Ortak balkona oturmuş rüzgar estikçe rahatlıyordun.
Sakinleştiğini ve rahatladığını hissettin. Koşuşturmalı günün tüm stresi üzerinden gitmişti.
Küçük su damlaları cildine değip hafifçe çiselemeye başladı.
Derin bir nefes alarak gözlerini kapattın. Sessizliğin yanını ilk kez çıkarmak istedin.
Odaya yeni giren kişiden habersiz oturma şeklini yeniden ayarladın.
Uyuyamazdı bu yüzden buraya sık sık kitap okumak yada varlığını paylaşmak için gelirdi.
Ama kendisinin rahatsız olduğu gibi seni rahatsız etmeyi başaramadı.
Sen inanılmaz bir bir şeydin. Beynin diğerlerine göre farklı çalışıyordu.
Fazlaca garip şeyler yaptın ve mutluluğu en vahşi yerlerde buldun.
Seni böyle huzurlu ve mutlu görünce seni daha güzel buldu.
New York sokaklarının tüm gürültücüleri (serserileri bir nevi) bile seni anlayamazlardı
Orada ne kadar süre durdu bilmiyordu ama orada durduğu süre boyunca yavaşça sakinleşmeye başladı. Sadece sana bakarak.
Kendi kendine gülümsedi ve yavaşça odadan çıkmak için yürüdü
"Uyuyamadın mı?" Sesin cidden çok az çıkmıştı.
Kıkırdadı ve yanına oturmak için yolunu değiştirdi ve yürümeye devam etti.
"Üzgünüm sevgilim, seni rahatsız etmek istememiştim."
"Rahatsız etmedin hem senin yanında olmayı yalnız kalmaya tercih ederim."
Bu söylediğine gülümsedi. İçinden çok fazla ışık olmadığı için Asgard'a teşekkür etti.
Bir süre oluşan sessizliği bir soruyla bozmaya karar verdi.
"Bunu nasıl yapıyorsun?"
"Ne?"
"Bunu." Elleri ile değişik haraketler yaptı.
"Böyle kaos olan bir dünyada barışa inanmayı."
Gülümsedi, saf ama üzgün bir gülümseme. Çok şey yaşadığını biliyordun ve o sana yaşadıklarının sadece bir kısmını anlatmıştı.
"En küçük şeylerde bile mutlu olmayı başarıyorum çünkü."
"Nasıl?"
Ona eğildin ve elini onun omzuna doladın.
"Gözlerini kapat."
İsteksizce gözlerini kapattı. Çok uzun süre gözlerini kapatırsa eskilei hatırlamaktan korkuyor çünkü daha birkaç dakika önce rüyasında o anı yaşamıştı.
"Sorun yok, ben buradayım. Tam yanındayım." Elini baş parmağınla okşadın.
"Nasıl hissediyorsun?"
"Ben uh ... ben tam emin değilim."
"Daha çok denemelisin, kendine güven. Nasıl hissediyorsun" Usulca fısıldadın bu sırada elini hala okşuyordun.
Senden başka hiçbir şey düşünemedi ve odaklanamadı. "Sen."
"Mmh evet?" Diye sordun.
"Senin -senin dokunuşun."
"Ve bu senin nasıl hissetmeni sağlıyor?"
Derin bir nefes aldı. "Mutlu, sakin başka hiçbir şeyin önemi yokmuş gibi."
Gülümsedin.
"Başka?"
Biraz daha kendini vererek odaklanmaya çalıştı. Şimdiyse küçük yağmur damlacıklarını hissetmeye başladı.
Derin bir nefes aldı ve tüm duyularını kullanmaya çalıştı.
"Yağmur." O fısıldamıştı.
"Şimdi anladım senin için yapması kolay değil ama pratik yaparsan yapacağına eminim. Etrafımızda bir sürü güzellik var sadece onları gözlemlemek için zaman ayırmalısın."
Sana baktı ve solgun dudaklarında bir gülümseme oluştu. Gözyaşları gözlerinden akmaya başladı.
"Çok iyisin." Sana demekten çok kendi kendine fısıldamıştı ama duymuştun ve kıkırdadın.
Yanağını öpmek için ona doğru eğildin. "Öyleyse sende öylesin."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Êgêrie // Marvel Imagine
FanfictionBazı insanlar hayal etmek için Yaşar 💖 Tüm başarılarımız #1 örümcekadam #1 Pietro #1 strange #1 Bucky #1 Clint #1 Peter #1 Bruce #1 Natasha Kapak tasarımı: @kirikcicekpapatya
