:bu ne?
adam birkaç bozuk para uzattı. arkamda ki telefonu gösterdi ve bir taxi durdurup gitti. ölümün eşiğindeyken beni ne durdurabilirdi?
.
numarayı çevirdim.
~555-078-90...
-bana hikayeni anlat.
:kimsin?
-ölümden korkanları ölüme itenlere bir tür ceza veren biriyim.
kendime gelip ona hikayemi anlattım. niye birden bire tanımadığım bu adama hikayemi anlattım bilmiyorum ama güvenmiştim.
-onlara ne yapmak istiyorsun?
:anne ve babamın kendilerini suçlamalarını, diğer fahişelerinde ölmelerini.
-adresini söyle bir araç göndereceğim.
bu arama olmasaydı şuan ölmüştüm. daha ne olabilir diye düşünerek adresimi verdim.
yaklaşık 10 dakika içinde önümde siyah bir mersedes durdu. kapısı açıldı ben de ayağa kalktım, şoför;"lütfen binin ve kemerinizi takın."
dediğini yaptım.
yola çıktık.
:nereye gidiyoruz?
....
şoför cevap vermedi.:inmek istiyorum.
ş:bu araca kendi rızanız ile bindiniz ve şuan inemezsiniz.
:nereye gittiğimizi söylememişken nasıl durabilirim!?
şoför arabanın önünde ki bir tuşa basıp arkasını döndü.
türke benzemiyordu.
ş:konuştuklarımız kayıt altına alınıyor ama merak etme, güvenli bir yere gidiyoruz.
önünü dönüp tuşa tekrar bastı. ve kaportadan bir telefon çıkarttı.
ş:kendi şahsi telefonunuzu kullanamayacaksınız. onun yerine bu telefondan ailenizden birini aramak istiyorsanız şimdi arayın. daha sonra arayamayacaksınız.kuzenimi aradım.
:luna,
l:sen nerdesin!? seni arıyoruz!
:aradığımı kimseye söyleme, kapattıktan sonra söylersin. güvendeyim ve iyi olacağım.
seni çok seviyorum.
l:Algın!
ağlamaya başladım. ne yaptığımı bilmiyordum ama orada daha iyi olamayacaktım.
araba durdu. şoför benim kapımı açıp bana bir çift terlik verdi.
arabadan indim. bir fabrikaya gelmiştik. eski bir demir fabrikasıydı burada ne yapacaktım?
şoförle içeriye girdik.
karşımda yaklaşık 10-20 tane dövmeli ve takım elbiseli adamlar ve onların önünde lider olduğunu düşündüğüm yapılı ve kaslı bir adam vardı.
ürkmüştüm.
lider ayağa kalkıp,
"gel buraya otur."
çekinip gitmedim.
"o zaman git ve üstüne bir şeyler giy, sırılsıklamsın. çabuk ol, uçağı kaçırmayalım."
:ne uçağı?
"en son aileni buraya yakın bir yerde aradın, şuan yoldalardır belkide. japonyaya gideceğiz orada kendi yerimizde çalışacağız."
:ne yapacağım? çalışma hakkında.
"bir ajan olacaksın ilk önce eğitiliceksin sonra görevlere çıkacaksın, düşündüğün gibi kadın ticareti falan yapmıyorum" hafifçe samimi bir şekilde güldü.
:ne gibi görevler?
arkasında ki bir çalışan söze atıldı,
"sözleşmeyi imzalamadan bilgi vermiyo-"
lider elini kaldırıp onu susturdu. konuşmaya başladı,
"biz bu çeteyi abim ve arkadaşlarımız ile 7 kişi kurduk. abim ve arkadaşlarımı görevler sırasında kaybettim. blacksun dan intikam alana kadar da ölmeyeceğim. arkamda ki gördüğün adamlarım da bana yardım ediyor çoğu japonya da hepsinin senin gibi hikayesi var, eğer bana katılırsan sende intikamini alırsın, istediğin gibi adam yollayıp o fahişe dediğin kişileri öldürürüm."
:sizin için çalışacağım.
adamlarından biri bir sözleşme getirdi.
lider;
"bu sözleşme kendi rızanı onaylıyor ve eğer sana bir şey olursa beni sorumlu tutuyor."
imzami attım, daha sonra lider attı. liderin adı doosik ti imza yerinde yazıyordu.doosik:şimdi üstünü değiştir, arkada soyunma odası var.
soyunma odasına gittim orada hazır
bir elbise ve beyaz bir çizme vardı.
soyunma odasının kapısımda bir adam bekliyordu. çıkıp ona;
:bunları gerçektem giymek zorunda mıyım?
a:"havaalanında hepimiz takım elbiseli olduğumuz için sen idol olacaksın bizde koruma olacağız, oraya vardığımızda rahat bir şeyler giyersin."
:haa tamam anladım, bu arada adın ne?
a:"hızlı ol uçağa yetişicez."kapıyı kapayıp üstümü giydim elbiseyi sevmiştim. aynada kendime bakıp dans edecektim ki adam kapıyı çaldı.
a:"bayıldın mı?"
dışarı çıkıp,
"sadece giyinmek biraz zor oldu."
doosik in yanına gittik.
"do ki sana bahsetti mi?"
:do ki?
arkamda ki kapıda duran adam;
"bahsettim efendim."
:ah evet havaalanı için.
doosik:"evet."
doosik birini arayıp;
"hazır olun,şimdi çıkıyoruz."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
sevenstar
Actionintiharın eşiğindeyken tanımadığı takım elbiseli bir adam ona bir kart uzatır; ya o an arabanın önüne atla ya da kartta ki numarayı arayıp hayatını değiştir.