teacher's office

8K 498 189
                                        

Jimin tüm dersler bittikten sonra bitkin bir şekilde çantasını resmen yerde sürüklerken Jeongguk'un odasına doğru gidiyordu.

Lisa'nın olaydan haberi vardı bu yüzden ne yapıp edip Namjoon'u ikna etmişti, onunla birlikte eve dönecekti.

Jimin, Jeongguk'un odasının kapısına kadar gidip kapıyı çalmaya hazırlandığında kapı açılmış ve Jeongguk onu içeri çekmişti.

"Ay yavaş olsana."

Jimin'in mızmızlanmaları alışılmadık bir şey değildi. Genelde çok yorgun olduğunda yaptığı şeylerden biriydi.

"Bacağın nasıl?"

Jeongguk ise konudan aşırı alakasız takılıyordu.

"İyi, sadece birazcık sızlıyor. Geçer yakında, şey etme sen."

Jeongguk gülümseyip Jimin'e yaklaştı.

"Ne etmeyeyim?"

"Merak etme işte."

Jeongguk kıkırdayıp Jimin'in yorulduğunu belli eden gözleri ile kendi gözlerini kilitledi.

"Dinlenmek istersen, seni burada tutmak istemem."

"Hayır ben seninle kalmak istiyorum."

"Öyle mi?"

Jimin hafif pembeleşmiş yanaklarla kafasını salladı.

Jeongguk kafasını sallayıp onu masasına doğru çektiği zaman tabii ki ödev kağıtları masada açık bir şekilde durmuyordu.

"Biliyorsun, aslında güya ödev kontrolü yaparız diye düşünmüştüm ama seninle vakit geçirmek daha güzel olur gibi."

"Ama ödevler sonra birikirse yorulursun."

Jeongguk, Jimin'in onu düşünmesine gülümseyip ellerini Jimin'in beline sardı kafasını küçük çocuğun çilek kokan boynuna gömdü.

"Çok şirinsin."

Jimin gülümseyip kendi belini saran Jeongguk'un elinin üzerine kendininkini koydu.

Jeongguk gerçekten sevmeyi bilen bir adam gibi görünüyordu.

Jimin yerini sevmişti ama Jeongguk'a ağırlık yaptığını düşünüyordu.

"Şey, belim ince mi bari?"

Jeongguk kafasını çocuğun boynundan çekip kaşlarını çattı.

"Hayır Jimin, tüy gibisin. Ayrıca neden sürekli saygı ekleri kullanıyorsun?"

"Daha seksi bence."

Bu Jeongguk'un kahkaha atmasına sebep olmuştu.

"İstiyorsan kullanmaya devam edebilirsin ama bunu çok sık yapma, senden üstün değilim. Sadece senden büyüğüm."

Jimin kafasını sallayıp oturuş şekillerini değiştirip vücudunu tamamen Jeongguk'a döndürmüştü.

Jimin yorgun olduğu zamanlarda ilgi bekleyen bir kediden başka bir şeye dönüşmüyordu. Lisa'ya sırnaştığı zamanları biliyordu Jeongguk.

"Aklıma şimdi geldi, bana o fotoğrafı attığın zaman paylaşmalı mıyım tarzında bir şey sordun. Böyle fotoğraflarını paylaştığın bir site veya bir hesabın mı var?"

Jeongguk'un sesi biraz sinirli çıkıyordu ve Jimin bunu pek sevmemişti. O sadece uzun yıllardır uğraştığı vücudunu göstermeyi seviyordu.

"Aslında.. bir instagram hesabım var. Bakmak istersen açayım."

right nude, wrong dudeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin