Aradan yarım saat geçmişti. Hoca çoktan derse başlamıştı. Dersimiz matematikti ve tabi ki ben dersi dinlememeyi tercih ediyordum. Zaten istesem de şuan dersle ilgilenemezdim çünkü aklımda başka bir şeyler vardı. O çocuk. Evet tam tahmin ettiğiniz gibi gıcık, ukala ama bir o kadarda çekici olan çocuk. Adını bilmiyorum ama kızların ilgisini çekmesi galiba çok normal. Çünkü benimde ilgimi çekmeye başlamıştı. Zilin çalmasıyla birlikte düşünmem yarıda kalmıştı. Kızlar hemen yanıma gelip hadi dışarı çıkalım diye söylenince bir an şaşırmıştım. Çünkü kimse beni kolay kolay çağırmazdı ya da ben yanlarına gitmezdim. Her neyse kızlar benden olumlu cevap beklerken başımla onların isteklerini onayladım. Hep birlikte dışarı çıktık. Kızlar koluma girip beni bahçeye doğru yönelttiler. Dışarı çıkmamızla birlikte bir üşüme gelmişti. Hava gerçekten soğuktu. Abartmıyorum arkadaşlar burnum şimdiden kızarmaya başlamıştı bile. Kızlara içeri girelim dediğim anda hepsi bir ağızdan ;
- "Hayırr ne saçmalıyorsun Yağmur daha yeni çıktık saçmalama?!?! " dedikleri an ağzımı açmamıştım. Kızlar benim yüz ifademe bakıp kendi aralarında gülüşmeye devam ederken Yelda "iştee ordaaaa!" diyerek ağzını yaya yaya konuşuyordu. Arkadaşım olmasına rağmen onu şuan çok itici buluyordum ama sanırım bu hallerine alışacaktım. Sena ve Ceylin Yelda'nın işaret ettiği yere baktıklarında hepsi bana bakıp, gülmeye başladılar. Ne olduğunu anlamamıştım. Ne yapmaya çalışıyordu bu salaklar? Neye gülüyorlardı, komik bir olay olmadığı halde çok abartılı bir şekilde kendi aralarında gülüşüyorlardı. Nihayet gülüşmeleri bittikten sonra birlikte bahçede tur atmaya başladık. Kızlar hala gülüşüyordu ve bu benim gerçekten ciddi anlamda sinirimi bozuyordu kızların önüne geçip boş boş gülmeyin diye bağırdığım sırada hepsi susmuş beni izliyordu. Galiba biraz fazla tepki verdim diye kendi kendime düşünürken arkamdan beni korkutan şahısa baktığımda kalbimin ritmi yine aynı şekilde iki katına çıkmıştı iyi hissetmiyordum. Evet o çocuk yine karşıma çıkmıştı bana bakıp sırıtıyordu yanındaki arkadaşlarınında ondan farkı yoktu. Aslında bir yandan çocuğu güldürdüğüm için mutlu olmuştum. Sonunda yanıma gelip bana ;
- "Senle tanışma fırsatımız tam olmadı ufaklık ben Savaş" deyip eline uzattığı an moralim bozulmuştu. Yine bana ufaklık demişti. Neden yapıyordu bunu hiç bilmiyordum ama gerçekten çok sinir bozucu bir durumdu. Sinirli bakışlarımla ona baktığımda bir an bana garip bir şekilde bakmıştı gülümsemesi yok olmuştu artık eğlenmiyor gibiydi. Ne olmuştu şimdi, kendini kötü mü hissetmişti? Moralimi bozmamı bir yan tarafa bırakıp gülümsemiştim. Uzattığı elini sıkıp bende Yağmur dediğimde morali yerine gelmiş gibi bana gülümsemeye başlamıştı. Kızlar bizi şaşkınlıkla izlerken attığım bakışla kafalarını çevirip başka tarafa bakmaya başlamışlardı. Bu sefer gülen taraf bendim. Kızlarda kendi hallerine bakıp gülmeye başladığında beyler bize şaşkınla neye güldüğümüze merak eder gibi bakış attıklarında Yelda hemen lafa atladı ;
- "Beyler bazen Yağmur'un tepkilerine sizde gülebilirsiniz gerçekten çok komik olabiliyor." Dediği anda beylerde kendi aralarında gülmeye başlamıştı. Hepimizin gülmesi kesilince bir an sessizlik olmuştu. Herkes bana bakıyordu. Yanımızdan geçen öğrencilerde içine dahil bu arada. Garip hissediyordum. Savaş'ta beni izliyordu. Yelda'nın konuşmaya başlamasıyla sessizlik bozulmuştu. Yelda;
- "Hadi kızlar içeri girelim soğuk oldu zaten birazdan zil çalıcak." Dediği an kızlar koluma girip beni okulun içine doğru yönelttiler. Arkamdan sesini duyduğum Savaşın bana dediği cümleyle sırıttım. Kızlarda benimle birlikte sırıtıyordu. Sena, Savaş'ın taklidini yaptığı sırada hepimizden haykırış sesleri çıkmıştı. " Goroşoroz ofoklok." Bu kız gerçekten çok komikti, ağzını yayarak konuşmak onda alışkanlık haline gelmeye başlamıştı sanırım. Birlikte gülerek nihayet sınıfa girmiştik. Son dersti ve hemen bitmesini istiyordum çünkü gerçekten çok yorulmuştum. Eve gidip uyumak istiyordum. Bugün yaşadığım olayları bir gözden geçirip, müzik dinlemek, kitap okumak ve tabiki uyumak istiyordum. Nihayet okul bitmişti. Toparlanıp kızlarla birlikte evin yolunu tuttuk.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yıldızların Altında
Teen Fiction"ᴀʏɴɪ ʏɪʟᴅɪᴢɪɴ ᴀʟᴛɪɴᴅᴀ" 18 yaşında olan Yağmur Uysal hayatını hep yalnız olarak geçiren, hep tek başına takılan, kimseyle konuşmayan genç bir kız öğrencisidir. Tabi bu yalnızlığından sıkılıp çevresini genişletene kadar devam etmektedir. Bir zaman...