"Yeni temamız ayrılık. Ayrılıkla beraber gelen hüzün. Aklınıza ne geliyorsa çizebilirsiniz."Herkes bir şeyler düşünmeye başladı.
"Unutmayın 30 dakika sonra herkesin çizimini toplayacağım."
O günün üzerinden tam dört gün geçmişti. Planladığımız programın birinci haftası bitmek üzereydi. Luka o gün ortamı çok iyi idare etmişti. Bende merakla beklemiştim ne diyeceğini.
'Özel hayata dair soruları es geçsek. Eğer evlenirsek düğün kartımız zaten size gelir.' Herkesi tatmin eden cevabı ile susturmuştu. Benim de iyi olduğuma emin olduktan sonra yemek yemeğe devam etti.
Masadan kalkıp sıraların arasında gezinmeye başladım. Çizimlere de göz atarak geçerken güzel bir çizime rastladım.
Bir erkek kafası eğik bir şekilde yere bakarken yanındaki kız sıkıca elini tutuyordu.
"Bunu şimdi mi yaptın?"
"Evet hocam. Güzel olmuş mu?"
"Evet çok güzel. Bana konusunu anlatmak ister misin?"
"Tabi."
Sayfayı çevirdi. Bir kız resmi vardı. Bu çizimlere uzun zamandır çalıştığı belliydi.
"Bu kızı çok sevdiği çocuk terk etmiş. Tabi çocuğun da kendine göre geçerli sebepleri var fakat kız çok yıpranmış. Çok üzülmüş."
Bizim hikayemiz...
"Kızın üzerindeki kıyafet tasarımı bana ait. Ayakkabıyı da ben çizdim."
Kızın üzerinde beyaz gömlek, beyaz kısa bir etek vardı. Sayfayı tekrar çevirdi. Genç bir adamın resmi vardı.
"Bu çocuk hasta! Sevdiği kızdan ayrı kalmak istemese bile bazı sebepler bunu ona zorlamış. Çocuk her engeli aşmaya çalışmış. Bir engeli aşamıyormuş. Babası!"
Gözlerim hafif dolmaya başlarken derin bir nefes aldım. Bu aralar sebepsiz yere çok duygusaldım.
"Bu çocuğun üzerindeki tasarımlar da bana ait."
Siyah pantolon ve siyah gömleği vardı. İlk sayfaya geri döndü.
"Ay ışığı altında bu iki aşık birbirine kavuşacak umarım." demişti. Siyah ve beyaz birbirine karışıyor ve gri tonuna dönüyordu.
"Sen beni tanıyor musun?" Şüpheli bir tavırla sorunca gülümsemişti.
"Evet beni buraya Luka abi yolladı zaten. Aramızdaki durumu da biliyorum. Ayrılık değince aklıma ilk siz geldiniz. Zaten uzun süredir çalıştığım çizimlerdi."
Çizimdeki kız ve oğlan, Luka ve bana çok benziyordu.
"Laura hocam, Luka abi sana bir şeyleri anlatmıyor değil anlatamıyor. Senin için endişeli. Sen diyeceksin ki,
'Niye benimle paylaşmıyor? Beraber üstesinden gelirdik.' sence sen tehlikede olmasan seni kendinden uzak tutar mı?"Dediğinde ne kadar haklı olursa olsun biz her zaman tehlikeli durumlarda bulunmuştuk. Birbirimize her zaman destek çıkmıştık.
"Artık ikiniz de üzülmeyin."
Derin bir nefes verdim.
"Eserine bir isim verdin mi?"
Olumlu anlamda kafasını salladı.
"Bi şans."
Yüzümde bir gülümseme oluştu.
"Bence siz bir bi şansı hak ediyorsunuz."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bi Şans
RandomTam bir sene... Özlediğim yere dönmem bir senemi aldı tam. Başıma geleceklerden haberim olmadan. 'Özledim ... Her gece kırmızı şarabımı yudumlarken tek düşündüğüm şey bu.' . . . 'Taçı taktığımı görmüşsün. Hatta 'Güzel' demişsin. Teşekkür ederim.' ...