APTALGİLLER ~1~

50 24 144
                                    

Multi:Amine GÜMÜŞ

Günlerim tam hız aynı devam ederkenaslında hiç de güzel gitmiyordu ne zaman düzgün olmuştu ki sahi?

Yine bir sabah ismimin kükrenmesiyle güne gözlerimi açmıştım.Kalabalık bir evde yaşadığımız için bütün işler bana kalıyordu çünkü çok sevgili yengelerim güzellik uykularını almaları gerekiyordu yoksa olmaz ;aman bir de çirkin olurlar mazallah. Bütün çabaları sırf abimlerin kuma getirmemesi için çabaladiklari bir şeydi.

Daha fazla oyalanmadan hemen elimi yüzümü yıkadım ve kıyafetlerimi giydim çünkü biraz daha oyalanirsam yeni kabuk bağlamış yaralarımın yanlarına yenileri eklenirdi ve bunu hiç istemiyordum.

Aşağı inip çabucak kahvaltıyı hazırlamaya başladım,kahvaltıyı hazırlarken bir yandan da kendim yiyordum çünkü "sevgili babacığım" beni kahvaltıda sofrasından görmek istemiyordu normalde de beni görmeye tahammülü yoktu biliyordum ama yemekteyken bile görmeye dayanamıyordu. Sebebi çok açık ve belliydi canım anacığım bana haline iken erkek doğacak demişler tabi "sevgili babacığım" bir sevinmiş bir sevinmiş adaklar mı dağıtmamış,meydanda yemek mi vermemiş her neyse sonra ben doğmuşum haha süpriz. Erkek değil kız çocuğu doğmuş;hemşire nur topu gibi kızınız oldu dediğinde babamın dünyası başına yıkılmış şoka girmiş o sırada hemşire beni babamın kollarının arasına bırakmış ama babam kendine geldiğinde attırıvermiş hemşire son anda yakalamış beni ilk itilip kakılmam o gün olmuş.

O zamandan beri aynı sofrada oturmamız bir elin parmağını geçmez. Sofra hazır olduğunda aptalgiller'3 yengemede taktığım lakap' mutfağa teşrif ettiler.

Ben yine bir şey demeden gitmeyi planlarken tabi bunlar durur mu? HAYIR
Aptalgillerin en büyüğü:
-"kız ne bu havalar günaydın da mı yok aaa!"
Ortanca aptal:
-"bu yakında bize bir bardak su da vermez"
Küçük aptal:
-"nereye kız kuyruk sallamaya mı gidiyon sabah sabah"
"Haddinizi aşmayın"dedim kendimden emin şekilde.
Ortanca aptal :
-"kez kız sesini yoksa ben kesmesini iyi bilirim"
"Emin misin? "Dedim alayla "çünkü en son böyle dediğinde benden okkalı bi tokat yemiştin"diyerek mutfağı terk ettim. Kesin kırmızı gören boğa'ya dönmüşlerdi.

Ben yukarı odama çıkarken abilerim sıralı bir şekilde aşağı iniyorlardı direk kafamı öne eğerek kenara çekildim geçmeleri için artık ne kadar cekilebildiysem. Büyük abim durunca ister istemez korkudan titremeye başladım elimde değildi kendimi durduramıyordum, abim elini yüzüme doğru vuracakmış gibi yaklaştırınca refleks olarak kollarımı kafama sararak korumaya çalıştım zaten hep çalışmıyor muydum? Ama her seferinde o kendim ördüğüm kalkanı yok sayıp ellerinden gelenleri gelmeyenleri yapıyorlardı .

Beklediğim darbe gelmeyince kollarımı biraz aralayarak gözlerimi abimin gözlerine çıkardım ama daha önce hiç karşılaşmadığım yüz ifadesi karşılamıştı o şaşırmış mıydı?elini saçıma getirerek hayatı boyunca yapmadığı bir şey yaparak okşamıştı halbuki saçım onlar için bir işkence yoluydu nolmuştu bir anda yoksa ben iyice delirmiş miydim?

Gözlerime son kez bakarak mutfağa doğru yol aldı ama ben hâlâ arkasından bakıyordum bu benim abim olamazdı ki o değil miydi küçükken sırf oyuncak arabasının tekerini kırdım diye döverken hastanelik eden neredeyse komaya sokan ve ben daha 6 yaşındaydım ne değişti şimdi hâlâ ben bendim ve onun duyguları öfke tarafından kalbinin en derinlerine gönderilmişti ne değişmiş olabilir ki?

