Multi:Amine'ciğimiz
Iyi okumalar dilerim. Yanlışlarım olduysa affola. Sizi bu kadar çok beklettiğim için özür dilerim.Okuduğunuz tarih ve saat?
Yaptığım plandan sonra gece yarısını geçmesini bekliyordum. İğrelti ile parmağımda ki yüzüğe baktım. Söz'ümüzden sonra direk odama gelmiştim daha fazla aşağıda dursam katliam çıkarı kesin. Aklıma yeni hayatımla ilgili hayaller doluşmaya başlamıştı bile. Ilk defa nefes alabileceğimi düşünüyordum. Kaçtığım yerde açlıktan da ölsem mutlu ölmüş olurdum, bu adamın elinden ölmektense mutlu olduğum yerde ölürdü.
Saat 01:30 olduğunu gördüğümde son kez çantamı kontrol ettim. Dolapları, çekmeceleri, banyoyu her yere dikkatlice baktım unuttuğum bir şey var mı diye ama görünüşe göre yoktu. Bu saatte bu kadar rahat davranmamın sebebi evde çalışanların kendi evlerine gitmiş olmalarıydı. Evde ki herkesin uyuduğundan emindim çünkü kimse bu saate kadar oturmaz ya da gezmezdi. Çantamı sırtıma taktım ve odamda ki pencereyi açtım. Kafamı birazcık aşağı doğru sallandırdığımda aslında çok da yüksek olmadığını gördüm. Mecbur pencereden atlayacaktım evden çıkıp gitsem kesin yakalanırdım. Derin bir nefes alarak bir ayağımı aşağı doğru çıkardım kendimi biraz daha cesaretlendirdikten sonra gözlerimi kapatarak kendimi aşağı attım. Ellerimin üstüne düştüğümde birazcık canım yanmıştı , çalıların üstüne düştüğüm için ses çıkmıştı ama o kadar çok değildi. Nolur nolmaz diye büyük bir ağacın arkasına saklandım burda bulamazlardı çünkü baya karanlıkdı. Gelen giden olmadığını gördüğüm anda yavaşça ağacın arkasından çıktım. Titrek adımlarla bahçenin kapısına doğru gitmeye başladım. Gıcırdamamasını umarak hızlıca açtım ah cidden gıcırdamamıştı. Derhal kendimi dışarı atarak arkamdan kapıyı çekmeden bir kaç adım atarak uzaklaştım bir de kapı ses çıkartırsa faka başardım. Arkama dönüp eve bakmaya tenezzül etmedim. Beni fikrimden vazgeçirecek bir anım yoktu neden bakayım ki acılarımı tekrar tekrar hatırlamak için mi?
Seri adamlarla evden uzaklaşmaya başladım. Ara sokaklardan gitmeyi düşünüyordum çünkü beni tanıyanlar "babacığıma" söyleyebilirlerdi. Bir ıssız sokaktan diğer ıssız sokağa geçiyordum,bu örüntü yarım saat daha sürdü. Sonunda otobüs terminaline gelmiştim o kadar çok yorulmuştum ki sanki saatlerce koşmuştu. Ellerimi dizlerime dayayarak gözlerimi kapattım ve nefes alış-verişimi kontrol etmeye çalıştım olduğu kadar. Daha fazla oyalanmadan otobüslerin arasından bilet satılan yeri bulmaya çalıştım ama yoktu. Allahım sen yardım et, gözüme kestirdiğim teyzeye sormaya karar verdim. "Merhaba teyze ben bir şey soracaktım" kadın dağılmış saçlarıma bakarken gözleri yüzüme inmişti "buyur evladım" diyerek incelemesine devam etmişti."Bilet satılan yer nerde biliyor musun?" teyze gülümseyerek "arkanda şaşkın evladım" Kafamı biraz arkaya çevirerek gerçekten arkamdaydı, "teşekkür ederim teyzecim" tam gidecektim ki teyze kolumu tuttu kendine çevirdi maşallah teyzede pek güçlüydü " çocuğum dudağın kötü görünüyor iyi misin?" Şaşkınca yüzüne baktım aklıma ilk gelen yalanı söyledim"ha? Evet iyiyim kız kardeşimle kıyafet kavgası etmiştikdi bilirsiniz her zaman olur böyle şeyler " durumu toparlamıştım galiba teyzenin yüzüne bakarsak. "Zamane gençleri sizi" tebessümle karışık bir yakarıştı bu teyzeyi yaşlı bir amca çağırınca arkasına baktıktan sonra bana döndü "benim gitmem gerek kızım hadi allaha emanet" zor da olsa bende ağzımı açtım "sende teyzecim" birden bire gözlerim dolmuştu. Bu iki kelimeye bile hasret kaldığımı bütün hücrelerimde hissettim. Daha fazla duygusala bağlamadan teyzenin gösterdiği biletlerin satıldığı yere doğru gittim. "Merhaba Antalya'ya şimdi bilet var mı?" Kadın burnuna düşen gözlükleri düzelttikden sonra konuştu"bir saat sonraya var efendim,koltuk neresi olsun"
"Cam kenarı" işlemleri hallettikten sonra tuvalete gittim yüzüme su çarptım kendime gelirim diye ama nafile stresten her yerim uyuşmuştu aklımda ki kötü senaryolardan kurtulamıyordum.Ah! Sakin olamıyordum ya benim kaçtığımı fark ederlerse, bu sefer cidden öldürürlerdi. Zaman yavaşda ilerlerse sonunda saat gelmişti ,çayımın son yudumunu alarak ayağa kalktım ve muavinin bağırmasıyla hangi otobüse bineceğim belli oldu. Daha fazla oyalanmadan hızlıca otobüsün yanına geldim bileti uzattıkdan sonra yerimi gösterdi ve bağırma işine geri döndü. En arka beş'liden bir öndeydi hemen yerime geçip kuruldum. Derin nefes verdim yüreğime su serpilmişti. Galiba bugün hayatımın en ama en şanslı günündeydim çünkü yanındaki koltukda boştu ,sırtımdaki çantamı hemen oraya koydum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
EFSUNKÂR
Teen FictionÖzgürlük;sekiz harf milyonlarca engel değil miydi bizim için? Yıllarca kendini korup kollamaya çalışmış ,özgürlüğü için didinmiş Amine; Istenmemeye alışmış,kendi ateşinde yanan Alp Gelin hep birlikte bakalım ne pahasına olursa olsun o güzel mücadele...