Başsız Ceset

1.1K 68 17
  • İtfaf edildi Ezgi Tülü
                                        

Yorgunluğun karşısında çaresizce uykuya dalan gözlerim daha sevdiğine kavuşamamışken telsizden gelen anons sesiyle yine aydınlanmıştı.

''2520 merkez düden çayında bulunan başsız kimliği belirsiz erkek ceset bilinen yere destek ekip ve kurtarma ekibi talep etmekteyiz.''

''2540-2520 bilinen yere destek ekip yola çıktı''

Zaten tam tekmil hazır olan ben çoktan aracın sirenlerini çalıştırmış ve yola çıkmıştım.

Olay yeri ile evimin arasındaki mesafe bir hayli fazlaydı.Ben nöbetçi cinayet  büro komiseri olarak her daim hazırdım zaten.Sigaramdan bir nefes çekmiş olay yerine doğru ilerlerken aklım zihnime hapsettiğim bayan kahkahadan başka bir yerde değildi.Aslında yarın ilk işim en son o sesi duyduğum hastahaneye giderek kulaklarımı dört açmak olacaktı.İpucu hatta ipin ucununda ucu o hastahanedeydi.

Olay yerine intikal ettiğimde makdül kurtarma ekibi tarafından sudan çıkarılıyordu.Gecenin karanlığında uzaktanda olsa görebildiğim kadarıyla cesedin başı düzensiz bir şekilde bedeninden ayrılmıştı.

Kuvvetle muhtemel bir testere veyahutta tırtıklı bir bıçak kullanımıştı.Cesedin tamamı ile sudan çıkarılmasını beklerken ağzımdan bir emzik  misali düşürmediğim sigaramın bir yenisini yakmıştım.Sonuçta bir gün bende ya faili meçhul bir cinayete kurban gidecektim veyahutta akciğer kanserinden ölecektim.

Sigaramı sömürmeye devam ederken canım sıkılmış uykumu açmak adına müptelası olduğum candy crushla haşır neşir olmaya karar vermiştim.

Aslında durumun hezimetine bakacak olursak oldukça duygusuz bir adam gibi ortalarda salınıyordum.

Ancak meslek hayatım boyunca o kadar çok vaka ile karşılaşmıştımki artık gördüğüm cesetler bana pek bir şey ifade etmez hale gelmişti.

Sonuçta bir biz cinayetçiler,iki olay yeri incelemeciler,üçüncü olarakta doktorların mesleklerini icra ederken duyguları ile hareket etmesi mümkün değildi.

Hatırlıyorumda mesleğe ilk başladığımda daha doğrusu ilk olay yerimde cesedi gördükten sonra olay yerinde çaktırmasamda oradan ayrıldıktan sonra saatlerce kusmuş ,günlerce yemek yiyememiştim

.Şimdiki durumu soracak olursanız artık olay yerinde savcıyı beklerken rahatlıkla ekmek arası bol soğanlı köftemi ve yanında ayranımı afiyetle götürebiliyordum.

Duygusuz,yalama olmuş bir makinaya dönüşmüştüm adeta...

Kafamı gömmüş olduğum telefondan ve sömürdüğüm sigaramdan bana seslenen resmi ekip sayesinde kopmayı başarmıştım.

''Başkomiserim makdül çıkarıldı.''

Ellerime lateks eldiveni geçirmiş ve makdüle doğru ilerlemeye başlamıştım.Henüz fermuarı kapatılmamış bir ceset torbasının içine konan maktülün durumu içler acısıydı.

Derisindeki değişmeye bakılacak olursa en az üç dört gündür suyun içerisindeydi.

Aynen tahmin ettiğim gibi boynundaki dağınık kesim yüzde doksan beş ihtimalle testere tarafından gerçekleştirilmişti.

Suyun içinde kalmaktan dolayı katılaşan maktülün parmak izlerinide almak mükün olmayacaktı.Şu an için faili meçhul ve kimliği belirsiz bir cinayet vakası ile karşı karşıyaydık.

KANIT  #Wattys2016Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin