Sevgi Diye Yazılır Güven Diye Okunur

6 2 0
                                    

İnsanın en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir. Kimileri yalanlar bunu, “Hayallerim yeter bana,” der. “çalışmak, kendi yolumda gitmek, başarılarım yeter.” oysa tek mesele korkak oldukları için kendilerine bel bağlamalarıdır. Ya da yoruldukları, vazgeçtikleri için. Önemli değil, yalan söylüyorlar.
    Eğer birisi tarafından şartsız, koşulsuz seviliyorsan ve en önemlisi ona sonsuz bir güvenle bağlıysan seni ne bir şey korkutabilir ne de bir olay üzebilir. Hayata olan bağlılığını ve kendine olan inancını da ondan başka hiçbir şey kıramaz, olay bu aslında. Birden melankolik, kendine güveni olmayan, paramparça olmuş, “incinmiş”,  intihara meyilli bir insan olabilirsin. Hem de çok basit bir şekilde yaşanabilir bunlar. Ama öyle ya, güven başka bir şeydir. Her şeye sahip olmak için yırtınıp sırf egosunu tatmin edebilmek adına milyonlarca para harcayan bazı insanların bile sahip olamayacağı üstün bir histir. Güven bir kişinin değildir. Bu yüzden ne paranın çok olmasıyla ne de gönlünün geniş olmasıyla alınabilir. İki beynin, bedenin birleşmişcesine hareket etmesiyle elde edilir. Güven, sıfatlardan da uzaktır. İyi, kötü, güzel, çirkin, siyah, beyaz… Bunların herhangi birisiyle bağdaştıramazsın güveni. İşte öyle bilinmez, gizemli, kafasına göre bir histir bu.
Güven his midir? Açık konuşmak gerekirse benim hileli bir nesne diyesim geliyor, illüzyonistlerin kullandığı hileli nesnelerden. Bazen var olduğunu biliyorsun ve bir bakmışsın, yok. Bazen şekil değiştirmiş ve olduğunu sandığın şey başka bir şeye dönmüş. Somut bir şey bu güven. Ama çok da iyi algılayabildiğimiz bir şey değil. Doğru anlayıp hileli olmayan güveni bulanlar oluyor. Maalesef bunu bulmak için de elimizde herhangi bir denklemin olduğunu sanmıyorum. İşler şansa sardığı an genelde giderim ben. Kötüdür şansla aram. Yaptıklarından pek hoşlanmam. Zordur onunla anlaşması.
    Asıl konumuz sevgiyken güven kapladı bu sayfanın çoğunu. Çünkü sevginin temeli güvenle atılır. Temeli attıktan sonraistediğin kadar kat çık. Sevgi hakkında da yazarsın bir sürü yazı, güven, aşk, nefret, umut, korku… Hepsinin hakkında o kadar uzun yazılar yazılabilir ki. Asıl korkutucu olan şey ise yazıların uzun olması değil, bu yazıları yazabilecek milyonlarca insan olması ve yazılanların ise kayda değer bir kısmının birbirinden farklı şeyler söylemesi. Hangisini bileceğiz ki biz? Hangisini anlayabileceğiz? Hangi konu hakkında gerçekten bir fikre sahip olabileceğiz? Bizim gerçekten ne zamanımız ne de seviyemiz yeter durup ince şeyleri anlamaya.
Mucizeler ahbap, o kadar da uzakta değiller.

Gökkuşağı (Deneme)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin