AGWLICAM ARTIK.DOKUZUNCU BOLUMU NIYE OKUMUYORSUNUZ :(((
1k oldu? hayal gibi bir şeydi bu ya :')S
Siyah saçları dalgalanmış ve rahat bırakılmıştı; üzerinde dizinin üstünde biten geniş sweati ve siyah pantolonu vardı. Taehyung'un kalbi tekledi. Farkında olmadan gülümsedi, Jeongguk çok güzeldi. Onu ilk gördüğü andan son göreceği ana kadar herkes şahit çok güzeldi.
"Jeonggukkie!" elindeki siyah bavulu ve üzerindeki ciddi, koyu renkli elbiselere tezat şirin hareketleri etraftakilerin kısa bir süreliğine dikkatini çekmişti.
Jeongguk adını seslenen o etkileyici sesin sahibini gözleriyle yakaladığında minik kalbi heyecandan göğsünü dövmeye başladı. Taehyung gerçek, kanlı canlı karşısında durunca çok daha etkileyiciydi. Geceleri fotoğraflarını büyüterek incelediği beden karşısındaydı.
Birbirlerine hızla adımlayıp arkadaşça sarıldılar. Fakat ikisi de hissediyordu, arkadaşça başlayan bu buluşma arkadaşça bitmeyecekti.
·°·°·"Taehyung!"
Esmer oğlan sevinçle kendine sweat gösteren çocuğa döndü. Tavşan dişlerini göstererek gülümsüyor ve elindeki uçuk renkli sweatleri sallıyordu. Birisi pembeydi ve lacivert detayları vardı; diğeri de lacivertti ve pembe detayları vardı. Gülümseyerek elindeki gömleği bıraktı ve Jeongguk'un yanına gitti.
"Hadi deneyelim." diyerek elinden tuttu ve kabinlere doğru sürükledi. Elini tuttuğunda sadece kemiklerini hissetmek içini burksa da belli etmemek için gülmeye devam etti.
Kabinlere geldiklerinde aynı kabine girmek istedi ama Jeongguk büyük bir telaş içinde hayır diyerek kendini başka bir kabine kilitledi. Taehyung anlam verememişi ama Jeongguk onun kendisini bu kadar zayıf görmesini istemediği için hemen kaçmıştı. Normalde olsa bundan asla rahatsızlık duymazdı ama Taehyung görürse üzüleceğini düşündü. Instagrama fotoğraf atmayalı bir hayli zayıflamıştı ve kaburgaları sayılabiliyordu.
Üzerlerini değiştirip aynı anda kabinden çıktıklarında Jeongguk, uçuk pembenin esmer oğlanın tenine çok yakıştığını düşündü. Heyecanla açılan ağzı ve gözleriyle Taehyung'a sevimli bir şölen sundu.
"Woaaa! Çok yakışmış hyung!"
Taehyung sahte bir utançla gülümsedi. "Sana da çok yakışmış tavşanım."
Sweatleri satın alıp alış veriş merkezinden çıktıklarında Taehyung bir şeyler atıştırmayı teklif etti ama Jeongguk canının istemediğni onun yerine Han nehrine gidip güzel bir yürüyüş yapmayı teklif etti. Böylece ikili uzun nehrin kıyısına geldiler.
"Seoul'e ilk geldiğim zamanlar Jimin hyungla hep buraya gelirdik. O zamanlar yaşlı bir amca burda sokak yemekleri yapardı."
"Sonra ne oldu?"
"Bir gün akşam evine giderken araba kazasında öldü. Oğulları varmış Amerika'da. Adamın sadece cenazesine geldiler ve burdaki arabasını da birisine bağışlayıp gittiler. Çok üzülmüştüm."
Kısa ve düşünceli bir sessizlik oluştu.
"O yüzden mi yemek yemeyi azalttın?"
"Ne?" Jeongguk'un adımları durup Taehyung'a döndü. Anlam verememişti dediği şeye, şimdi nerden çıkmıştı bu?
"Jeongguk..." dedi büyük olan sessizce. Birkaç adımda aralarındaki mesafeyi kapattı ve küçüğünün elini tuttu. "Tedavi olmanı istiyorum. Biliyorum senin için çok zor ama sana çok değer veriyorum. Hm?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Don't
RandomJeongguk kendini zayıflatmaya çalışırken Taehyungla tanışır. -texting -instagram -belki düz yazı -muhtemel smut -muhtemel yetişkin içerikli konuşma -taekook