Bu tarihte buluşmuştuk onunla 8 ay sonra. Günlüğüme yazmışım o günü. Oradan bir kaç cümleye takıldım kaldım. Yine aklıma geldi, şaşırmadım buna :)
"Dün hayatımın belki de en güzel günüydü ve en unutulmaz şeyini yaptım. Burakla buluştum. Dün yoktum yeryüzünde. Bulutlarda yoktum. Ben çok başka bir yerdeydim. Daha da yukarda, daha da bilinmez bir yerde. Kimsenin erişemeyeceği bir yerde..."
Böyle başladığım yazımın sonunda da vedalaşma anımızı anlatmışım. Vedalaşmak o kadar zordu ki onunla. Çünkü biliyordum, yine gidicekti ve aylar sonra belki yine gelicekti.
"Ve en güzel ana geldik. VEDALAŞMA zamanı. Sarıldık birbirimize. Aylardır yaşamak istediğim an ve hayallerimin canlı canlı Burak hali karşımdaydı. Öyle bir sarıldık ki, ben ömrümde kimseye böyle sarılamam, ben kalbimde hiç böyle bir şey hissedemem. Kollarımdaydı ve ömür boyu öyle kalabilirdim. O da o kadar güzel sarıldı ki, tüm belimi, tüm benliğimi çekti içine... Saçlarımdan kokladı, yanaklarımdan öptü. Ben de kokusunu çektim ciğerlerime, boynundan öptüm doya doya. Sonra göz göze geldik, tekrar sarıldık, tekrar göz göze geldik... Nolur gitme der gibi bakıştık, nolur bu güzel an bozulmasın diye...
Ama macbur ayrılmak zorundaydık. O kadar yakınken tekrar eskisi gibi o kadar uzak olmak çok zor gelicek. Onun zorluğu, kolaylığı, varlığı, yokluğu, azlığı, çokluğu... Her şeyine ölebilirim..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Burak'a
ChickLitBen birini uzaktan çok sevdim, yakınını göremeden gitti... Uzaktan böyle seviyorsam yakından nasıl severdim kim bilir..
