~18~

190 29 4
                                        

Jackson içinde tarif edemediği o duyguyla okula doğru ilerliyordu. Aklında sadece Mark'ın yanına gelip gelmeyeceği dolanıyordu. Gelmesini istediği kadar da istemiyordu. Kendi kendine söylenmeye başladı.

"Korkak. Korkaksın Jackson. Sevdiğinin yanında olamayacak kadar korkaksın."

Kendini toparladı ve okula girdi. Girdiğinde gözüne çarpan ilk şey bir köşede oturan Mark'tı. Bakışlarını hemen kaçırıp sınıfa girdi. Çantasını fırlatıp kantine indi. Jaebum'un yanına oturup derin bir nefes verdi.

"Günaydın."

"Günaydın."

"Günaydın hyung da ne oldu? Moralsizsin sanki."

"Anlatırım sonra. Ders başlar şimdi zaten."

Jackson o sırada Jaebum'un kahvesini masadan alıp yudumlarken, Jaebum ona ters bir bakış attı.

***

Öğle teneffüsüne kadar Mark'ı neredeyse hiç görmeyen Jackson, kendini daha rahat hissetmişti. Öğle teneffüsü de diğerlerini ikna edip kantine götürdü. Çünkü Mark çoğunlukla bahçede takılırdı. Derin bir nefes verip Jinyoung'a yaslandı.

O sırada Jinyoung, telefonuna gözünü dikmiş kıkırdayan BamBam'e gözünü dikmişti.

"Sen ne gülüyorsun be?"

BamBam kafasını kaldırıp Jinyoung'a baktı.

"Ha. Şey.. Yugyeom gelecekmiş de buraya, gezelim diyor."

Jaebum göz devirerek konuştu.

"Ne Yugyeom'muş. Bir teneffüs de bizimle kal. Yüzünü gören cennetlik."

"Hyung napayım çocuğu red mi edeyim? Hem bırakın da aşkımızı yaşayalım?"

Jinyoung alaycı kötü gülüşünü attı.

"Bu nasıl aşk anlamıyorum yani. Yıllardır flört aşamasındasınız. Seviyorsan git konuş kızım."

"Ah be Jinyoung, laf etme çocuğa. Aşkını yaşama şansı varken bırak yaşasın."

Jinyoung, kendisine yaslanan Jackson'ın alnına fiske attı.

"Senin bu konuda konuşma hakkın yok, mahvettin hayatımı."

BamBam güldü ve bir yöne bakarken kendini düzeltti.

"Jackson hyung, belki sen de aşk yaşayabilirsin ha?"

Jinyoung kafasını kaldırınca Mark ve Yugyeom'u gördü. Anında gözleri büyüdü. Jackson'ı dürttü.

"Jackson, Jackson, Jackson! Yaratık geliyor, al onu burdan."

Jackson sinirle dudaklarını yalarken Jaebum sadece sırıtıyordu. Jackson istifini bozmadan BamBam'e baktı.

"Al işte hep senin o sırık yüzünden. O gelmeseydi, Mark gelmezdi. O sırığın işi bitti."

"Jackson, yaratık geliyor diyorum sana yardım et korkuyorum."

Jinyoung saklanmaya çalışıyordu, Jackson ise Jinyoung'a daha çok ağırlığını yükleyerek sabit kalmasını sağlamaya çalıştı.

"Sadece bizi savun Jinyoung. Arkadaşlarıma bulaşma, ne hallediyorsan benimle hallet gibisinden. Ne olur bu sefer de batırma."

Jinyoung ağlamaklı bir moddayken derin bir nefes alıp verdi.

love is not the appearance - marksonBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin