soru sormam gerekiyordu ama ne sormalıydım.

"Siz evli misiniz?"

Ahh Taehee~ya gerçekten aklından ne geçiyorsa her zaman onu söylemek zorunda mısın?
Keşke yer yarılsada yerin dibine girsem.

MYG:ahahah bu neden soruyorsun?
Sanırım benden etkilendin huh?
Hayır evli değilim ve görüştüğüm kimse yok için rahat olsun 😉

Sanırım şuan yoonginin yanında daha da ufalmıştım hatta yok olmuştum.
Ne senden etkilendin mi? Bunuda nerden çıkarıyor bu adam ahh neden beni bırakmasını kabul ettim gerçekten bazen kendime anlam veremiyorum.

"Ah yok yok gerçekten yok öyle bir şey sadece sormak için sormuştum.
Zaten evime de geldik ben artık gideyim bıraktığınız için teşekkürler iyi aksamlar yoongi bey"

Kapıdan girip hızla yukarı çıktım hemen anahtarı cebimden çıkarıp kapıyı açtım içeri girdim kapıyı kapattım.

Az önce ne olmuştu öyle gerçekten bu adam tanıdığım en küstah insan dayanamıyorum ahhhhh lanet olsun rezil oldum.

Bulunduğum durumu içime sindirip kendimi duşun altına attım banyoda gerekli işlemleri tamamladıktan sonra bornozumu giydim ve çıktım o sırada kapı çaldı.
Sanırım june anahtarını unuttu koşarak gittim kapıyı açtım.

"Yoon..yoon..yoongi beyyyy
Sizin burda ne işiniz var"

Yoongi'nin bakışları gözlerimden göğsüme kaymıştı.
Yavaşça kendimi toparladım.

MYG:pa..paa..paa...paketlerini yemek yediğimiz yerde unutmuşsun geri dönerken oradaki teyze verdi bende getireyim demiştim ama çok doğru bir zaman değil sanırım.

Ne diyeceğimi şaşırmıştım adeta olduğum yere çivilenmiş gibiydim.
Yoongi bana paketleri uzattı ama ben girdigim şokla kolumu dahi kaldıramamıştım.
Yoongi bir süre paketleri bana doğru uzattı benden bir reaksiyon göremeyince omzumdan beni sarstı.
O sırada kafamdaki havlu yere düştü ve ıslak saçlarım yoonginin ellerine doğru yavaşça inmişti.
Yoonginin saçlarıma bakarak yutkunduğunu fark ettiğim sırada paketi bir hışımla alarak

"Teşekkür ederim yoongi bey evet şuan çok doğru bir zaman değil yarın ofiste görüşürüz"

Dedim ve kapıyı suratına kapattım.
Acaba ayıp olmus muydu?
Ama gerçekten uygunsuz bir durumdaydım umarım anlayış gösterir.

Artık yatağım,kağıdım ve kalemimle buluşma vakti kendimi en huzurlu hissettiğim anlar bu zamanlardı.

"Hayat bazen bazılarımıza yeni fırsatlar sunar bazılarımıza ise kapıları teker teker kapar.
Acaba bana yeni kapı mı açıyorsun yoksa elimdekileri de mi benden alıyorsun anlayamıyorum,artık bende mutlu olup,yeni pencerelerden daha önce bakılmamış sokaklara bakıp,daha önce kimsenin sulamadığı çiçekleri sulamak istiyorum.
Ben artık mutlu olmak istiyorum?
Bana da yeni kapılarından biri acar mısın hayat?"

Küstah Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin