Sabır Kırıntıları~2~

41 22 117
                                    

Multiyle bölümün bir alakası yok ama ben sebepszice bölümle bağdaştırdım dinlemek istersiniz belki, yanlışlarım olursa affola.

Başladığınız tarihi ve saati yazar mısınız?

Bu sabah ilk defa kendim kalktım hayret edilecek bir durum acaba niye bu sabah ismimi cırlamadılar garip .

Her neyse diyerek üstümdeki yorganı kenara doğru iktirdim ayaklarım yerle buluştuğunda sanki vücuduma elektirik vermiş gibi titredim soğuğu umursamamaya çalışarak kişisel ihtiyaçlarımı gidermek için banyoya doğru gittim. Banyodan çıktıktan sonra hemen üstüme kalın bir şeyler giydim bugün sebepsiz yere çok üşüyordum nedenini bilsemde bilmek istemezdim. Odamın peteklerini yakmıyorlardı sadece çok ama çok soğuklarda derece eksilere düşünce yakıyolardı galiba ölüpde başlarına kalmamdan korkuyolar. Günlük giydiğim kıyafetlerden daha kalın giysiler bulmak için uğraştım sonunda bir tane çok fazla kalın bir kazağı buldum derhal üstüme geçirdim altımada kalın bir eşofman giydikten sonra kapıyı açarak sadece kafamı çıkardım sağa sola baktığımda ailemden kimseyi görmemiştim ama temizlikçiler koridoru baya kazı çalışması yapar gibi siliyolardı burda bir şeyler dönüyordu ama hadi hayırlısı. Merdivenlerden aşağı inmeye başladığımda yine etrafda biyolojik ailemden birilerini görmedim bu duruma sevinmeye başlamıştım umarım gebermişlerdir. Ana salona girdiğim an beni garip bir atmosfer karşılamıştı ve garip bir şeylerin döndüğünü hissetmeye başlamıştım.

Şöyle bir göz gezdirdiğimde tanımadığım insanların olduğunu gördüm. Babam denen adamsa dikmiş gözlerini git işareti yapıyordu tam arkama dönüp gidecekken dedem yaşındaki insanın beni arsızca süzmesi hiç hoşuma gitmemişti ya da ben yanlış anladım adam öyle bakmıyordu arkamı dönüp salonu terk etmek adına yürümeye başladım kapıyı kapatmak için birazcık arkama döndüğümde adamın hâlâ arsızca süzdüğünü fark ettim şüphelendiğim şey değildir umarım daha fazla üstünde durmayarak mutfağa gittim.

Ciddi bir şekilde açıkmıştım,açlıktan başım dönüyordu biraz daha durursam olduğum yere yığılabilirdim. Mutfağa girdiğimde daha doğrusu daldığımda mutfağı temizleyenler bende korkmuştu hadi ama babamdan değilde benden mi korktunuz onları takmadan buzdolabını açıp içinden kahvaltılıkları çıkardım ve masaya dizdim çalışanlara dönüp "aç olan varsa buyursun gelsin yiyelim " dedim çünkü yorulmuşa benziyorlardı ama hepsi beni reddetmişti çünkü böyle şey olmazmış daha fazla üstelemedim zaten ne kadar ısrar edersem ediyim kabul etmezlerdi teklif var ısrar yok kendileri bilir. Sandalyeye oturup içimdeki canavarı bir güzel doyurdum midemden bahsediyorum canım bir güzel kahvaltımı yapmıştım tam güzel güzel odama gidecektim ki aptalgiller mutfağa girdiler bir siz eksiktiniz zaten. Ayakta onların kapıyı kapatmalarını izledim salaklar ses gitmesinden korkuyolardı yoksa çok sevdikleri kayınpederleri ona laf söylerdi . Beni şöyle inceledikten sonra büyük aptal söze girdi,
"- sen hâlâ hazırlanmadın mı kız?!" Ne diyordu bu salak ya üstümdekiler neydi acaba pijama mı aptal ışte idrakda edemiyor bazı şeyleri ,
" pardon da neye hazırlanmam gerekiyor yoksa sonunda ölüyor musunuz ah allahım sana şükürler olsun " diyerek adım attım ama küçük aptal önümü kesti ,
"-yok canım daha buralardayız ama sen yolcusun" ne bu ne dediğinin farkında mı acaba şaşkın gözlerle ona baktığımı görünce keyifle devam etti sözüne,
"- aa sana söylemediler mi müstakbel kocana hazırlanmam gerektiğini" şaka dimi düşündüğüm şey başıma gelmişti ışte ben ne yapıcağım?

Hışımla küçük aptalın yakasına yapıştım "ne dedin sen tekrar söyle eğer yalansa ellerimle seni mezarına sokarım" zorlaya zorlaya yakasını elimden kurtarmaya çalıştı ama olmadı bende diğer aptalların üstüne atıverdim alay dolu sesinin yerini korkudan titreyen sesi almıştı,
"-nne dediysem o ışte baban seni veriyo başlık parasını bile aldı adamdan" daha fazla onu dinlemeden mutfaktan çıktım ve salona ani bi giriş yaptım ablamın kaderini bana yaşatamazdı her şeyi yaptın ama bunu yapmasaydın be sanki malmışım gibi başlık parası almıştı her şeyi sindirdim ama bunu hayatta kabul edemem ben ben bu kaderi yaşayan kadınlardan olamam izin veremem.

Salona girdiğimde konuşmanın birazını duymuştum dedem yaşındaki kişi,
"-allahın emri peygamberin kavliyle kızın amineyi kendime ister-" tabi devamını getirmemişti ben salona dalınca babamın gözlerine baktığımda ateşler saçıyordu olduğum yere çakılmıştım hareket edemiyordum babamın ağzından çıkan kelimelerden sonra , yanlış duymuş olayım nolur yanlış olsun hayal olsun bütün bunlar ciddi ciddi "verdim gitti" demişti gözlerim babamın gözlerine kitlenmişti ayıramıyordum bir yandan da gözyaşlarım sicim gibi dökülürdu durduramıyordum.

Zarzor kendimi hereket ettirerek babamın önüne geldim"yapma baba nolursun yapma yalvarırım nolur yapma öldür beni ama senden bile büyük biriyle evlendirme lütfen " dizlerim beni daha fazla taşıyamadı ve babamın ayaklarının önüne düştüm artık hıçkırarak ağlıyordum bir yandan da yalvarıyordum" hem ben daha çok küçüğüm bu adamın torunu yaşındayım " bir kere ama bir kere dinle keşke beni ama bütün haykırışlarım boşunaydı biliyordum ama içimde bir umut vardı "sen hem ablamı öldürdün hem beni öldürüyorsun biz bunu haketmedik"babam daha fazla dayanamayarak bağırmaya başladı,
"-düzgün konuş lan bu adam dediğin kişi artık senin kocan olacaktır kendini hazırlasan iyi edersin. Feryat eder gibi bağırdım"hayır evlenmicem bunu yapmana izin vermeyeceğim "dediğim gibi başım yana doğru savruldu yanağımda ki sızı çokça kendini belli ederken babam resmen delirmiş gibi kükrüyordu,
"- sen kimsin lan senden izin alayım zaten senin yüzünden başım önümde yürüyorum bari git bir ise yara" gözü dönmüştü gibiydi saçlarımdan tutunca agzımdan bir çığlık kaçtı beni sürüklemeye başlayınca çırpınmaya çalıştım ama canım çok yanıyordu "bırak bırak beni canım acıyor babaa" ilk defa ona canımın acıdığını söylemiştim ama onun olmayan duygularının yanından bile geçmemişti. Beni sürükleye sürükleye odama çıkarmıştı her karşı koymaya çalıştığı da daha kötü asılıyordu saçıma odamın kapısını açtıktan sonra beni bir un çuvalı gibi ortaya fırlattı yerden kalkmaya çalıştığımda ensemden tutup biraz kaldırdı beni kaldıracak sanarken yüzüme bir tokat daha vurdu hırsını çıkartamayıp yumruk atmaya başladı en yüzüme attığı tokattan sonra dudağımın patladığını hissettim kan yanağımdan süzülerek aktı.

Kafamı sertçe yere bıraktığında bu sefer karnıma karnıma tekme atmaya başladı ses çıkartmaya çalıştığımda daha hızlı ve sert vuruyordu artık kendimi tutamıyordum sarsılarak ağlamaya başladım.

O gün yerde tüm umutlarım tüm hayallerim benimle birlikte can çekişti ben bağıramadım onlar benim için bağırdılar defalarca yapma dediler ama yine kimse duymadı. Her zaman ki gibi beni döverken sayıkladığı şeyleri sayıklıyordu ; başımı öne eğdirdin, ışe yaramaz ve kadın olduğum için bir çok hakaret daha. Yorulduğunda beni orada öylece bırakarak odadan çıktı. Ben yerde dayak yerken bir allahın kuluda gelip yardım etmedi.

Aklıma "babam" ile olan anılar geliyordu ama nedense hep beni dövdüğü anlar vardı hiç beraber piknik yapmadık veya markete gitmedik her şeyi geçtim aynı sofrada yemek bile yemiyoruz ne acı ki dövdüğü zaman dışında bana bir kere bile dokunmadı. Aklıma beni ilk dövdüğü an geldi. Bir gün sokakta erkeklerle oynarken bir sebepten ötürü kavga çıkmıştı ve ben orada ki 2 erkeği tek başıma dövmüştüm ve kendimle ilk gururlandığım bir şeydi nerden bileyim ben cahil toplumun erkekleri kadınlardan üstünde tuttuğu kuralı. Tabi o küçük veletler "erkeklik gururlarına" yediremiyolar ve babalarına şikayet ediyorlar ,onların babalarıda durur mu hayır erkek babası ya artık en büyük gururları bir kızdan dayak yiyor bunlar babalarıyla birlikte bizim kapımıza dayanıyolar beni şikayet ediyorlar "mehmet ağa senin kız bizim oğlanları dövmüş" diye tabi ki babam da orada aşağılanmış olarak hissediyor kapıyı kapattığı gibi beni evire çevire dövüyor "sen kız halinile erkekleri dövüyon bir de benim ismimi lekeliyon " deyip bir postada orada dövüyor annem ayırmaya çalıştığında bir kaç tokat da o yiyor ama nafile iş işten geçmişti.

Benim çocukluğum, masumluğum o gün o avluda ölüyor ve toprak bile atılmıyor.

Bölüm sonuna gelmiş bulunmaktayız. I
umarım seversiniz❤
Voteleyip yorum yapıp bana destek olur musunuz?
Teşekkürler💛

EFSUNKÂRHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin