Merdiven

34 0 0
                                    

Multimedya Şeyma

Okulda gezi vardı. Kayak merkezine gidecektik. Havalar soğumuştu. Aralık ayındaydık. Yiğit benden özür diledi ama bitmişti. Eve gelmişti. Annem ayrıldığımızı bilmediği için onu içeri almıştı. Benden özür diledi, bir hata olduğunu söyledi. Affetmedim, gururuma yediremezdim. Zaten artık onu sevmiyordum. Furkan' ı seviyordum, ama kimse bunu bilmiyordu ve bilmemeliydi. Geziye 11 ve 12. sınıflar gidecekti. En yakın arkadaşım Şeyma'ydı. Berfin biraz popülerdi, bana ise okulun en popüler kızı diyorlardı ama umrumda değildi. Güzelliğe o kadar önem vermiyordum. Herneyse yolculuk uzun süreceği için okulla birlikte gidemezdim, uzun yolculuklarda otobüslerde hep bayılıyordum. Arabayla gidecektim ama ehliyetim yoktu, babamın da bırakacağını hiç sanmıyorum. Off en iyisi gitmememdi. Bunu hocalara söylemeliydim. Rehber hocamın yanına gittiğimde Furkan' la ders çalıştığını gördüm. Sevim hoca benim onlara baktığımı görünce "Canım gelsene." dedi. Furkan'la göz temasından kaçınarak içeri girdim. "Noldu? Anlatabilirsin, çekinme." dedi. Furkan arkadan sırıtıyordu. "Hocam geziye gelemeyeceğimi söyleyecektim." dedim. Hoca şaşırdı "Ama gelemeyi çok istiyordun. Ne oldu canım?" "Hocam aslında hala istiyorum ama otobüsle seyahat edemiyorum, bayılıyorum sonra." dedim. Hoca daha çok şaşırdı. "Canım çok üzüldüm, arkadaşlarından arabayla gelecek olan varsa gelebilirsin ama." dedi. O sırada Furkan atıldı "Ben arabayla gideceğim hocam isterse götürebilirim." Hoca bunu duyduğuna çok sevindi. "Kumsal, Furkan ile gitmek ister misin canım?" Ben içinden halay çekiyodum ama biraz üzgün bir ses tonuyla "Hocam yapabileceğimiz başka bişey yok, artık Furkan ile gideceğim." dedim. Hoca bana sarılıp beni yolladı. Arkamdan Furkan da çıkmıştı.
"Hastalığın mı var?" diye sordu.
"Bilmiyorum uzun yolculuklarda, dar alanlarda bayılıyorum." dedim.
"Kurtarıcın benim yani." dedi sırıtarak.
"Biraz öyle oldu, başka biri çıkmazsa senle geleceğim."
"Nasıl yani, başka erkeklerle gitmene izin vermiyorum." dedi.
Şaşırmıştım, ona son kez bakıp yürümeye devam ettim. Sınıfa girdiğimde Melek yanıma geldi. "Şey birbirimizi sevmiyo olabiliriz ama hoca senin yanına geçmemi istedi." dedi. Herkes beni Berfin ve Şeyma yüzünden düşman bellemişti bundan kurtulmalıydım. "Tabi, ama ben seni sevmiyo değilim ki." dedim. Şaşırdı "Ama Şeyma bana senin beni sevmediğini söyledi." İnanamıyorum Şeyma arkandan iş çeviriyodı demek. Sinirlenmiştim ama belli etmedim. "Yok öyle bişey, ben Şeyma ile konuşacağım." dedim ve gittim. Şeyma kantindeydi. "Şeyma, sen neden Melek' e yalan söyledin." dediğimde bana çıkıştı. "Ben Melek' le tek kelime etmedim. Hemen beni suçlama. Asıl arkamızdan konuşan, bizden aldıklarını başkalarına ileten sensin. " dedi. Noluyo ya, birkaç gün önce Berfin, Şeyma'nın beni kıskandığını itiraf etmişti. Şeyma kıskançlığından bunları yapıyordu. Ona sen mal mısın bakışımı atıp yanından geçtim. Arkamdan cırladığını duyabiliyordum. zil çaldığında sınıfa çıktım. Oturduğum sırada Melek de vardı. Yerime geçip Melek' e gülümsedim. İçten bir gülümsemeyle karşılık verdi. Gerçekten tatlı kızdı. Boş derteydik. Baya konuştuk, geziyo o da gelecekmiş. Arkamızda Ahmet diye bir çocuk oturuyordu. Uzun boylu ve kumraldı. İki yıl geç başlamıştı. Çok tatlı bir çocuktu ama bacımdı. :) Her ders konuşuyoduk. Amerikaya gidecekti üniversite için. Ben de düşünüyordum. Birlikte kalabileceğimizi konuştuk. Acaip komik bir çocuktur aynı zamanda. Bizim sınıfta sadece Deniz ve Melek vardı. Tenefüs zili çaldığında sıramdan kalkıp kapıya doğru ilerledim. Bir anda karşıma Şeyma çıktı. "Çok özür dilerim ya birileri hep yalan söylüyo bize." bu nasıl bir özürdü ya. Herneyse affettiğimi söyledim ama aramız eskisi gibi olmayacaktı. Yangın merdiveninden aşağı iniyorduk. Şeyma arkamdan beni sertçe itti, ben yuvarlanırken o kaçtı. Bu sefer bitmişti. Onu öldürecektim. İçimden ona saydırıyordum. Hareket edemiyordum, canım çok acıyordu. En alt katın merdivenindeydim. Biri beni farkedene kadar çok uzun sürebilirdi. "kurtarıcım" gelseydi. İçimden Furkan'ın gelmesi için dua ediyordum. Belli ki Allah beni seviyor ders zili çaldıktan on dakika sonra kapı açıldı. İçeriden Furkan geldi. Işık kapalıyken kim olduğumu anlamadı. Yaklaşınca ışık açıldı, beni görünce hemen koşup beni kucağına aldı. "Noldu sana!?!" dedi, endişeli bir sesle. "Şeyma beni merdivenden itti." dedim. Canım gerçekten yanıyordu. Gözlerim dolmuştu. "Ben o kızın ebesini..." sözünü kestim "ebesine laf etme, onun ne suçu var." dediğimde güldü. "Tamam. Ama o kız bitti." "Hayır, ona vuracak olursan sen suçlu olursun. Ben onn hakkında dilekçe vereceğim." dedim. O sırada çoktan revirin önüne gelmiştik. Hemşire Furkan' ı içeri almadı. Bana ne olduğunu sorduğunda sustum. Sonra bana "Bak canım bana anlatabilirsin, biri mi yaptı?" dediğinde başımı salladım. "Şeyma beni merdivenden itti, canım çok acıyo." dedim. Hemşire ablanın yüzü aslıdı. Biraz yaşlıydı. Deneyimliydi, çok iyi bir hemşireydi. Acıyan yerlere krem sürdü ve buz tuttu. İzin kağıdı yazıp beni yolladı. Dışarı çıktığım. Furkan kapının yanına çökmüş beni bekliyordu. Çok tatlı ya bu kadr süre beni beklemişti, nerdeyse bir ders olmuştu.
Sevim hoca beni gördüğünde derste nerede olduğumu sordu. Şeyma'nın beni merdivenden ittiğini ve revirde olduğumu söyledim. Bu konuyu müdürle konuşmama gerektiğini söyledi. Berfin ile hala kankaydık. Son ders zili çaldı, Furkan teşşekkür ettim ve topallayarak merdivenden çıktım. Arkamdan baktığını hissedebiliyordum. Sınıfa girip sırama oturdum. Topalladığımo fark eden Ahmet ve Melek ne olduğunu sordu. Deniz Şeyma yüzünden benimle konuşmuyordu, ama insanlık gereği geçmiş olsun dedi. İyi kızdı, daha önce de söylemiştim. Hocalarla bir problem yaşamış o yüzden bazıları onu sevmiyordu. Ama ben hala seviyordum, her ne ksdar Şeyma yüzünden kavga etmiş olsak da. Herşey Şeyma' nın başının altından geçiyordu. ŞEYTAN! Son yaptığıyla sınırı aştı. Furkan dershaneye gidiyordu. Benim notlarım iyi olduğu için dershaneye gitmek istemedim. Deniz, Şeyma, Furkan aynı dershanedeydi ama Şeyma ile Furkan konuşmuyordu. Sonunda okul bitti ve herkes dağıldı. Servislerin olduğu yere gittim. Bartu yanıma geldi. "Şeyma, senin benden hoşlandığını ve seni tanımadığımı söylediğimde ağladığını söyledi." dedi. Ben şok oldum. Yine bu Şeyma millete gidip yalanlar söylüyo. Bu arada size olayı anlatıyım. Öğle tenefüsü (Şeyma beni merdivenden itmeden önce) kar yapmıştı. Tüm okul bahçedeydi. Kar topu oynuyorduk,11 ve 12 ler beraber. Bartu Şeyma' ya elinde beş kar topuyla saldırdı ben de elimdeki kar topunu Bartu' ya attım. Bartu benim önceden onun için söylediğim şeyi bana söyledi. "Aa tanımadığım kız bana kar topu attı." Ben bunun için ağlamamıştım, hatta hiçbir şey için ağlamamıştım ki. Gülüp yanından geçtim, yani geçemedim. Yiğit'in beni tuttuğu gibi tuttu, hiç acıtmadan. Yiğit' i hatırladım, gözlerim dolmuştu. Yine ona ağladığımı sanmasın diye ağlamadım. "Bana bir açıklama yapıcaksın, güzelim." dediğinde "Olmayan bişeyi açıklama gereği duymuyorum." dedim. Güzelim mi? Noluyo yaa! Bu kadar insanın benden hoşlanması tuhaftı, o kadar güzel değildim. Güldü "Bu seferlik öyle olsun, bu arada sevgilim yok, şimdilik." dedi. Bu çocuk sapık mı ya. Şeyma da bir aralar bundan hoşlanıyordu.

Meraklı odunHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin