6

14 2 0
                                    

keyifli okumalaaar~

Dün gece barda uzun bir süre vakit geçirdiğim için eve gidişim geç olmuştu. Sabah beni uykumdan uyandıran şey yönetmenlerin 5. arayışı oldu ve saate bakıp ufak bir küfür savurarak hazırlanmaya başladım.

Geç kalmıştım ve bugün final oyunu vardı. Durum 1-1di.

Bugünkü oyunu kazanan takımdaki herkese bir artı puan eklenecekti. Her artı puan esas final için bir getiriydi. Bunun yanı sıra eğer biz kazanırsak mavi takım eleme oyunu oynayacaktı ve bir kişi eklenecekti.

Bugün kesinlikle kazanacaktım. Dün gece sarhoş bir halde eve geldiğimde kafamda nasıl daha iyi kaptan olacağıma dair birkaç strateji geliştirmiştim. Geceye dair ufak tefek şeyler hatırlasam da bu strateji her bir noktasına kadar aklımdaydı
Kazanamama gibi bir durum yine söz konusu olamazdı. Olmamalıydı.

*

"Bugün hazırlayacağınız menü Fransız mutfağından olacak. Başlangıç için Escargots à la Bourguignonne. Ana yemek olarak Boeuf bourguignon ve tatlı olarak sufle yapacaksınız bütün bir menü için süreniz 50 dakika."

Yemekleri duyduğumda oldukça şaşırmıştım. Escargots a la bourguignonne bir çeşit salyangoz mezesiydi. Birçok yerde görmüştüm yapılışını az çok biliyordum fakat püf noktaları hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Boeuf bourguignon ise kırmızı şarapla marine edilen bir etti ve en iyi bildiğim yemeklerden biriydi.

Takımı topladım ve bir çember oluşturduk.
"Markete kim gidecek?"

Chanyeol ve Chen'in ilk iki oyundaki markete gitme ısrarı ve eksik malzeme toplayıp gelmesi ile ikisini kafamda çoktan elemiştim. Kyungsoo ve Whein'i seçmiştim ve ikisi de onaylamıştı. İkisi de titiz çalışıyordu eminim ki eksiksiz alırlardı.

"Ana yemek bende." dedim çünkü yıllarca kasap bölümünde aşçılık yapmıştım. "Sehun daha geçen gün şef yemeklere ağırlık vermek takıma odaklan dedi. Ona rağmen ana yemeği alıyor olman tuhaf değil mi?" Tao her zamanki gibi anlaşmazlık çıkarmaya yemin etmiş gibi bana karşı çıktığında. Ben ona cevap vermeye kalkmadan Chanyeol lafa atladı. "Sehunla bir stratejimiz var."

"Neymiş o?" dedi ....

"Şimdi biz dün Sehunla konuştuk. Et yemeği çıkarsa ben kaptan yardımcısıyım ya kaptanlık yapıcaktım. Yemek yapmayacaktım. Et harici bir şey çıksaydı da Sehun yemek yapmayacaktı. Yani bugün beni kaptan olarak düşünebilirsiniz." Chanyeol gururla konuştuğunda yapmacık bir şekilde gülümsedim. İşime gelirdi. Bir avuç insana şunu yap bunu yap demenin benlik bir şey olmadığını anlamıştım. Chanyeol benim yerime seve seve geçebilirdirdi.

Herkes onayladıktan sonra diğer yemekleri de kendi aramızda konuşup iş dağılımı yaptık ve şefler market için 5 dakikalık süreyi başlattılar.

Karşı tezgaha baktığımda Luhan'ı bana bakarken yakaladım ve onunla bakışlarımız kesiştiği an sinir bozucu bir gülümseme ile baktı.

Fakat yine güzel görünüyordu. Çok güzel.

"Bugün performansımı maksimum düzeyde kullanacağım." Chanyeol yanıma yanaştığı an konuştu ve bu irkilmeme sebep olmuştu.

Luhan'dan çektiğim bakışlarımı Chanyeol'e çevirdiğimde kahverengi dalgalı saçlarını elleri ile geriye attı ve "Kazandık say." diyerek gitti.

Acaba final oyunu için onu kaptan yapmakla hata mı etmiştim bunu düşünüyordum.

"Evet arkadaşlar market süreniz bitti dışarı çıkın." diye bağırdı Hwasa şef. Kyungsoo ve Whein üç araba ile geldiklerinde gururlanmıştım. Takımda birileri gerçekten bir işe yarıyordu.

Malzemeleri masaya dizdik ve şeflerden sürenin başladığında dair komut aldığımızda yemekleri hazırlamaya başladık.

Etleri Kyungsoo ince ince keserken ben de etlerin yanında pişireceğimiz havuç ve kerevizleri kesiyordum.

Chanyeol herkesin yardımına koşuyor gibi duruyordu. İnsanlarla iletişimi kuvvetli olduğu için onu kaptan yapmak sandığımdan daha iyi bir fikirdi diye düşünmeden edemedim.

Tavalar çevriliyor. Bıçak sesleri stüdyoda yankılanıyordu fırındaki suflelerden gelen tuhaf koku ile hızla fırına baktım ve kabarıp üstü çatlayan kekleri görünce Whein'e seslendim.

Tavada etleri bırakıp fırının yanına gittiğimde. Yapılan 6 suflenin tamamının yanmış olduğunu gördüm ve sinirle konuştum. "Tanrı aşkına Whein sadece tatlı yapıyorsun. Neden dikkatin fırında değil?"

Whein şaşkınlıkla baktı. "Sadece tatlı yapıyorsun mu? Bütün ayak işlerinizi bana yaptırıyorsunuz bulaşıklarınızı bile ben yıkıyorum." o da sinirlendiğinde kendimi sakinleştirmeye çalıştım.

"Son 15 dakikanız." diyerek saati gösteren Junmyeon şefin uyarısından sonra "Chanyeol Whein ile 3 sufle yapın hemen. çabuk çabuk çabuk!" dedim ve ellerimi eş zamanlı olarak önlüğüme silerek tavada suyunu salmış etin üstüne sebzeleri ekledim.

Herkes son dakikalara girmenin hızlılığı ile hareket ediyordu. Chen salyangozları tereyağında pişirip fırına atmadan önce göz ucuyla ona baktım ağzından çıkardığı tadım kaşığı ile salyangozun üstüne sosu dökmek üzereydi. Tanrı aşkına

"Chen dur." dediğim çoktan ağzından çıkan kaşığın üstündeki sos salyangozların üstünde gezinmişti.

Chen farkındalıkla kaşığı tezgaha bırakıp eli ile ağzını kapattı ve sessizce özür diledi.
Ellerim ile şakaklarımı ovuşturdum sakin kalmalıydım.

"Kırmızı takımda sıkıntılar var!" diye bağıran Danilo şefe içimden sinirle küfür ettim.

"Hemen bir daha yapıcam." diyip kollarını sıvayan Chene baktım. "Yetişmeyecek 4 dakika kaldı. 4!" dedim ve elim ile 4 işareti yapıp dibinde bittim.

"Gerçekten sınanıyorum tanrı aşkına. Biraz dikkatli olamaz mısınız. Sadece biraz." dediğimde Whein'in Chanyeol'e "Şimdi söyleme sinirli." dediğini duydum. Tek ayağım üstüne arkamı döndüm.

"Neyi söylemeyecek." dediğimde. Chanyeol "Çikolatalı sosun dibi tuttu yandı başka da yapacak malzememiz yok. Aslında biraz kakao var ama süt yok suyla yaparsak kıvamı tutmaz ama tadını ayarlayabiliriz belki." dedi hızlı hızlı.

"Son 2 dakikanız!"

Ellerimi tezaha koyup sıktım ve gözlerimi kapatarak derin bir nefes çektim.

"Kaybettik. Tebrikler." diyerek yaptığım ana yemeği servis etmeye koyuldum.

Kyungsoo ile servisi bitirip beklemeye başladık bizim takımda kimseden ses çıkmıyordu.

"Süre doldu elinizdekileri bırakın." diye Junmyeon şeften sonra bütün yemekleri bitirip harikulade servis eden mavi takımın tezgahına baktım.

"Yemekleri getirebilirsiniz." diye Hwasa şeften sonra bir tek kendi yaptığım ana yemeği getirip birkaç adım geriledim.

Hwasa şef ciddiyetle bana baktı.

"Sehun, neler oldu?" diye sorduğunda açıklama bile yapmak istemediğimi fark ettim. Yan tarafımda Luhan'ın bakışlarını üzerimde hissediyordum.

"Sufle yandı, yenisi yapılırken dibi tuttu ve başlangıç yemeğine tadım kaşığı girdi." dedim utançla.

Şefler başını salladı ve et yemeğini tatmaya başladılar. Danilo şeften tadım sonrası "Çok yazık oldu." nidası duydum ve kendi takımıma başımı çevirdim. Başları öne eğik duruyorlardı. Utanmalılardı.

Yemek tadımları bittiğinde Junmyeon şef söze girdi. "Bunlar çok büyük hatalar Sehun." dedi ve devam etti. "3 parçalık menüden tek bir yemek ile çıktığınız için tabiki kazanan mavi takım." denildi ve alkışladık.

"Ana yemek olarak Fransa'da yediğime en yakın etti Sehun. Bireysel olarak seni tebrik ederim." dedi Hwasa şef. Saygıyla öne eğildim.

Luhan ile yerlerimize geçtik ve Danilo şefi dinlemeye başladık.

"Yarın kırmızı takım için eleme oyunu olacak. Elenen kişi master chef 2024'e ilk veda eden isim olacak. Şimdiden başarılar kırmızı takım yarın görüşmek üzere."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jul 13, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

masterchef :: hunhan exoHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin