~4~

274 28 1
                                        

Bu fice kimse bakmıyoo😣

.

"Bu omega niye senin gibi kokuyor?!
Gelir gelmez masum ayaklarına yatıp deltanın koynuna mı girdin? Birde onun kıyafetlerini giymişsin. Ben sana bunun hesabını sormaz mıyım?"

Izlediklerine ve duydukları karşısında şoktan ilk çıkan Taehyung oldu. Hızla oturduğu yerden kalkıp Donghae' nin  omegaya kalkan elli tuttu ve bedenini omegadan uzaklaştırdı.

Ae-Cha da abisini arkasından hızla kalkıp omeganın yanına koştu. Sesiz sesiz ağlayan omegayı dikkatlice kaldırdı ve en yakındaki  sandalyeyi çekip oturttu. 

Evde daltanin gür sesi yükseldi;

"Sen ne hakla, hangi cüretle benim soframda böyle bir halt yersin! Bize sığınan yararalı, hemde bir omegayı nasıl sürükliyerek getirirsin."

"Asıl sen nasıl kıyafetlerini ona verirsin? Sen ne hak- "

"Kes sesini Donghae! Nasıl bu yaptığın şeye hakın varmış gibi konuşursun! Sana kaç kere daha izah etmem gerek? Buraya, benim sorumluluğun altında olan muhtaç birisi sığındığında nasil iyi davranmam! Lütfen ben kalbini kırmadan kaybol gözümün önünden, yoksa elimden  bir kaza çıkıcak! "

Donghae planlarının batması korkusuyla omegaya kötü bakışlarını atı ve hızlı adımlarla yemek odasını terk etti.

Delta bir süre durdu. Gözlerini kapattı ve içinden saymaya başladı. Ki yanlış birine patlamasın. 10 a kadar saydı ve gözlerini açtı hızla omeganın yanına eğildi. Sargısına kan bulaşmış olan bileğini büyük, kemikli elleriyle kibarca tuttu.

"Canın çok acıyor mu? İyi misin? "

Jungkook ise acıdan ve korkudan dolayı hala bir cevap vermemiş, olduğu yerde iyice küçülmüş sesizce ağlamamaya çalışıyordu. Kendini o kadar kasmıştiki deltanın ona seslendiğni bile duymamamıştı.

Delta omeganın halini az çok anlayıp kardeşine işaret verdi. 

"Ben onu kaldığı odaya götüreyim. Sende uşaklara söyle güzel bir kahvaltı hazırlayıp getirsinler."

Delta hafif fafif titreyen bedeni bacaklarımdan ve belinden destekleyerek dikatli bir biçimde kucağna aldı. 

Yine aynı sabit adımlarla omegayı kaldığı odaya getirdi. Büyük yatağın ortasına yatirdı küçük bedeni.

Yandaki çekmeceden hekimin braktığı merhemi ve bezleri aldı. Omegaya sargısını değiştirmek için ayak bileğine eğildiğinde, alfadan bile tırsan Jungkook deltanın yaklaşmasıyla tekrar titredi ve hafif kaçmaya çalıştı. Omeganın bu halini anlayan delta elindeki merhemi omegaya gösterdi ve;

"Bu merhemi dün seni muayne eden hekem verdi. Yaralarına sürülmesi gerekiyormuş, hem merhemi süriyiyim hem sargın değişmiş olur. Ama önce ayaklarına baalıyım. Ayaklarındeli sargıya biraz kan geçmiş. Ama korkma şimdi hallediyorum"

Diyerek biraz rahatlatmaya çalıştı omegayı. Başardıda, deltanın aniden eğilmesiyle tırsan Jungkook duyduklarıyla derin bir nefes aldı. İçi rahatlamıştı.

Kendisinin yaralarını titiz bir şekilde, dikatlice temizliyip merhem süren delta sayesinde Tanrıya şükreti.

Odadaki sesizliği Ae-Cha nın elindeki tepsiyle odaya gelmesi bozdu.

"Kahvaltını getirdim, ekmekleri ısıtasıya zaman geçti biraz ama olsun. Pansuman bitti mi?"

"Şunuda sarayım bittiyor. "

Ae-Cha elindeki tepsiyi omeganın kucağna braktı.

"Ne reçeli seversin bilemedim. O yüzden hepsinden gerirdim."

TOWN Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin