Dünkü maçı unutup imocoyla oynayacağımız 3.lük maçına odaklanmamız gerekiyordu.
Ama sanırım tedbir amaçlı ben maçta oynayamayacaktım.
Sosyal medyada fotoğrafların altına benim hakkımda yazılan şeyler pek iç açıcı değildi.
Her ne kadar okumamaya çalışsamda tutamıyordum kendimi. Bu yorumlar bile moralimi düşürmeye yetiyordu.
Arda bugün fenerbahçe ile ilk antrenmanına çıkacaktı. O evden çıktıktan sonra ben de televizyondan bişeyler açıp izlemeye başladım.
YouTube'a girer girmez karşıma ilk çıkan şey "Nicolo Zaniolo En İyi Goller" videosu olmuştu.
Merak edip açtım ve izlemeye başladım. Videonun yarısında aşırı uykum gelmişti. Doktorun benim için verdiği ilaçlar aşırı uyku getiriyordu.
Videoyu durdurup koltuğa uzandım ve gözlerimi kapattım..
Gözlerimi açtığımda biri kapıyı anahtarla açmaya çalışıyordu. Kapı açıldığında yerimden doğruldum ve kapının olduğu tarafa doğru baktım.
Nicolo.
Yine ve yine Nicolo.
Ben hala evlendiğimizde bize alınan evde yaşadığım için anahtarlar Nicolo'da da vardı.
"Noldu niye geldin?" diye sorup koltuktan kalktım ve ona doğru yürümeye başladım.
"Arda evde yoktu ya, iyi misin diye bakmaya geldim" dedi ve bir an duraksayıp arkamda duran televizyona odaklandı ve gülmeye başladı.
Ne olduğunu anlamadım ve arkamı dönüp televizyona baktığımda uyumadan önce izlediğim "Nicolo Zaniolo En İyi Goller" videosunun açık kaldığını farkettim.
Nicolo hala gülmeye devam ederken utançla koşup televizyonu kapattım ve tekrar ona döndüm.
"B-ben izlemiyordum yani kendi geçmiş öyle" diyip bir şeyler saçmalamaya başladım.
Kafasını sallayıp başını öne eğdi ve hala gülmeye devam ediyordu.
Utançtan kıpkırmızı olduğumu hissedebiliyordum.
"Ee niye gelmiştin sen" diyip konuyu değiştirdim.
Nicolo sırıtmaya devam ederken "Bir şeyin var mı ?" diye sordu.
"İyiyim ben bir şeyim yok" diye yanıtladım ama değildim. Her ayağa kalktığımda bayılacak gibi oluyordum.
"İyi gibi durmuyorsun , yüzün bembeyaz" dedi ve elini alnıma götürdü.
"Ateşin var biraz sanki İnci" dedi ve içeriye girdi. O mutfağa doğru gittiğinde ben de lavaboya gittim.
Yüzüm bembeyazdı. Saçlarım dağınık , gözaltılarım mor ve dudaklarım kurumuştu. Berbat görünüyordum.
Dünden sonra iyice üşütmüştüm. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra lavabodan çıkıp mutfağa gittiğimde Nicolo'nun nane limon hazırladığını gördüm.
"Iyy asla içmem" diyip kokudan burnumu elimle tıkadım ve arkamı döndüm.
"İçeceksin maalesef İnciciğim" diyen Nicolo'ya tekrar döndüğümde bana nane limon bardağını uzatıyordu.
Bardağı elime alıp tekrar kokladım ve "Öğ asla içmem bunu" diyip bardağı eline geri verdim.
Ve tabiki sonra noldu biliyor musunuz ?
