23

1.6K 226 200
                                        

Bisi sorcam yorumlar neden az.

———

Jisung elini bulanan midesine atıp baskı yaptı, midesi berbattı. Karnı ağrıyordu aslında bunlar rutin şeylerdi.

Minho işe gider Jisung rolü bozar gerçek haline dönerdi, yoğun mide bulantıları kesilmeyen baş ağrıları asla boğazından çekilmeyen o eller ona nefes aldırmazlardı.

Jisung Minho geldiğinde kocaman gülümser sanki sabahtan beri canı yanmıyormuş gibi sakinleşirdi. Minhoyu gördüğü an tüm acıları uçup giderdi.

Bugün ise farklı bir şey vardı, yaklaşık bir saat önce Minhonun ailesi kardeşinin üniversite alışverişi için evden çıkmışlardı ona gelmesi için şok ısrarda bulunsalarda Jisung kabul etmemişti. Minhosuz ailesiyle vakit geçirmek tuhaf hissettiriyordu. O ise yürüyüşe çıkma kararı almıştı. Acılarına rağmen mutlu bir şekilde ilerliyordu çünkü Jisung aklına koymuştu ahjussi için iyileşmeyi normal biri olmayı aklına koymuştu.

Yürüyüşüne devam ederken parkta bir kaç çocuk dikkatini çekti. Yere düşen bir oğlan çocuğunun yanında bir kız çocuğu onun bacağına bakıyordu dikkatlice. Jisungun adımları ister istemez durdu onları izlemek için. Çocuk ağlarken bir anda yanına orta yaşlarda olduğu belli olan güzel bir kadın geldi. Kadın çocuğun bacağına bakıyordu sonrasında ise bu üç kişilik aile tablosunda biri daha girdi Jisungun bakış açısına, bu kişi babasıydı.

Babası çocuğu kucağına almış onun dizini üflüyordu, çocuğun göz yaşlarını silip çocuğun saçlarını okşayıp çocuğu öpüyordu. Babası Jisunga bir kere bile sarılmamıştı. Babası Jisungun yaralarını bir kere bile üflememişti, babası Jisungun göz yaşlarını hiç silmememişti. Babası Jisungu mahveden kişiyidi o yaraları açan oydu. Şuan ise babası bir çocuğun yaralarını sarıp seviyordu. Babası Jisungu hiç sevmemişti.

Boğazında kocaman bir yumru oldu, vücudundaki kalıcı izler tekrardan acımaya başladı sanki en baştan yeniden yapılıyormuş gibi. Bacakları titredi, burnunun direği acıyla sızladı. Gözleri doldu. Bedeni rüzgardaki yaprak gibi titremeye başladı. Canı o kadar acıyordu ki eti kemikten kesiliyormuş gibiydi. Ciğerlerine nefes doldu aldığı nefes bile cayır cayır kavurdu. Jisungu canı çok yandı ama bakışlarını aileden çekemedi.

Kadın diğer çocuğun elini tuttu, babası ağlayan çocuğu omuzlarına bindirip kadının yanağını öpüp elini sıkı sıkı tuttu. Mutlu bir gülümsemeyle oradan ayrıldılar. Mutlu aile tablosunun acı çekerek bir izleyeni vardı.

Onlar güle eğlene ilerlerken arkalarında cayır cayır yanan bir enkaz bıraktılar. O enkazdan haberleri bile olmadı.

Jisung düşündü, annesini yarım yamalak hatırladı. Annesi çok güzel bir kadındı. Jisungl oyunlar oynar Jisungu öper severdi. Akşam babası geldiğinde ise küçük bir meseleden annesini döverdi bir kere sessiz kalamamıştı annesinin acı çığlıklarına babasını durdurmak için küçücük kollarıyla annesine sarılıp babasına durması için yalvarmıştı. Jisung ilk dayağını sadece dört yaşımdayken yemişti.

Annesini anlayabiliyordu, bu acı dayanılmazdı. O baskı o sürekli bağırış çağırış. Jisung bir gece kalktı babası evde yoktu annesi onu tekrar öperek uyutmuştu ama Jisung bir gece ansızın uyandı. Annesine seslendi cevap gelmedi. Küçücük ayaklarını sürte sürte odasına gitti, güzel bir koku yayıldı burnuna annesinin en sevdiği çiçek olan lotustu bu.

Karanlıkta bir şey göremedi, zıplaya zıplaya ışığı açmaya çalıştı ama bir türlü başaramadı. Jisung ışığı boş verip yatağa ilerledi. Yatak ıslaktı annesinin terlediğini düşündü umursamadı. Annesinin kucağına usul usul sokulup yattı. Annesinin kucağında son kez uyudu. Jisung son kez uyuyabildi.

Hurt a little kid Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin