how?

48 9 9
                                        

insanlar her zaman, her yolun sonunda ve ne olursa olsun onları sevdiğini düşündüğü insanın yanında kalırlar. sevgi bazen istemsizdir de, seni çok umursayan ve sana önem veren biri olabilir fakat sen en sonunda, yine ve yine, etrafındayken eğlenip mutlu hissettiğin kişiye gidersin. peki kime de değer vereceğimizi seçemiyorsak? arkadaş olmak da aşık olmak gibi kime karşı olduğunu kontrol edemediğimiz bir şeyse napacağız? kendi mutluluğumuz mu önemli yoksa bizi önemseyen insanı da mutlu etmek mi? sorun burada başlıyor çünkü ben şunu düşünüyorum; eğer siz mutluysanız, mutlaka etrafınızdaki biri sizin için kendi mutluluğundan feragat ediyordur. siz diğer arkadaşınızla takılın diye yanına gelmiyordur, siz rahat rahat hayatınızı yaşayın diye zorluklar için sizin yardımınızı istemiyordur, siz sırf rahatsız olmayın diye içine atıyordur her şeyi. bunları gidip ona sorsanız da söylemez size, bu da sizin rahatınızı bozar. sizin için o kadar uğraşır, kendini size adar ama siz yine de ona normal bir arkadaş gibi davranırsınız ya, en çok da bu yakar canlarını. arkadaş olmak da aşık olmak gibi, belki de doğru arkadaş aslında bizim aşık olduğumuz kişidir? bu kadar verilen emek normal bir arkadaş için fazla mı acaba, yoksa herkes mi böyle yapmalıydı en başından beri? ama böyle yapsaydık hepimiz ikili ikili gruplar halinde yaşardık ve asla diğerleri ile tanışamazdık. bu kıskançlık mı yoksa korumacılık mı bilmiyorum ama aşka çok benzediği belli sayın insanlar. o her mesaj attığınızda size anında cevap veren insanın sizin için zamanını ayırdığını düşünüyor musunuz hiç? siz yalnız kaldığınızda küsken bile yanınıza gelen insan? işi olsa da size zaman ayırabilen insanı düşünmüyor musunuz hiç? hayır, çünkü siz o an yanınızda kim varsa onunla hayal edersiniz geriye kalan hayatınızı. o da gidecek ve siz başından beri muhtaç olduğunuz değerli arkadaşınıza döneceksiniz. ama o kadar, bir o kadar yorgun ve bir o kadar da bitkin olacak ki eskisi kadar umursayamacak sizi, siz de ona sen ne kötü arkadaşsın diyeceksiniz yaşam sevincinin hepsini size harcadığını bilmeden. fakat bütün bunlara rağmen insanlar yine de evrimleşmeyecek, düşünmeyecek ve değer vermeyecekler doğru kişiye. hayatları boyu doğru aşk sandıkları şeyi arayacaklar aşkın temelinin sevgi olduğunu fark etmeden. körlük sonsuza kadar devam edecek bazıları için ve çok yaşlandıklarında o kişiyi hatırlayacaklar. o kişi, onlar olmadan mutlu olacak çünkü o hep en güçlüsüydü. karşılık almadan sevendi, kendisi yalnızken sevdiğinin eğlenmesini izleyendi o. fakat aşırı güç çekilmez bir güçsüzlüğe sürükleyebilir. onun kalbini fark etmeden kaç kere kırdı insanlar? kaçı özür dilerken gerçekten içten özür diledi? hepsi diğer gün yine yüz buldukları insanın yanına gitmedi mi onun yerine? bunlara nasıl dayanılırdı ki, özellikle aşkı ve arkadaşlığı birbiriyle karıştırınca?

it's too cold for you here Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin