uçağa bindikten sonra iki aktarma yapıp Tokyo'ya gelmiştik. aynı dizilerde gördüğüm gibiydi çok güzeldi. ama malesef şuan gezemeyeceğim gibi duruyor. Tokyo' nun merkezinde doosik in bahsettiği yere gidiyorduk.
.
ne? çin restorantında mı görev alacağız? ben şaşkın şaşkın bakarken ilk gün beni getiren şoför;
"hayır, burası sadece bir çin restorantı değil."
:oh. dışımdan mı konuştum?
"hmhm."
:ne zamandır soracağım, elinde ki dövmenin anlamı ne?
"alt kata inince görürsün."
alt kata gizli bir asansör ile indik alt kata indiğimde şok olmuştum üst kat ile alakası yoktu. bağımsız bir yer gibi. heryerde kum torbaları ve dumballlar vardı.
:burası bir tür spor salonu mu?
"tavukların yetiştiği yer."
:ha?
"doosik yeni adamlara tavuk der, onları eğitip güçlendirince kartal olurlar. buradakiler kartal lakabını almak için gerekirse birbirini yer."
şaşırmış bir şekilde dinlerken etrafı inceliyordum. duvarda kocaman, birbirine kenetlenmiş siyah zincir simgesi vardı. bu, bu şoförün dövmesiydi;
:OH! bu senin dövmen!
şoförün elini tutup dövmeyi inceledim, duvardakiyle aynıydı. başımı kaldırıp şoföre baktım. büyülenmiş bir sesle;
:aynılar.
şoför bana bakarken terlemiş gibiydi, eli titremeye başlamıştı.
başımı eğip elini hala tuttuğumu fark ettim. hemen elimi çektim.
o sırada yanda bir kapı açıldı neredeyse tüm kolları dövme ile kaplı bir adam yanımıza gelip,
"taiyo! patron seni çağırıyor, bu arada yanında ki..?"
şoförün adını sonunda duymuştum
taiyo'ydu. adı bile seksiydi.
ALGIN NEDEN SAÇMA SAPAN ŞEYLER DÜŞÜNÜYORSUN!?
kendine gel.
taiyo,"yanımda ki yeni katıldı bize, ben yokken ona iyi bak."
bana dönüp,
"ben doosik'in yanına gidiyorum, jong ile bekle beni."
dövmeli adamın adı jong du.
taiyo gittikten sonra,
jong:"doosik giymen için sana birşeyler hazırladı."
:oh. teşekkür ederim, nerde giyebilirim?
"şurada soyunma odasında."
arkada bir kapı vardı, burası soyunma odasıydı. üstümü giydim
siyah bir bot siyah bir elbise ve uzun bir ceket vardı saçlarımı topladım ve jong un yanına gittim.
:bu botları ve ceketi içeride hep giymem gerekiyor mu?
"hayır, göreve gidiyorsun."
gözlerim büyümüştü.
:ha!? görev.. ne görevi!
"shht sessiz ol. bugün black sun şirketine gideceksin detayları doosik sana verecek. endişelenme ilk görevinde tehlikeli bir şey olmaz."
:tamam, sağol.
jongun telefonu çaldı.
"evet patron, tamam."
kapattıktan sonra;
:bir şey soracağım siz hep türkçe mi konuşuyorsunuz?
"evet, hatta burada japonca konuşmamız yasak, sadece siyah odada konuşulur."
:siyah oda?
"patron seni çağırıyor. daha sonra öğrenirsin. ha bu arada doosik e patron de."
:anladım, tamam görüşürüz.
"görüşürüz."
taiyo'nun girdiği kapıyı tıklatıp içeri girdim. görkemli bir odaydı, doosik masasında oturuyodu. taiyo ise onun hemen yanında ki koltukta.
içeri girdiğimde taiyo çeketimi çıkarmam için işaret etti. çeketimi çıkartıp doosik in önünde durdum.
doosik;
"kollarında yara izi yok,bu göreve sen çıkabilirsin. yapman gereken sana verilen adrese yani black sun a gideceksin, normal bir vatandaş gibi barı kullanmak istediğini söyleceksin ve içeri girene kadar ceketine takılan bu kamera ile bize içeriyi göstereceksin, olası bir durumda endişelenme bu düğmeye basman yeterli. bana verdikleri toka da kımızı bir ışık yanıyordu bu hem kamera ve yardım düğmesiydi.
:tamam patron.
"bulman gereken kişiler var."
bana 3 fotoğraf verdi. iki adam ve bir tane kadın vardı.
bunlar black sun ın başları, ve abimin katilleri."
:bulmak için elimden geleni yapacağım.
"eğer bu görevinde başarılı olursan seni eğitip üyemiz yapacağım."
başımla eğilip. çeketi ve tokayı alıp çıktım. peşimden taiyo geldi.
"algın!"
:ha efendim?
"bunu al ve sakla eğer bir şeyden şüphelenir ya da geri dönmek istersen diye."
:bu nedir?
"doosik e gösterme, doosik in verdiği toka gibi ama bu kumandayı kullanırsam ben sana daha hızlı ulaşırım.'
:anladım, teşekkür ederim.
"endişelenme, sadece oraya gidip bi oda tutacaksın oraya bir kaç eğlence adamı gelecek sen, o sıra lavaboya diye çıkıp etrafı kaydedeceksin lütfen dikkatli ol."
taiyo böyle konuşunca endişem azalmıştı cesaretlenmiştim.
:görüşürüz.
"dikkatli ol."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
sevenstar
Actionintiharın eşiğindeyken tanımadığı takım elbiseli bir adam ona bir kart uzatır; ya o an arabanın önüne atla ya da kartta ki numarayı arayıp hayatını değiştir.