Chan: 15
Minho: 12
Büyümek, korkunç bir eylemdi. Yaşanan her sürece başka bir anlam yüklenen, evrelerin şahıs için zor geçtiği, gülmenin değil ağlamanın çoğaldığı bir olguydu. Tanıştıklarınızın yabancı, yabancının aile olduğu bir zaman dilimiydi.
Büyüyorlardı. Teknik olarak Chan, artık bir liseliydi. Bu aralar biraz tuhaftı. Sanki Minho'yu artık sevmiyordu. En azından Minho yaşanılanları çocuk kalbiyle buna yoruyordu.
Eskiden ona çamurdan pastalar yapan, onunla beraber uyumak için annesine yalvaran, aynı oyuncakları paylaşan, kaçamak öpücüklerle beraber köşe bucak karşılaştığı her şeyi yok oluyordu sanki.
Aslında olan şey, Chan'ın ergenliğinde lisedekilerden gördüğü hoppa hallerdi. Zaten bundan pişman olması geç olmayacaktı.
Tam Chan yeni arkadaşlara kapılacak, kulakları sağır, dudakları bükük, ağlak ve herkese küsmüş bir Minho kalmıştı gerisinde.
O, Chan Hyung'u olmadan hiçbir şey yapamazdı ki! Chan, onun kulaklarıydı. Sesiydi, gözleriydi, elleriydi ve ayaklarıydı. Şimdi öylece gidemezdi!
Bir gün tüm cesaretini topladı küçük Minho, yumruklarını sıkıverdi, topladı Chan'ın kendisinde kalan oyuncaklarını, onun kapısına gitmeye karar verdi. Halbuki o, en sevdiği kedi oyuncaklarını bile Chan'la paylaşmıştı, ne olmuştu böyle!
Eve vardığında Bayan Bang dışında kimse yoktu. Minho oyuncakları bıraktı, evine döndü ve odasında aç susuz bir halde ağlamaya başladı. Sesi çıkıyor muydu bilmiyordu ama kapıyı kilitlemeyi de ihmal etmemişti.
Akşam olduğunda oğlu için endişelenen Bayan Lee, çareyi oğlunun küçük kahramanında buldu. Tam o an, Chan neredeyse parmak uçlarından kayıp gidecek olan bir kalbin farkına vardı.
O gece 15 yaşında bir genç, 12 yaşında bir bebeğin kapısında saatlerce oturdu, ağlarken ona eşlik etti. Demiştim ya kalpleri sohbet eder onların, tamda dediğim çıktı işte, Minho hissetmişti Chan'ın geldiğini..
Chan kapı eşeğinde uyur uyumaz açmıştı Minho kapıyı, onu kaldıramıyordu, Chan irileşmeye başlamıştı. Kucağına çıktı yavaş yavaş, sırnaştı ona yapabildiği kadar, yatağı bu kadar rahat değildi.
Chan'da kollarındaki ağırlıkla huzuru buldu, onu kendine haps etmeyi ihmal etmedi, kalbi bir başka attı.
/
bölümler kısa düşünceler uzun lol
-Gül
Okuyucu Günlüğü;
ŞİMDİ OKUDUĞUN
I went crazy step by step | minchan (minific)
Short Story"Şimdi Minho 22 yaşında, konuşamıyor ve bu hayata eksik başladı. Chan, Minho'yu sevdiği yaşta, konuşmuyor ve tek eksiği Minho." angst!
