4 BÖLÜM

10.5K 253 34
                                        

Merhaba arkadaşlar nasılsınız? bu bölüm biraz geç geldi çünki son zamanlar çok meşgülüm. Doğum günleri çok ve misafir gidiyoruz hep. O yüzden hikaye yazmaya vaktim kalmıyor. Elime düşdükce kısa kısa yazıyorum. Hikaye 2000 kelimeden ibret olduğu için hem geç yazıyorum hemde bölüm geç geliyor. Umarım beni anlarsınız.

Başlayalım o zaman♥️

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Başlayalım o zaman♥️

( kaan'dan )

Aslı benim en zayıf noktam en hassas yerimdi. Onun her zerresine zaafım özlemim vardı. Bir birimizin gözlerine baktığımızda ikimizde farklı ama aynı duygularla bakıyorduk. O kadar başka duygular var ki içimde buna ne isim vermeliyim bilmiyorum. Belki aşk belki sevgi. Ama hayır benim ona karşı beslediğim duygu aşk'tan öte sevgi'den öte bir duyguydu. Onu her gördüğümde gözlerim parıldıyor kalbim heycanla atıyordu. Onunla ortak olmak için can atıyordum. Çünki onunla ortak olursam onu daha fazla göre bilecektim. Hep bir baheneyle yanında olurdum. Hep desdek olurdum. Ona baba, abi, ev olurdum. Yaralarının izinin bile kalmasına izin vermezdim.

1 saat'dir korumalardan haber bekliyordum. Barışı bir çete kaçırmıştı. Kendisi bir avukat baktığı bir davanın sonuçu davalı kişi hapise girmişti. Müvvekiline desdek olurken kendini yakmıştı. Tutuklanan kişi'de barışı kaçırıp ona hapis edilen adamı çıkarmasını söylemiştiler. Baştan uyarmıştılar ama barış kız için yapmamış. Aslının yanına gittiğimde hala arabada dışarıyı izliyordu. Yanına giderek kapısını açtım. Elimi uzatarak ' istersen biraz yürüyelim?' Elimi tutarak arabadan indi ve başını salladı. Elini elimden çektiğinde hala elini tutduğumu yeni anlamıştım. 10 dakikadan fazla yürüdüğmüzde bir banka oturmuştuk. Kafamı aslıya çevirerek ' iyi misin? Su alayım mı? ' kafasını salladığında istemediğini anladım. Ağlamamıştı ama içinde kasırgalar kopuyordu. O hep öyleydi birşeye ağlamaz hep içinde kendiyle bölüşür içine atar orada fırtınalar koparırdı. Herşeyini biliyordum onun. Derin bir iç çektiğinde ' o iyi olacak sana söz verdim. Hatta şimdi gelecekler kendini kötü hiss etme' bakışlarını bana çevirerek 'iyi olur değil mi? Ona birşey yapmazlar? Benim değer verdiğim ikinci insan o onuda kayb edersem ne yaparım ki?' Gözünden bir damla yaş düşdüğünde kollarımı açarak ona sarıldım. Belki bu ona iyi gelirdi. Ellerimi sırtında aşağı yukarı hareket etdirerek ' ağla lütfen içine atma biraz rahatla ağla' dediğim anda kafasını omuzma yasladı hıçkırarak ağlamaya başladığında ona daha sıkı sarıldım. Bir birimizden ayrıldığımızda kollarımı omzundan çektim. Göz yaşlarını sildiğinde bir birimizin gözlerine bakıyorduk. Gözlerinde bulduğum duygu görsel o kadar farklı bir hiss'diki gözlerinden öpmek istiyordum. Gözlerinde o kadar şey saklıydı ki geçmiş gözlerinde bir yerdeydi. Yorgunluk, kırılganlık, üzüntü. Vardı gözlerinde. Bir birimize yavaş yavaş yaklaşıyorduk.  Biraz daha yaklaştığımızda dudaklarımızın arasında milim metre kalmıştı ki bir arabanın önümüzde durduğunu gördüm. Aslı hızla benden uzaklaşarak arabanın yönüne baktı. Bende dikkatle baktığımda korumalar olduğunu anladım. 'Korumalar gelmiş barışı getirmişlerdir kesin' aslı yüzüme öyle bir baktı ki şu an ona sarılmak istiyordum. Arabadan korumalar ve barış indiğinde aslı vakit kayb etmeden koşub barış'a sarıldı. Onu barıştan kıskanmıyordum çünki barış ona aşık değildi aslıda aynı şekilde o yüzden içim rahattdı.

AŞIK MAFYA  -(18+)-Stories to obsess over. Discover now