Bu hikaye çok qarip yollara gidiyordu ve sanırım ben kaybolmuştum...
______________________
Sakinleşmem gerekiyordu.Lavaboya girdim ve gözlerimi kapatarak sakinleşmeye çalıştım.Tuvaletde kimse yoktu.Bu yüzden kendimi şanslı hiss etdim.Kimse beni bu halde göremezdi.Yıkık bir haldeydim.Kafam karışmıştı.1 yıl ya.Bu kadar çabuk unutamazdı.Elimi telefonumu almak için ceketimin cebine atdığımda telefon yoktu.Sanırım odada bırakmıştım.Kafamı kaldırıb başımı kaldırdığımda tanıdığım 2 çift mavi göz gözlerimin içine bakıyordu.O gözler?Ve sonrası yok...
_______________________
Uyandığımda büyük bir odadaydım.Büyük bir yatakta uzanmış ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum.Ama yok.Hiçbir şey aklımın ucuna bile gelmiyordu.Odayı biraz inceledim.
Oda çok büyüktü.Garip tablolar vardı.Sanki bir resim dergilerinden çıkmış sanat eviydi.Evet bu biraz komikti.Ağlanacak halime gülüyordum.Sanırım son yaşananlar beynime kan gitmesini önlemeye başlamıştı.Odada minik bir pencere vardı.Ve demirlikler.Sanki zindandaydım.En köşede minik bir dolap vardı.Ve sol tarafda kapı ve yanında çalışma masası.Ayaga kalkmaya çalıştım.Ama iyi hiss etmiyordum.Çok fazla acıkmıştım.Ve ben acıkınca çok kötü oluyordum.Gücümü birkez daha toparlayarak ayağa kalkmaya başardım.İçimde
*insanlık için küçük benim için büyük bir başarı*
-diye kendi kendime konuşuyordum her zamanki gibi.İnsanlardan çok kendimle konuşuyordum.Bu halde bile espiritüel olduğum için kendimi yine alkışladım.Odada dolaşıyordum.Dışarıyı izlediğimde ıssız ama bir yandanda fazla uzaklaşmadığımı hiss ediyordum.Beni kim ve nasıl kurtaracaktı?..
________________
Dolabı açtığımda tam bedenime uygun bir kazak ve rahat pantolon vardı.Bide iç çamaşırları ve kişisel bakım şeyleri.Ivır-zıvır işte.Birden kapı açıldığında çığlık attım.Evet kapıdaki adam korkmuştu ajdjajsjak.
*Agabey seni çağırıyor! Aşağı in ve birdaha sesini yükseltme!*
Adam çok korkunçtu.Dev vardi sanki karşımda.Mafya babalarının ortasına düşmüş gibi hiss ediyordum kendimi.
*Aman be.Gelmiyorum! Zorlamı kardeşim.*-Ne diyordum ben? Çıldırmış olmalıyım.Kafayı iyice sıyırdım sanırım.Adam kolumu tutdu ve zorla aşağı indirdi.Canım yanmışdı.Gozlerim dolmuştu ama ağlamamalıydım.Babama söz vermiştim...
Kendimi tutamadım.Gözlerimde yaşlar akıyordu.İyi diyildim.Ve büyük bir odaya geldik.Oturma odası çok büyüktü.İki divarda camlarla kaplıydı.Bahçe gözüke biliniyordu.Gerçekten çok güzel bir evdi.Tam köşede 2 tane deri koltuk vardı.Ve tam karşında şömine.Eline kristal bir bardak tutmuş adam şömineye bakıyordu.Sanırım alkollü birşeylerdi işte.Sakince tam karşısına oturdum.Kızım Gece ne cesaret lan bu? Şimdi kovucak ve yine aglıyıcaksın işte.Ama düşündüğüm gibi olmadı.Adam sakince bana baktı ve yeniden başını şömineye çevirerek konuşmaya başladı.
"Hoşgeldin Gece Kaya.Seni uzun zamandır görmemiştim.Büyümüşsün"
Nasıl yani daha öncede görmüştü beni?Garip.
"Siz kimsiniz ve benden ne istiyorsunuz?"
Kızım canını mı susadın?Ne bu cesaret?Ne bu celal?
"Ben senin babanın.. Düşmanıyım."
"Benim babam çok iyi bir insan.Neden onla düşman oldunuz ki?"
"Uzun hikaye.Sen şimdi kalkıyorsun ve oğlum Onurla beraber yemek yi.Ben gelmiyicem.'
Kötü birine benzemiyordu aslında.Başımı onaylar şekilde kafamı salladım.Ve masaya geçtim...
___________
5 dk sonra:
Veee kalbimin atışı manyak gibi hızlandı.Noluyor bana.Kendine gel Gece.O geliyordu.Yani babamın düşmanının oğlu.Gözleri ooo kadar güzeldi ki..Deniz mavisi ve gökyüzü gözlerinde kaybolurdum.Siyah bir kazak ve siyah pantolon vardı üzerinde.Gözlerimle onu yedim misali jskajsjakaj.
Neyse masaya geldi ve tam karşıma oturdu.Yalnızca bir-birimze bakıyorduk.Ve ben sessizliği bozdum.
"Seen..Sen carpıştığım çocuksun dimi?Hani okulun önünden geçerken.Ben yeri boylamıştım."
"Evet"
"Demek mafyasın.Vay be"
"Evet"
Yüzünde küçük bir sırıtış yaranmıştı.Ve bende düştüm...
Sonrası zaten sessizlik.Hiç yüzüme bile bakmıyordu.Neyse yemeği bitirib odaya çıktım.Vee aşağıdaki konuşmaları düşündüm.Sesli bir şekilde küfür etdim.Pot kırmıştım sanırım.Yanaklarımın kızardığını hiss ede biliyordum.Neden ailemi sormadım neden?Neden burdayım diye sormadim?
Tam bir gerizekalıyım evet gerizekalıyım.Offf.
Kendimle çeliştiğim sırada odaya biri girdi.Odaya giren kişi biraz önce odaya gelip beni salona götüren kişiydi.
"Evet küçük hanım baş-başa kaldık."
Anlamayan suratla üzüne baktığımda üzerime doğru geldi.Çok korkmuştum.Kollarımdan tutdu ve beni sert bir şekilde divara itdi.Hemen oradacıkta ses tellerim yırtılana kadar çığlıt atmaya başladım.Kim kurtaracaktı ki beni?Kimse...
Bunu düşünerek ağladığım sırada odaya kimse girdi ve kos-kocaman adamı yere devirdi.Gözlerimi zaten kapalıydı.Yalnızca şimdi kendimi kötü hiss ediyordum ve sesleri duyuyordum sadece.Adamın inlemesi ve yerde kıvrılması.Biri omzuma dokundu ve.
"İyimisin?Kendine gel!"
"Babaaa"
Ve ondan sonrası yok.O gelmişti ama.O beni kurtarmıştı.Güleyimmi ağlayayım mı bilemiyordum.Ama nedense mutluydum.Ve kendimi huzurlu hiss etmiştim.
_______________
İlk andan,o gözleri hiss etdiğim andan o gözlerin hem kurtarıcım hemde kıran kişi olduğunu anlamıştım.Ama yine hüzünlü ve mutluydum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir kelebeğin bakışları
Short Story"Yeşillikde kaybolan kelebeğin bakışlarıydı gözleri.Kendini cennetde sanan ancak yakınlarından uzak bir cennet"
