Ben yerde ölü gibi yatarken ve hareket edemezken herkes beni izliyordu.Durumumu gören çoktu ama kimse gelip yardım etmiyordu.Alaycı bir şekilde güldüm kendi kendime.Çünkü biz Seungminle kavgalıydık ve herkes onun tarafındayı.Chan hyung hariç.
Kimsenin bana yardım edeceği yoktu bu yüzden kalkmayı denedim.Hareket ettiğim anda tüm vücuduma giren sancıyla yüzümü buruşturdum.Birilerini beklemek zorundaydım.Tam pes edeceğim sırada Chan hyungu gördüm.Beni gördüğü anda yüzünü büyük bir korku kapladı.Koşarak yanıma geldi ve eğilerek yüzüme baktı.
"Bebeğim,iyi misin?Noluyor?Kim seni bu hale getirdi?Çok kötü gözüküyorsun.Tanrım,delireceğim!"
Az çıkan sesimle konuşmaya çalıştım.Ne kadar başarılı olduğumu bilemiyorum.
"Sorun yok hyung.Sadece beni buradan kaldır,yeterince rezil oldum."
Chan hyung beni koltuk altımdan tutup kaldırdı ve etrafa bakarak bağırmaya başladı.
"Bu kadar düştünüz mü gerçekten?O çok sevdiğiniz Seungmin'i alın ve götünüze sokun.Hepiniz iğrençsiniz."
Herkes korku içinde Chan hyunga bakıyordu.Ben de dahil.Chan hyung daha fazla bir şey demeden revire yönlendirdi adımlarını.Hyunjin ve Seungmin'in çıkmış olmasını dileyerek sol elimle yavaşça revirin kapısını açtım.Bütün dileklerim boşunaydı çünkü Hyunjin minik koltukta oturuyordu,Seungmin ise onun yaralarını temizliyordu.
Kapıdan gelen gıcırdama sesiyle bize baktılar.Seungmin ile göz göze geldik.Ortamda çok gergin bir hava vardı.Bunu fark eden Chan hyung hızlıca beni diğer koltuğa oturttu ve yüzümdeki yaraları incelemeye başladı.Sanırım daha anlamamıştı Hyunjin'in yaralarıyla olan bağlantımı.
"Minho,kaşın çok kötü patlamış.Bu sadece benim tedavimle geçer mi bilmiyorum bebeğim."
"Sıkıntı değil hyung,acımıyor zaten.Önemli bir şey yok."
"Saçmalamayı kes tamam mı?Kendine değer ver biraz."
Seungmin büyük ihtimal konuşmalarımızı duymuştu ki hızlıca bize doğru döndü.
"Baksana,Chan misin nesin bilmiyorum.Umrumda da değil zaten.
Sevgiline söyle,sevgilimden uzak dursun."
Hızlı bir şekilde lafa atladım.
"Chan hyung sevgilim değil."
"Ne sikimse işte,umrumda mı?"
Chan hyung yüzündeki anlamaz ifadeyle Seungmin'e döndü.
"Minho ve Hyunjin'in ne gibi bir bağlantısı olabilir?"
Seungmin alaycı bir şekilde güldü.
"Olaydan haberin yok sanırım.Minho denen it sevgilimin yanına gelip bir anda yumruk atmaya başlamış.Arkadaşın tam bir deli Chan,bil diye söylüyorum."
Seungmin bunu da dedikten sonra göz devirip işine döndü.Chan hyung ise kafasını hızlıca bana çevirdi.
"Minho?"
"Üzgünüm."
"Ah,bebeğim.Gel buraya."
Chan hyung hemen bana sarıldı.Kızmasını,yaptığımın yanlış olduğunu söylemesini beklemiştim.O ise beni anlamayı tercih etmişti.2 yıldır platonik olan biri olduğu için beni iyi anlıyordu.Böyle ani sinir patlamalarını o da çok yaşamıştı.Bir keresinde Felix'in yanındaki bir çocuğu güzel benzetmişti,çok iyi hatırlıyorum.
"Sen delirdin mi?Çocuk bir bok yokken sevgilimin üstüne atlamış diyorum ve sen ona sarılıyorsun!Kafayı mı yediniz!"
Chan hyung daha fazla dayanamayarak sertçe çıkıştı.
"Asıl sen delirdin mi?Bir anda bir bok yokken Minho'dan nefret etmeye başlayan,sene başından beri ona kötü muamele yapan sensin!Minho'ya her türlü şerefsizliği yapıyorsun ama o senin manitanı dövünce kötü oluyor.Bak,Minho'nun yaptığını savunmuyorum.İyi bir şey değil de.Ama onu anlıyorum.Burda haksız olan biri varsa o da sensin Seungmin.Ne Minho ne Hyunjin ne de ben.Tek suçlu sensin."
"Sanki Minho benden nefret etmiyor."
"Aptal mısın Seungmin?Çocuğa sene başından beri kötü davranıyorsun.Ne yapsın,sana aşık mı olsun?"
Chan hyungun dediğiyle yutkundum.Seungmin ise göz devirerek sevgilisine döndü.Chan hyung Seungmin'e aşık olduğumu biliyordu ama beni ezdirmemek için söylemişti bunu.Ona gerçekten minnettardım.Hem beni Seungmin'in ağır sözlerinden kurtardığı için hem de şuanda yaralarımı temizlediği için.Ama düşünüyorum da,Chan hyung yerine Seungmin de olabilirdi.Yine imkansız bir şey söyledim.Çünkü biz düşmanız değil mi?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
because we are enemies,right? // 2min
Romance"seni seviyorum ama sevmemeliyim Seungmin.Çünkü biz düşmanız,değil mi?"
