Baktığın her yüzde onu hatırlamak çok zor. Birinin gülüşünü benzetmek, sesini benzetmek... Bakışlarını hatırlamak. Yanımda olduğu zamanlar geliyor aklıma, onu ne kadar çok özlediğimi bir kere daha hatırlıyorum. Bu bir kereler yığılıyor, dağ oluyor ve içimdeki Burak büyüyerek benliğimi kaplıyor. Zaten her yerim Burak olmuşken nasıl daha da büyüyebiliyor, nasıl daha da büyütebiliyorum. Beni nasıl aşabiliyor içimdeki Burak.
Aşar... Çünkü o bunu hak ediyor. O benim sevdiğim tek adam, kalbimi aldı ve ona iyi baktığına eminim. Yanımda olmasa da kalbimi ona emanet ettim ben. Ben onun yanında değilim ama kalbim onun yanında. Nefesiyle uyuyor her gün. Ben de yanındaymış gibi ona sarılıyorum her gece, onu resminden öpüyorum dudaklarından öper gibi...
Ağlatabiliyor hayali, acıtabiliyor canımı. Canımı acıtmasını bile sevebiliyorum, kelimeleri boğazımda dizmesini, durup dururken aklıma gelip bu dünyadan koparmasını seviyorum. Onun sevgisine aşığım, onun bana hissettirdiği bu duygulara aşığım. Burak'a aşık değilim, teslimim ben ona. Teslim oldum, savunmasızım, çırılçıplağım onda. Özledim işte yine uzatmanın bi anlamı yok. Bir resim gördüm çünkü şimdi, bi adam, gülüşü vardı... Benzettim...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Burak'a
ChickLitBen birini uzaktan çok sevdim, yakınını göremeden gitti... Uzaktan böyle seviyorsam yakından nasıl severdim kim bilir..
