''Kalktır Git.''

68 9 3
                                    

Sa gençler Öncelikle kapağı değiştirdim. Ve yeni kapak içinde İrem'e teşekkür ederim. Bu bölümü yazmamdada yardımcı oldu. Başlıkta yakıyor tabiki. Umarım beğenerek okursunuz. Bu arada sevgili mackenzie değişti arkdşlr. Ya Emilie Nereng yada Alexis Ren olucak. Öptüms. ^_^

Bizimkileri cimdikledim ki kendilerine gelsinler. Hayvan gibi kestik çocukları. Neyse fısır fısır dedikodu yapmaya başladık. Onlarında bizden kalır yanları yoktu. Ha bu arada bana tanıdık gelen o lanet gözler eski sevgilime ait. 3 ay önce ayrıldık ve o aşk acısından tatile çıkmıştı. Yaa ablanız aşk acısı çektirir. Kendine yeni bir arkadaş grubu yapmış. Eee....

"Karabasanlar kara basmazlar." diye bir espiri yaptı o arada Jack. Ben şoka girdim oda migrosa. Saçma espirilerinle insanları öldürme. Sus iç ses. Jack espiri yapmaya başladıysa artık onu kimse susturamaz. En iyisi ben yavaş yavaş kaçıyım. *-*

Telefonumu cebime koyarken bir şey fark etmiştim. Jack'in mal mal espirilerine Sally kahkahalar atıyordu. Ne bu yavşaklık. Hayırdır be gülüw.

Gruba gireli 2 ay olmuş arkadaşlarımı çalıyor. Bu iki malda utanmasalar Sally'i bana tercih edecekler. Beni koruyalım arkdşlr. Beni, beni Mackenzie'i.

İyice gıcık olmuştum. Birden kalktım. Jacob dünyaya dönüp sonunda konuştu. "Nereye küçük hanım?"

"Zengin kalkışı yaparak ki bu fakirlikte ne kadar oluyorsa artık gidiyorum. Bi yerlere." hırkamı üstüme geçirdim ve çantamı elime almak için hafifçe eğildim. O arada Sally'de lafa atladı. "Kalktır git." diyip kıkırdadı. Ee sen iyice götleştin bakışlarımı atıyordum Sally'e. Neyseki kimse gülmeyince mal olmuştu.

Jack ve Jacob'la iyi bir yiyişme faslı geçirdik. Sally'e sadece "grşrz" dedim. Bok yesin o. Tam arkamı dönüyodumki Jack seslendi. "Seni bırakıyım mı ?" diye sordu

Reddettim. Galiba yanlız kalmak istiyordum. Evet, evet istediğim tam da buydu. Yavaş ve cool adımlarla cafe çıkışına doğru yürüyordum. Biri kolumdan tutup beni kendine çevirdi. Tanrım! Hayatım boyunca bu sahneyi hayal etmiştim. Yaşasın artık ölebilirim -,- Bilin bakalın bu cesur kim ? Banny.

Hani şu benim eski olan.

"Ne var?" kendisi onu bunu bana tercih ettiği için ayrıldıkda biz.

"Biraz konuşalım mı?" diyip beni dışarıya sürükledi. Sığıl ya! (Sorduğun için.)

Biraz anlamsız kesiştik. Sonra konuştu.

"Bak ben seni özledim."

"İyimiş." ODUNLUK. (Forever)

Hafiften sinirli bir sesle "Dalga mı geçiyorsun cidden?"
"Bay sert çocuk beni umursamaya mı başlamış?"

Küçük bir kahkaha attı. "Umrumda olmadığını nasıl düşünürsün? Senden sonra dağıldım."

Bedenimi arkamda duran duvara yaslamış dinliyordum onu. Aramızdaki mesafeyi kapattı. Sol eliyle duvardan destek alıyordu. Sağ eliyle ise saçlarını arkaya doğru attı. Dikkatlice onu izliyordum.

"Dağıldım. Ve kendimi toparlıyamıyorum." Ne yani ben mi toplayım? Bu iyidi. Sağol iç ses. "Her yerde bi parçam var. Onları topladım ama sendekilere daha çok ihtiyacım var. Kalbim ve aklıma."

Oha oha oha. Öp onu Mack. Oha azmışın iç ses *-* Sen sus bakıyım iç ses.

Konuşmasıyla irkildim. "Peki sen bana parçalarımı vermeyi düşün. Ama bugünü beraber geçiriceğiz. Sende karşı çıkmayacaksın ki zaten oyun bozan biri değilsindir." Piç smile yaptıktan sonra elimden tutduğu gibi arabaya fırlattı.

Al kırdın, kırdın. Öküz, öküzdür. Haklısın iç ses.

O arabayı çalıştırana kadar size azcık ondam bahsedeyim. O birazcık yakışıklı. Siz ona bakmayın çok yakışıklı. Birazcık karizmatik ve tatlı. Çok karizmatik ve tatlı. Uff tamam iç ses. Doğruları söylicem. Aferin.

O güçlü. Korumacı. Kötü çocuk. Herkes ondan korkar. Ve ben bu özelliklerine bayılıyorum.

Ben böyle hayranlıkla onu anlatırken bayağı dalmışım arkdşlr. Yola çıkmışız, sıgara yakmış ve yarılamıştı. Oo ne kadardır düşünceler içerisindeyim?

Ayy çok daş. "İçme şunu." tabiki gıcıklık yapacağım.

Bana baktı ve gülümsedi. "Herşeyime karışmanı bile özlemişim. Ve ayrıca bu aromalı."

"Aromalı olunca yararlımı oluyor?" deyip bir kahkaha patlattım. Yine çok zekiyim. Elimi tutdu ve öptü. Oha. Ya sen bi sussana slk iç ses.

"Bu kadar tatlı ve romantik olma."

"Tatlı olduğumu düşünmen hoşuma gitti. Sahi Mack tatilimizi hatırlıyormusun? Ben hiç unutmuyorum. Helede t-shirtümü giydiğini hiç. Onu hala saklıyorum. Biliyormusun hala sen kokuyor." diyip elimi tekrar öptü.

Seni yerim. He iç ses gel yavşa amk. "Nereye gidiyoruz?"

"Bilmem."

"Uff hep bi aksiyon hep bi heycan."

"Aksiyonunu yerim."

"Kekimi ye beni yeme!" Çocuğu kendinden soğutmayamı çalışıyon kopekoç. Hıı iç sesim bana küfür etti *-* Kopekoç küfür dıyıl bi kere tmmı.s.s

° • ° • ° • ° • ° • ° • °

Hala yoldayız. Bomboş yolda yarı hızlı yarı yavaş gidiyoruz. Yolun yanında sarı otlar koca koca ağaçlar. Ben kafamı cama koymuş etrafı izleyerek radyoda çalan müziği mırıldanıyorum. Banny ise 5. sıgarasını yarılamakta.

Gözüm bir şeye takıldı.

Aniden uzun yolda dikkatimi bir şey çekti. Yolun ortasında siyah giymiş bir adam vardı ve biz ona doğru süratle ilerliyoduk. Adam ise orda öylece duruyordu. Banny adamı görmüyor olamazdı. Dimi ?

Adamla aramızda sadece milimler kala yeşil bir aleve benzeyen gözler gördüm ve bir çığlık patlatıp Banny'e bağırdım "Dur Banny çarpıcaz! Dur! Banny!!"

Hadi size bir reklam arası daha :D Hemde en heycanlı yerinde. ^_^

"Karanlık  Arkadaşım"Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin