Kalabalık caddenin ortasında yürüyen tükenmiş bir adam.. Aklından o kadar çok şey geçiyor ki; belki iki yıl öncesine kadar katıldığı savaşın, ruhunda açtığı yaralar, belki de iki saat önce kaybettiği annesini boşluğunu hissettiği ruhu onu bu derece umursamaz ve amaçsız kılıyordu. Keskin bakışlarıyla caddeyi süzüyor ve bu berbat dünyanın telaşına dalmış insanları içten içe kınıyordu.
Adımlarını hızlandırdı. Yeni evine vardığında henüz yerleştirmemiş olduğu bavulunu açtı. Nice hatıralar saklıydı onun içinde.. Yine de fazla üzerinde durmadı. Duygularını yitirmiş olması onun için pek bir anlam ifade etmiyordu.
Yukarı çıktığında aynada gördüğünün kendisi olup olmadığından emin olamadı. Aynaya tekrar tekrar baktı, gözlerinin içine.. Solmuş yüzünü yıkayıp salona indiğinde kanepede bir süre sessizce oturdu. Ne kadar sürdü o da bilmiyordu. Fakat bu sessizliği sona erdirenin yine kendisi olduğunu fark etmesi ona bir şeyi kanıtlamıştı. Artık beş kişilerdi;
O ve DÖRT DUVAR...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk-ı Âlâ
RomanceGerçek bir Aşk parlak bir yıldız gibidir.. Bir yıldızın daha kayıp gidişine şahit olacaksınız...