Görmek

12 6 0
                                    


    Ne zaman görmeye son veriyoruz bilen var mı? Gözlerimiz açıkken önümüze koyulan her şeyi görüyoruz. Azcık seçici olsak? Olmaz. Gözlerimizi kapadığımızda gördüklerimiz ise koca bir dünya eder zaten. Öyle ya gözlerimizi kapattığımızda, gözlerimiz açıkken göremediğimiz şeyleri görürüz genelde. Sürekli sürekli de artıyor bize gösterilenler. Beynimizde bu kadar şeyin olması onun bize gösterecek daha çok şey sunabilmesini sağlıyor tabii ki ama beynimize nasıl sığıyor bunca şey? Bir leoparın görüntüsünü akılda tutmak beynimizde ne kadar yer kaplıyor acaba? Yıllardır görmediğimiz bir insanın yüzünü aklımızda canlandırmak beynimizi ne kadar yoruyor? Bunlar şu an cevaplayabileceğim sorular değil, bu yüzden görmemeye dönelim. Ölünce daha da bir şey görmeyiz desek… Sanmam.
    Merak ettiğim iki şey var. Birincisi: Doğuştan duyma engelli olan biri sesleri nasıl hayal ediyor? Siz düşünün bunun üzerinde, ben de düşüneceğim. İkincisi ise doğuştan görme engelli insanların hayalleri. Sesini duyduğu en yakın arkadaşını nasıl hayal ediyorlar acaba? İnsanı neye benzetiyorlar? Yaşadıkları yeri, sokakları, lunaparkı nasıl canlandırıyorlar gözlerinde? Gerçekten bunu bilmek isterdim. Çünkü beyinleri farklı fikirlerle kirlenmemiş onların. Önceden yaşayan insanların tasarlayıp önümüze koyduğu şeyleri kabul edemezler. Çalabilecekleri bir şeyleri de yok. Tamamen kendilerine özgüler hayal konusunda.
Sonuç olarak görmediğimiz bir an… Doğru ya, görmemezlikten gelmek diye bir şey bulunmuş zamanında. Gözlerimizi kapadığımızda bile gördüklerimizin içimizi paramparça ettiği bu zamanda çok popüler bu görmemezlikten gelme yolu.

Anlamak istemeyene, duymak istemeyene, görmek istemeyene…

Gökkuşağı (Deneme)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin