Merhabaa bölüm geç geldi ama kafamkarışık o yüzden hem iki kitapı aynı anda yazamıyorum kusura bakmayın.
Yazı hatalarım aff olaa🤍
Çok uzatmicam zaten oy ve yorum yapın çok sevinirim hadi başlayalım♥️
(Aslıdan)
Gözlerimi açtığımda yatağımdaydım. Galiba dün çok iyi şeyler yaşamamıştım. Yatağımdan kalktım banyoya girerek duş aldım ve işlerimi hall edip çıktım. Üzerimi değişerek aşağıya indim. Defne yoktu şirketde demek ki. Evden çıkarak arabama bindim. Şirketimin yanında olan pastaneye gelip kendime poğaça ve kahve aldım. Parasını ödeyerek arabama bindim. Araba kullanırken bir yandanda yemeğimi yiyordum. Şirketin önüne geldiğimde kahvemi alarak arabadan indim ve kiltledim. Şirkete girerek herkese başımla selam verdim ve odama çıktım. Bir sürü iş vardı. Kahvemi yudumlayarak yeni gelen işcileri inceledim. Bunların içersinde defnenin eski sevgliside vardı. Dosyanın üzerine büyük bir (X) çekerek işe alınmamasını talep ettim. Başka işçileri inceledim bazıları beni şüphelendirsede hepsini onayladım. Daha sonra ortaklık için gelen dosyaya baktım. Kaan bey hepsini imzalamış onaylamıştı. Dün aklıma geldi. Ne anlatmıştım? Kucağındamı uyumuştum gerçekten? Ahh salak aslı ne diye ortağının kucağına oturuyorsunki. Bunları düşünürken dosyaları sırayla dizdim ve hepsini asistanım arzu için masaya bıraktım. Öğlen olduğunda odamdan çıkarak şirketin kantinine indim. Ben öyle bazı insanlar gibi şirketden çıkıp yemek yemek için özel resturanta gitmiyorum. Şirketimin kantinine inerek orada yiyorum yemeğimi. Çünki bu şirketin her bir zerresinde o kadar emeğim varki. Hepsinin tadını çıkararak gezip inceliyorum özen veriyorum. Kantine inerek kendime atıştırmalık birşeyler aldım ve boş bir masaya oturdum. Kaan beyi kantinde görünce şaşırdım. O'damı burda yiyecekti? Gözlerimiz buluştuğunda bana başıyla selam verdi. Bendr hafif gülümseyerek önümdekileri atıştırdım.
Kaan bey masama oturduğunda gözlerine baktım. Hep yaptığım gibi. Oda gözlerini gözlerime kilitlerken 'merhaba otura bilirim değilmi?' Başımı olumlu anlamda salladım. 'Nasılsınız?' Gülümseyerek 'iyiyim kaan bey siz?' Oda kahvesinden bir yudum alarak gözlerime çözemediğim duygularla baktı. 'Çok...çok iyiyim' hafif tebessüm ederek başımı salladım. Aklıma dün geldiğinde bir özür borçlu olduğumu anladım. 'Dün için özür dilerim' başımı aşağı eğerek kendimi mahçup hiss ettim. 'Ne özürü anlamadım?' Utanarak yüzüne baktığımda kaşlarını kaldırarak 'ah anladım merak etmetin' gülümseyerek masadan kalktım. 'Evett yemek faslı bitti işlerin başına ortak bey' gülümseyerek başını salladı. Elini uzatdığında şaşırmıştım ona 'anlamadım' gibi bakış atdığımda oda bana 'beni ortağınız olarak kabul etdiğiniz için teşekkür ederim aslı hanım' gülümseyerek elini sıktım. 'Ne demek kaan bey ben teşekkür ederim kabul etdiğiniz için' gülümsediğinde hala ellerimiz ayrılmamıştı. Bir birimizin gözlerine bakıyorduk sadece. Öylece bakıyorduk işte. Ne duygular geçiyordu öyle gözlerinden. Sonunda ellerimiz ayrıldığında gülümseyerek benden uzaklaştı. Bende kantinden çıkarak odama geçtim. Bilgisayardan gelen email'lere bakıyordum. Bir kaçı yeni ortak kaan beyi linçliyor bazıları ise mafya olduöunu yazıyordu. Gülümseyerek içimden 'bunlar delirmiş ne mafyası töbe' bilgisayarı kapatarak bir kaç şirketle alakalı dosyalara göz atdım.
İşlerim bitdiğinde odamdan çıkarak kaan beyin odasının önüne geldim. Kapıyı iki kere tıklatdığımda içeriden 'gel' diye seslendi. Kapıyı açıp içeri girdim. Gözlerimiz yine kesişti. Gözlerinde bulduğum rahatlık beni mutlu ediyordu. Gözlerine baktığımda sanki birisi oradan 'burası senin evin' diye sesleniyordu. 'Bir şey'mi istemişdiniz?' Kaan beyin sesiyle kendime geldim. Elimdeki dosyaları 'bunlara baktım ortaklık için imzaladığınız dosyalar sizde kalsa iyi olur' başını sallayarak beni onayladı. Arkamı dönerek kapıya yaklaştım. 'İyi günler' gözleri ne kadar gitme desede ben o birşey söylemeden odadan çıkmıştım. Kalbim çok garip atıyordu. O farklı hiss etdiriyordu. Olmaz aslı. Sen aşka bulaşamazsın olmaz. Şirketden çıkarak arabama bindim. Arabamdan 'kalsan ne olur' şarkısını açtım. Arabamı sahile sürerek şarkıyı dinliyordum. 15dakikanın ardından sahile geldiğimde arabamı denizin park yerine yerleştirdim. Arabamın üstünü açarak kendimi arkaya sabitledim. Denizin havasını içime çekerek derin bir nefes aldım. Garip. Çok garip. Keşke babam ve annem yanımda olsaydılar. Onları o kadar çok seviyorumki. Onlar olsaydılar sırtımı sıvazlar bana ne yapacağıma dair yol gösterirdiler. O kadar yorgunumki baba keşke yanımda olsan saçımı okşasan. Ah baba ah. Sana ihtiyacım olan zamanlarda bıraktın elimi zamansız gitdin baba. Arabamın üstünü kapatarak arabadan indim. Arabayı kilitleyerek sahile doğru yürümeye başladım. Bir banka oturarak düşünmeye başladım. Çok olgun bir kadındım. Herkesin elde edemeyeceği güçlü kandındım. Kimseye aldanmayacak kadar akıllı ve güçlü. Bir ilişki yapmamamın sorunu şu, aşk insanı yaralı bırakır yarım bırakır yarı yolda bırakır. Aşk insanı mahv eder. Aşk'ın bir günü iyi iki güne kötüdür. Aşık olduğunda canın yana yana kafana vurula vurula anlarsın aşkı. Bunu nerden biliyorsunuz demeyin. Çünki ( 16yaşımda ailemle mutlu bir sabah kahvaltısı yapıyorduk. Yanımzdaki villaya biri taşındı. Onlarda çok mutlu bir aileydi. Bir oğulları vardı. Atakan 19 yaşındaydı. Büyükdü benden ama ben hep kendimden büyük birilerini istiyordum hayatımda. Çünki yaşları küçük olan erkekler hayati görüşü olmayan erkekler. Neyse işte atakan oraya taşındıktan beri hep karşılaştık. Balkona çıktığım zaman onuda balkonda görürdüm. Beni fark etmezdi ama ben onu gördüğümde heyecandan ölürdüm. Ama birgün atakanın aslında nişanlı olduğunu öğrendim. Küçüktü ama nişanlıydı. Ondan sonra birdaha görmedim zaten onu istemedim görmek. O yüzden bir daha aşka inanmıyorum. Belki hayatıma ömrüm boyunca yanımda kalan birisi çıkacak o bana aşkı inandıracak belki) benimde aşık olmama sebebim bu.
Devam edecek ♥️
YOU ARE READING
AŞIK MAFYA -(18+)-
Любовные романы23 YAŞINDAKİ İŞ KADINI BİR O KADAR AKILLI BİR KIZA MAFYA AŞIK OLURSA NE OLUR?
