Nisan sersemlemiş bir şekilde Mayıs'ın getirdiği kahveyi rahat koltuğunda yudumlarken Mayıs çalmış olan kapıyı açtı. Ekim ellerinde bulunan poşetlerle içeri girdi ve onları Mayıs'a uzattı. Poşetleri alıp mutfağa geçen Mayıs, Nisan'ın bu halsizliğini Ekim'e nasıl açıklayacağını düşünüyordu. O sırada Ekim kendisinin yüzyıl sonra bulununan versiyonundan habersiz Nisan'ın yanına geçti ve Nisan'ı normal halinden biraz daha farklı görünce Ekim şu soruyu sordu:- Bugün her zaman olan halinden daha mı tembelsin ?
Nisan gülerek ve alaycı bir tavırla cevap vermeye yeltenirken birden Ekim cevap vermesine izin vermeden Nisan'nın elini tuttu. O sırada ateşine baktı ve bunu yaparken Nisan'ın gözlerine kitlenerek devam etti:
- Biraz yorgun ve halsiz gözüküyorsun. Senin için endişelenmemi gerektirecek bir durum var mı?
Nisan endişelenmesi gerekmediğini söyleyerek bir şekilde konuyu kapattı ve Mayıs'ın hazırlamış olduğu yemekleri yemeye başladılar. Mayıs konu kapandığı için rahatlamıştı ancak bir sorun daha vardı. Mayıs'ın yapmış olduğu mekanizma Nisan sayesinde işe yaradığı için yolculuk sırasında da tüm yükü o taşıyordu ve bunun yan etkileri vardı. Bu yüzden yüzyıl sonra öğrencisi olan Ekim ile şimdi flörtü olan Ekim'i karıştırması an meselesiydi.
Ekim ile Nisan alışveriş yaparken tanışmış olmaları tesadüf olduğu anlamına gelmiyordu. Onlar eninde sonunda karşılaşıp konuşacaklardı çünkü kaderlerinde bu vardı.Nisan bu işi hızlandırmıştı ve bunun sebebi Ekim'e ilk bakışında ikinci kez bakmayı engelleyememesiydi.
Ekim uzun boylu, siyah ve kesimi hoş saçlara sahip, aynı zamanda sakallarıyla tarzını tamamlayan bir erkekti. Üzerinde o gün siyah bir pantolon, siyah bir bluz ve onun üzerine de bir oduncu gömleği giymişti. Nisan'ın ikinci bakışını fark ettiğinde ise ona ufak bir göz kırpmıştı. ancak o göz kırpılmasıyla birlikte Nisan uykudan uyanmış ve her şeyin bir rüya olduğunu fark etmişti. O günün sabahı aynı şeyleri yaşadığında ise Ekim'in sadece flörtü olmayacağını anlamış bulunuyordu.
Mayıs ile Ekim de Nisan sayesinde tanışmış ve çok güzel bir arkadaşlık kurmuşlardı. Bu arkadaşlık aynı zamanda muhteşem bir samimiyetle temellenmişti ve Mayıs hiç tereddüt etmeden Ekime yönelerek tabağını alarak devam etti:
- Biz bugün erken uyumalıyız. Getirdiğin yemekler de muhteşemdi ancak şimdi gitme vakti. Biz dinlenmeliyiz.
Ekim ise Aral'ı da arayıp güzel bir gece geçirmeyi planlamıştı Nisan'ı görene kadar. Ancak yine de Nisan'ı bırakıp gitmek istemiyordu. Daha önce çok kez Nisan'la kalmıştı. Bu sefer engel neydi? kafasındaki şüphe ile birlikte onlarla vedalaşıp kapıdan çıktı ve kapının kapanmasıyla birlikte içeriden bir ses dışarıya kadar gelmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
AMEN
Bilim KurguYükümü enerjiye dönüştürdüğümde, enerjiye yük olmamam dileği ile.. AMEN