Merdivenlerde daha fazla oyalanmayarak babama yakalanmamak adına hızlıca odama çıktım ve elime rastgele bir kitap aldım bu kitapları babamdan gizlice almıştım ya market alışverişi diye çıktığımda ya da eski bir çalışanımız vardı beni çok severdi ona aldırırdım galiba beni babamın elinden kurtarmaya çalışan tek insandı. Bu kitapları görse herhalde beni olduğum yere gömerdi ve bundan zevk alırdı zaten ben liseyi zarzor bitirmiştim sırf okula gidebilmek için yediğim dayaklar karşısında susardım. En büyük hayalimdi üniversiteyi okuyup buralardan gitmek ama engeller yine beni hüsrana uğrattı en büyük engelim babamdı aslında ve onun cahil kalmış beyni neymiş kız çocukları okumazmış evinde durur evi çekip çevirirmiş yaşı gelince de sırf etraftan laf duymamak için hemen evlenirmiş hayatımız bir kukla çünkü herkesin elinde bir ip bizim hayatımızı yön veriyorlardı.

Elime aldığım kitap milenaya mektuplardı kaç kez başa sarıp sarıp okuduğumu hatırlamıyordum en çok içime dokunan söz ise"bir şey daha var:Aramak için
inanmak gerekir,inanmak içinse belki yaşamak için gerekenden daha fazla güç" ne kadarda doğru değil mi 'yaşamak' bize çok uzak diyarlarda olan bir şey. Biz inansakda hayat bize yaşama hakkını vermiyor.

Gözlerim batmaya başladığında artık kitabı bırakmam gerektiğini anladım saate baktığımda 17:00'dı aşağı inip akşam yemeğini hazırlamam lazımdı bu yemek işlerini benim yapmamın sebebi evdeki iki tane çalışanımızın sadece temizlik işinden sorumlu olmasıydı yemekde bana kalıyordu tabi o aptalgiller sırf yalakalık olsun diye arada bir yapıyorlardı ne hayırlı gelinler öyle. Hemen merdivenlerden indim ve rotamı mutfağa çevirdim biraz daha oyalanırsam bu ölüm sebebim olabilirdi değil mi? Keşke öldürse bende rahat ederdim o da rahat ederdi. Anlamı öldüren oydu ki zaten kız çocuğu olduğu için yapmadığını bırakmamıştı, yapabileceği en büyük şeyi yaparak dedem yaşında biri ile evlendirmeye çalışması. Canım ablam dayanamıyor ve bir gece "sevgili babamın " silahını alarak gözümüzün önünde canına kıyıyor daha 1 hafta olmadan 4 gün sonra küçük abimin düğününü yapıyorlar bu kadardı ışte bir kadının değeri buralarda.

Yemeği yaptıktan sonra yine her zaman ki gibi odama çıktım yemeği yaparken biraz atıştırdığım için bugün açıkıcamı düşünmüyordum. Kitaba kaldığım yerden devam etmeye başladım .

Gözlerim daha fazla dayanamayarak gitgide kapanıyordu kitabımı kenara koyarak ayağa kalktım üstüme pijamalarımı giydikten sonra saçlarımı taradım kalçama kadar uzanıyordu ve kesmeye kıyamıyordum çocukluğum yatıyordu orda annemin sevgi dolu ellerini gezdirmişti ben nasıl kıyardım ki saçlarıma aynadan hüzünle saçlarıma baktım annem ne kadar da çok severdi saçlarımı beni ama 9 yaşından sonra o da babama benzemişti bana nefretle bakmaya başlamıştı babamın dayaklarından kurtarmaya çalışan kadın sonradan görmezden gelmeye başlamıştı yine aklıma eski anılar gelmeye hücum ediyordu daha fazla düşünmemeye çalışarak yatağıma doğru gittim ve yorganımı kafama kadar çektim küçüklükten gelme bir huyumdu ya da kendimi korumaya çalışıyordum kendime daha fazla işkence etmeyerek göz kapaklarımın kapanmasına izin verdim şükür bugün dayak yemeden atlattım.

Biliyordum ki bu gecede bir kadın dövülecek, öldürülecek ama kimsenin ya ruhu duymayacaktı ya umursamayacaktı.

Bölüm sonuna gelmiş bulunmaktayız. Ilk kitabım olduğu için yanlışlar olabilir affola ve birazcık kısa olmuş olabilir umarım seversiniz❤
Voteleyip yorum yapıp bana destek olur musunuz? Teşekkürler💛

EFSUNKÂRHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin