• 17 •

5.8K 710 158
                                        

07:51

Gün, aşığımın evinde başlamıştı.

Kendisi henüz uyuyordu, göğsünden yavaşça kendimi kaldırmış ve onu uyandırmadan odadan çıkmıştım.

Amacım ikimize de güzel bir kahvaltı hazırlamaktı.

Üzerimde kıyafet yoktu, işe önce bunu halletmekle başlamıştım. Askılıkta dünden çıkardığını bildiğim siyah gömleğini üzerime geçirmiş, bacaklarımı hafifçe örtmesinin yeterli olduğunu düşünerek banyoya yürümüştüm.

Yüzümü güzelce yıkayıp kırmızı saçlarımı ıslattığımda, dalgalanması adına rafta duran saç jelini alarak parmaklarımla gelişigüzel karıştırmıştım.

Saçlarım kulaklarıma dek uzun olduğu için çok hoş duruyordu.

Dişlerimi fırçalayıp banyodan çıktığımda, hala uyumasını fırsat bilerek evinin içinde kendimce ufak bir tura çıktım. Öyle çok büyük değildi evlerimiz ama, Taehyung'un evinde fazlasıyla dolap ve çekmece vardı. Belki bu yaptığım doğru değildi ama, içlerinde neler olduğunu merak ediyordum.

Uyuduğu odanın kapısını kapatarak çalışma odasına girmiş ve kapıyı arkamdan kapatmıştım.

Her şey inanılmaz bir düzendeydi.

Yüzlerce kitap boylarına ve kalınlıklarına göre ayrılmıştı. Hiçbirinin arasında boşluk yoktu ve en ufak bir toz belirtisi taşımıyordu.

Kitap raflarının arasında dolaşmayı kesip, masasına doğru ilerlemiş ve sandalyesini çekip oturmuştum.

4 Ayrı çekmece vardı ve sadece 1 tanesi gizemli bir şekilde kilitliydi.

Bu kasıklarıma bir adrenalin yükledi ve orayı açma hevesim tüm hücrelerime doldu. Tek bir sorun vardı ki, anahtarın hangi cehennemde olduğuydu.

Odayı hızla talan etmeye başladım. Rafların arası, kilitli olmayan çekmece içleri, kalemliğinin etrafı, hatta halının altına bile bakmıştım.

Lanet anahtar hiçbir yerde yoktu.

Odanın içindeki bir diğer kilitli koca dolabı görüşümle daha da gerilmiş, anahtarı bulmaya ant içmiştim.

Kilitliyse muhakkak bir sebebi vardı.

Az önce talan edip bulamadığım çekmecenin yanına tekrar varıp, içini kurcalamaya başladığımda, siyah kapaklı bir defter buldum.

Defterin içini açmamla, yüzlerce tarihi görmem bir olmuştu.

16 Ocak 2017 Saat: 07:53
17 Ocak 2017 Saat: 09:32
.
.
.
22 Mart 2017 Saat: 08:21
.
.
9 Ağustos 2017 Saat: 06:11

Bu böyle böyle günümüze kadar geliyordu.

Önce anlamadım, sonra onlarca sayfaları kırıştırıp baktığımda, defterin en arka kapağına yapıştırılmış küçük bir anahtar buldum.

Bu kesinlikle çekmecenin olmalıydı.

Anahtarı stresten titreyen parmaklarımla yuvasına soktuğumda; olmuştu. Çekmecenin kilidi açıldı.

Derin bir nefes alıp kendime süre tanıdığımda, ne ile karşılaşacağımı bilmediğimden fazlasıyla gerilmiştim.

Anahtarı olduğu yerden yavaşça çekip, çekmeceyi kendime doğru çektiğimde; açıldı.

Arkası çevrili ve birbirine zımbalanmış yüzlerce not kağıdı ve hemen yanında içinde fotoğraf olduğunu hissettiğim, cep boyu bir albüm.

Not kağıtlarını çevirip bakmamla, gözlerimden özgürlüğünü ilan eden yaşlar bir olmuştu.

Bunlar benim 11 aydır, buketlerin arasına sıkıştırdığım notlardı.

Tarihe ve saate göre tek tek zımbalanmıştı.

Küçük albüm kapağını da alıp bakmamla, dizlerim üzerinde öylece kalmış ve ellerim dudaklarımı kapatarak ağlamamın duyulmaması için siper olmuştu.

Farklı açılardan, farklı uzaklıklardan çekilen fotoğraflarım.

Sıramda ders çalışırken, kahve yudumlayıp kitap okurken, arkadaşlarımla kahkaha atarken, kulaklığımı takıp eve yürürken...

Sayamayacağım kadar çok ân, ve sayamayacağım kadar çok fotoğraf.

Kim Taehyung, aylarca gizlediği aşkının esiri olmuştu.

Elimdeki notları yere koyup ağlamamı dizginlemeye çalışırken, yarı sağlam yarı savruk bir şekilde yerden kalkmış ve, dolaba yürümüştüm.

Yuvalarının benzer oluşuyla içimdeki titreme tekrar günyüzüne çıkmış ve dolan gözlerim yanaklarıma eş olmuştu.

Birkaç kere çevirdiğim dolabı açmamla, odanın kapısı açılmış, başımı hızla çevirerek döndüğümde aşığım gözlerim önünde bitmişti.

Dolaptan ayakucuma dökülen yüzlerce kurumuş buket, bizi tutkulu bir gözyaşına sürüklemeden önce.

🔓

Ne büyük kahırdır aşk.
Ne güldürür, ne öldürür.

Thousand Miles | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin