ÖNCELİKLE HERKESE MERHABA. ARTIK BÜYÜK BİR KÜTLE OLARAK UZUN ZAMANDIR BİR YERDEYİZ. YAZI HATALARIM OLA BİLİR ÇÜNKİ TÜRK DEĞİLİM AZERBAYCAN'LIYIM. ELİMDEN GELDİĞİ KADAR İYİ YAZMAYA ÇALIŞIYOR YAZI HATALARIMI DÜZELTMEYE ÇALIŞIYORUM. YARGICI OLUP İNSANLARI KIRMAYALIM VE HEVESLERİNİ ÖLDÜRMEYELİM. BÖLÜMLER ARD ARDA GELİYOR ÇÜNKİ KİTABA YENİ KARAKTER ALDIM O YÜZDEN KENDİMDE HEYCANLIYIM. OKURKEN OY VE FİKİRLERİNİZİ YAZIN. EĞER HATALARIM VARSA BUNU NORMAL BİR DİLLE YAZIN BENDE HATAMI DÜZELTEYİM. İYİ OKUMALAR.
~
Hala aklımda dün afranın dudaklarıma yaptığı ezyeti geliyordu. Gitmeme izin vermemiş dakikalarca haps etmişti dudaklarımı dudaklarına. Karşılık vermesem bile geri çekilmemiş dudaklarımın tadını çıkarıyordu. Sonunda gitmeme izin verdiğinde hızla oradan ayrılmıştım. Telefonuma arama geldiğinde çekici aramıştı. Arabamı almaları için konum atmam lazımdı.
Defne eve geldiğinde uzun zamandır onunla iyi ilgilenmediğimi düşündüm. 'Defne hoş geldin. Gel otursana konuşalım' defne yanıma oturarak endişeli gözlerle baktı bana. 'Birşey mi oldu abla' gülümseyerek saçlarını okşadım. 'Hayır ablacım birşey olmadı. Sadece seni çok aksatdım özür dilerim pek ilgilenmedim seninle. Nasıl gidiyor? Sıkıntın yok değil mi?' Defne elimin içini öperek 'hayır ablam merak etme sen. Çok yoruldun bir kaç günde beni merak etme ben iyiyim. Hatta otele havuz ve park işleri başladı' dediğinde sevinmiştim. Kafasını birşeylerle karıştırıyor odağını işine vermişti. 'Çok güzel ablam çok mutlu oldum' 'abla afran kim?' Sorduğunda duraksadım. Aklıma yine dün geldi. 'Öylesine birisi canım sen takma kafanı böyle şeylere güzelim' yanağıma öpücük kondurarak oturduğu yerden kalktı çantasınıda alarak 'tamam abla ben odama çıkıyorum vAllaha çok yoruldum dinlenicem' 'tamam güzelim dinlen sen bende biraz dışarıda dolaşıcam' defne odasına gitdiğinde bende üzerime hırkamı giyerek dışarı çıktım. Evimiz denize yakın olduğu için sahile indim. Bir banka oturarak derin derin denizin havasını çektim çiğerlerime. O kadar iyi gelmiştiki herşeyi unutmuştum. Ama kaanın yaptıklarını unutamıyordum. Aklıma gelen fikrle telefonumdan arzuyu aradım. Onu yanıma çağırdım.
1saat sonra arzu geldiğinde ikimizde bankta oturuyorduk. 'Aslı hanım konuşmak istermisiniz' derin nefes alarak konuştum. 'Arzu kaç yıldır benimle çalışıyorsun. Ve sana çok değer veriyorum. Çok akıllı bir kızsında. O gün odamda kaanla konuştuklarını duydum. Benden saklamana gerek yoktu ki. Ben seni her türlü anlardım. Senden sadece bir iki birşey öğrenmek istiyorum.' Arzu söylediklerimle donmuş birşey söylemiyordu. Haklı olduğumu bilerek susmuştu. 'Kaanın bir çeteyle ortak olduğunu biliyormuydun?' Arzu ellerini bir birine kenetleyerek boğumlarının beyazlaşmasına sepeb oldu. 'Evet sonradan öğrendim. Bırak yapma dedim sonu iyi olmayacak bırak çık git uzaklara bulmasınlar seni dedim ama dinlemedi beni. Kendi bildiğini yaptı. Gerçekten kötü niyetim yoktu aslı hanım yemin ederim.' Gülümseyerek arzuya taraf döndüm. 'Merak etme arzu endişelenmene gerek yok. Sadece öğrenmek istedim. Peki kaan bana karşı birşeyler hiss etdimi? Veya benim hakkımda birşey dedimi sana.' Arzu kafasını salladığında dikatimi ona verdim. 'Bana aslıya aşık değilim ortaklık için onunlayım aynı eski ortağı onur bey gibi yapıp istediğimi alınca bırakıcam dedi.' Gözlerim doldu. Zorlada olsa boğazımdaki düğümü yok ettim. 'Tamam arzu teşekkür ederim' dedim. Arzu ayağa kalkarak 'ben teşekkür ederim asll hanım birşeye ihtiyacınız olursa burdayım' gözlerine bakarak gülümsedim. Yanımdan ayrıldığında arkama yaslanarak. Telefonumdan şarkı açtım. Cebimden çıkardığım kaç gündür alıp ama kullanmadığım sigarayı çıkardım. Çakmağımla ucunu yakarak dolgun kurumuş dudaklarımın arasına yerleştirdim. Derince içime çekip dumanını dışarıya verdim. Ona güvenmiştim. Ondan hoşlanmaya başlamıştım bile. Bana çok güzel hisler yaşatmıştı. Nasıl herşey oyun olurdu? Peki o ağaç ev? O gün demi yalandı? Kendine gel aslı demek ki yalanmış. Rolünü çok iyi oynayan bir oyuncuymuş kaan. İyiki sevmemişim. İyiki bağlanmamışım ona. Alışmamışım iyiki. Ah aslı ah. Acaba birgün çıkarmıydı adam gibi seni doğru dürüst seven birisi. Eğer çıkacaksa gelsin artık. Derin iç çekerek sesli bir şekilde 'gel artık' dedim.
'Geldim' gelmedi. 'Ne zaman geleceksin?' 'Buradayım geldim' bir dakika? Bu bu afranın sesi değil miydi? Arkamı döndüğümde kömür gözlerine uyum sağlayarak cellatım gibi simsiyah giyinmişti. 'Sen nasıl geldin buraya?' Ellerini paltosunun cebine yerleştirerek yanıma oturdu. Elimdeki sigarayı alarak dudaklarına yerleştirdi. 'Buradaydım zaten. Geldiğinden beri buradaydım' gözlerimi büyüterek 'ama ben seni görmedim nasıl buradaydın?' Sigarasından içerek gözlerime baktı. 'Ben hep buradaydım. Sen beni görmedin aslı' başka imayla söylediği söz kafamı karıştırmıştı. 'İyimisin?' Diye sorduğumda. Sadece başını salladı. Aklıma yine kahr olası dün geldi. 'Dünü düşünüyorsun değil mi?' Sanki aklımı okuyormuş gibi sorduğu soru beni şok etmişti. Cevap vermedim. Ne söyleye bilirdimki? Cevabım yoktu. 'Neden öptün beni?' Dedim. Yüzünü yüzümle aynı hizaya getirdiğinde 'önümde öyle durursan öpmemem imkansız küçük hanım' yanaklarım sıcaklaşmıştı. Kızardığına eminim. Hemde adım kadar. Başımı deniz tarafa çevirerek birşey söylemedim. Banktan kalkarak 'hadi gel' dedi. Nereye? Nereye geleyim? 'Anlamadım?' Elimden tutarak beni kaldırdı. 'Gel sadece' dedi. Peşinden ilerlediğimde elimi bırakmamıştı.
Denizin tam kenarında küçük bir klübeye gelmiştik. 'Buraya neden geldik afran?' Cevap vermeden klübenin kapısını açtı. İçeri geçtiğimizde burnuma buram buram ahşap kokusu geliyordu. 'Burası benim kafa dağıtmam için geldiğim bir klübe. Eğer bir sıkıntım olursa sıklırsam buraya gelir içerek günümü geçiririm' mutfak bölmesinde bar gibi yerde bir sürü şerap viski bira alkol vardı. 'Çok fazla değil mi?' Dediğimde gülümsedi. Şömineye yaklaşarakbir kaç odun atarak yaktı. Anında ısınmaya başlamıştı. Paltosunu çıkararak askılığa astı. Mutfağa geçerek iki bardak çıkararak viski süzdü. Ben viski içmezdimki. Bardağı bana uzatdığında itiraz etmek istedim ama yapamadım. Alarak dudaklarıma götürdüm. Hepsini kafama diktiğimde yüzümü buruşturdum. Midem yanmıştı. 'Onun hepsini öyle içemezsin yavaş yavaş içmen lazım' dediğinde kafamı salladım. Kendisininkinide bitirerek yeniden süzdü ikimize. Koltuğa geçtiğimizde şişeyide getirmişti. İkimizde herşeyi unutmak ister gibi içiyorduk.
Zar zor ayağa kalktığımda hiç bir yeri göremiyordum. 'Ee gitmem lazım' dedim sayıklayarak afran kalkarak kolumdan tutarak beni geri yerime bıraktı. 'Bu halde gitmen imkansız defneyi arayacağım' başımı salladığımda dışarı çıktı. Sıcak olduğu için üzerimdeki hırkayı çıkardım. 10dakikanın sonunda afran içeri girdiğinde önce benedimi süzdü sonra yanıma gelerek oturdu. 'Gitmiyormuyuz?' Dediğimde dilini damağına vurarak çıkladı. 'Defne evde yokmuş ve kapı kilitliymiş' anlamaz sarhoş ve uykulu gözlerimle 'bu vakitde neredeymiş?' Dedim. Viskisinden bir yudum alarak 'arkadaşına gitmiş fotoğraf bile atdı' telefonundan fotoğrafı bana gösterdiğinde sılada olduğunu anladım. Kendimi koltuğa yerleştirerek sıcaktan mayışmış halde kendimi uykuya bıraktım. En son bildiğim afranın üzerime paltosunuu örtmesiydi. Kokusunu yakından koklamak uykumu dahada derinlemesine sebep olmuştu. Bilincimi yavaş yavaş kayb ederken sayıklamaya başlamıştım.
YOU ARE READING
AŞIK MAFYA -(18+)-
Romance23 YAŞINDAKİ İŞ KADINI BİR O KADAR AKILLI BİR KIZA MAFYA AŞIK OLURSA NE OLUR?
