secrets

4.3K 303 144
                                        

Jimin için uyandığı zaman hissettiği ağrı, mutluluğunun yanında hiçbir şeydi. Heyecanla gözlerini açtığı zaman yaşadıklarının rüya olup olmadığını kontrol etmek için yorganı kaldırıp baktı.

Evet, o da sevgilisi de çıplaktı.

Jimin büyük bir heyecanla eliyle ağzını kapattıktan sonra sevgilisinin dağılmış saçlarını okşadı.

Jeongguk'un uykusu Jimin için her zamanki gibi hafifti.

Hareketlenme ile uyanıp ona baktı.

O mutlu gözüküyordu.

Gülümseyerek doğruldu ve saçlarını geriye attı.

"Günaydın."

Jimin de büyük bir gülümseme ile cevap verdi.

"Günaydın!"

Jeongguk, Jimin'i ilk defa bu kadar mutlu görüyordu. Neden olduğunu biliyordu, o yüzden o da gülümsedi.

"Sanırım çok hoşuna gitti."

"Her gün yapsak şikayet etmem."

Jeongguk kafasını geriye atarak kahkaha attı ve Jimin'i dövmeli kollarının arasına aldı.

"Sen değil ama vücudun şikayet eder bebeğim. Kaldırabileceğini düşünmedin umarım."

Jimin somurtup kafasını Jeongguk'un köprücük kemikleri ile göğsü arasındaki yumuşak bir yere yasladı.

"Bugün seni bir yere götüreceğim, bir iki gece kalabiliriz. Haberin olsun."

Jimin ona dönüp merak ettiğini belli eder şekilde kafasını eğdi.

"Benim bir dağ evim var, yani çok büyük değil. Sadece seninle adam akıllı bir doğum günü kutlaması da yapmak istiyorum. Kimse bize ulaşamasın ve sadece ikimiz olalım."

Jimin, elini Jeongguk'un yanağına koyup oradaki küçük yara izini okşadı.

"Başıma gelmiş güzel şey sensin Jeongguk."

Jeongguk gülümsedi ve Jimin'in avcunun içini öptü.

"Kalkabilecek gibi misin? Değilsen kahvaltıyı hazırlayıp getirebilirim."

Jimin küçük bir ıslık çalıp konuştu.

"Bana bu şekilde hizmet edeceksen her gün sevişmeliyiz."

Jeongguk sırıtıp konuştu.

"I-ıh, doğrusu eğer sen dün geceki gibi itaat edeceksen her gün sevişmeliyiz olacak."

Jimin gözlerini açıp dudaklarını "O" şekline getirmişti.

"Uh, pekala bu çok iyiydi."

Jeongguk kıkırdadı ve yataktan kalktı.

"O zaman birkaç şey hazırlayıp buraya getiriyorum. Sonra hazırlanıp gitsek iyi olur. Saat iki olmuş. Yol birkaç saat sürecek."

Jimin kafasını salladı ve biraz daha yatağın içine gömüldü.

Jeongguk tam odadan çıkarken konuştu.

"Bezelyeyi de alabilir miyiz?"

Jeongguk tebessüm ederek kafasını salladı.

"Sevgilim, bu kadar iyi bir aşçı olduğunu bilseydim her gün sana hazırlatırdım."

Jeongguk Jimin'in ağzı doluyken konuşmasına kıkırdadı ve cevap verdi.

right nude, wrong dudeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin