Bir gün üç kraliyet ailesinin eline özenle hazırlanmış bir mektup geçti. Apres krallığından gelen bu mektubu açıp okuyan üç eyalet bir anda saraylarını terk etti.
Sevgili Kraliyet Ailesi,
Eşim William dün gece aniden vefat etti. Onun için hazırlayacağımız cenaze töreni için sizi evimizde bir kaç gün misafir etmeye çağırıyoruz. Gelirseniz ailemi çok mutlu edersiniz. Sizi bekliyor olacağız.
-Kraliçe Amelia...
Amaya
Apres krallığında kalmak tamamen işkenceydi. Aile büyükleri içeride karışan siyasal sorunları tartışıyorken biz,tahtın varisleri, büyük bir masanın etrafında oturmuş birbirimizi izliyorduk. Saçmalıktı. Artık bizim de bu gibi sorunları duymamız ve öğrenmemiz gerekiyordu ancak bunu benden başka düşünen biri olmadığı belliydi.Kardeşim Joseph tabağını doldurmuş iştahla yemeğini yiyor, Prenses Lorelai kollarını bağlamış, Joseph'e iğrenir bir şekilde bakıyor ve gözleriyle aşağılıyordu.
Gözde prensesimiz Lenora kafasını sandalyeye yaslamış bir şekilde tavana bakıyor, Prens Charles ve Prens Kai ise derin bir sohbete dalmış hararetle konuşuyorlardı. Bu sohbetin ne krallıkla ne de siyasi şeylerle ilgisi vardı. Konuştukları konu spordu...
Son olarak gözlerimi Düşes Victoria'ya diktim. Elindeki kitabı heyecanla okuyordu. Küçüklüğünden beri hiç değişmemişti. Gözlerimi üstünde hissettiği an bana kısa bir bakış attı ve kitabına geri döndü. "Ne istiyorsun Amaya?"
Sırtımı dikleştirdim. "Kraliyetin başına kimin geçeceğini merak ediyorum yalnızca." Victoria kitabını sertçe kapattı ancak yavaşça masaya koydu. "Sevgili amcam yeni vefat etmişken bunu düşünmen pek hoş karşılanmaz."
"Kimse Kral William için üzülüyor gibi görünmüyor." Elimi teker teker herkesin üzerinde gezdirdim. Victoria elimi takip ederek herkese baktı. "Herkes üzüntüsünü dışa vurmak zorunda değil Amaya."
Victoria'ya güzel bir cevap vermek için ağzımı açmışken ilgisini benden kopardı ve Joseph'e odaklandı. "Kulağını mı deldirdin sen?" Joseph cevap verme gereği duymadan yemeğine devam etti. "Bu hiç hoş bir davranış değil Joseph."
"Neden saçma kitaplarınla ilgilenmiyorsun Victoria? Ayrıca herkes senin 'kötü şeyler' okuduğunu biliyor." Muzip sırıtması yüzüne yerleşirken tabağını geriye itti ve ellerini masada birleştirdi. "Kapak gizleyicilerini çıkartmaya ne dersin?" Hala sırıtırken kaşlarını kaldırıp indirdi. Konuyu aniden değiştirip bu yöne çekmesi herkesin ilgisini üstüne toplamaya yetmişti.
Kai ilgisini çeken sohbete dahil oldu. "Tanrım, onları hala okuyor musun?"
Joseph parmağını şıklattı ve işaret parmağını Kai'ye doğrulttu. "Belki de sen de okumaya başlamalısın Kai. Durumun pek iç açıcı gözükmüyor."
Sohbet giderek iğrençleşmeye başlarken Lorelai sert bakışları ile ayaklandı. Giydiği topuklular zeminde tok bir ses çıkarttı. Ellerini masanın üstüne koydu ve hafifçe öne doğru eğildi. "Sex hayatınızı kimse umursamıyor fakat..." Josephe baktı ve vücudunu dikleştirdi. "Hatırladığım kadarıyla sen de pek iyi değildin Joseph." Lorelai acımasız gülümsemesi ile büyük salonu terk ederken herkes arkasından bakakaldı. Gözden kaybolduğu an bakışlarımız Joseph'e odaklandı. Konuşmamayı tercih edip sinirle gözlerini yumup açtı ve gergin bir şekilde büyük salonu terk etti.
Kai bu duruma kızması gereken yerde tam tersi hareketler yaparak yanında oturan Lenora'ya döndü. Kolunu sandalyesinin arka kısmına yaslayarak gülümsedi. "Ne dersin?" Ahlaksız teklifi Lenora'yı hem utandırıp hem kızdırırken Kai'nin karnına dirsek attı ve sandalyeden hızlıca kalkıp o da büyük salonu terk etti. Kai karnını tutup "sert kızmış." dedikten sonra bana baktı. Yargılayan bakışlarım onu rahatsız ederken yalandan gülümsedi. "Küçükken böyle değildi."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MELL
Teen FictionBüyük bir efsaneye göre Mell ülkesi 1800'lü yıllarda dört büyük eyalet ve bu dört eyaleti yöneten dört farklı kadından oluşuyormuş. Bu kadınların her biri öyle aşklar yaşamış ki aşkları masallara, hikayelere, dizilere, filmlere ve daha nice sanata k...