Medya:Rüzgar Aras
"Aşk yok olmaksa şimdiden yar ben yokum yok zatennn"
Duştan çıktığımda ağzıma takılan şarkıyla dolabıma yöneldim. Bugün okulun son , günüydü.
Bir hafta oldukça hareketli geçmişti. Ben bu kadar enerjik bir insan değildim. Sonuç itibariyle sınav derdi şimdilik bitmiştiii!!
Üzerime giydiğim siyah crop ile yine siyah bir taytı kombinleyip üzerime deri ceketimi almıştım. Ben rahatlığı her zaman tercih ediyordum. Biraz da karakterimden dolayı olabilirdi.
Annem ve babam tekrar yurtdışına gitmeyi planlıyorlardı. Benim de yanlarında gitmem için çok ısrar etmişlerdi. Fakat ben yine babamın sürekli iş sohbetlerinden sıkılıp geri dönmek isteyeceğim için itiraz etmiştim. Bu süreçte yalnız olmam konusunda endişeliydiler.
Okula daha vardı, karneler hemen verilmiyordu. Kendime kahve yapmak için mutfağa yöneldiğimde annem elindeki omlet tavasını masaya koyuyordu.
"Mis gibi kokular alıyorum annem." dediğimde gülümsemişti. "Otur çabuk otur!" demişti.
"Aç değilim annem. Kahve yapıcaktım" dediğimde masaya oturmuştu.
"Kızım iki yudum yeseydin. İyice zayıfladın."
Bardağı kahveyle doldurduğumda ona döndüm. "Gayet iyiyim , bak yanaklarım tombiş tombiş" bu halime gülmüştü.
Onunla masaya oturduğumda "Babam nerede? " diye sormuştum. Omzunu silkip "Babanı bilmiyor musun? Telefonla konuşuyor. Çıkacak birazdan. Bende evde valizleri hazırlayacağım. Ada sana birşey söyleceğim" dediğinde kafamı salladım.
"Nergis Hanım bir süre onlarda kalmanı teklif etti. Yalnız kalmanı istemediğimi biliyorsun. Zaten birkaç gün sonra geldiğimizde tekrar eşyalarımızı toplamamız gerekecek. Baban-" diyemeden "TEKRAR MI ANNE? " diye sormuştum.
Sakin olmamı işaret eder gibi "Ada, elimizde olan birşey değil. Sende iyi biliyorsun. Anlayışlı olmak zorundasın. Yeterince yoruluyoruz zaten. Bende yakında kendi işimin başına geçeceğim. O zamana kadar sabır" demişti.
Moralim aşırı bozuluyordu. Bu konuşmaları kaç kere yapmıştık. Ama sonuç hep aynıydı. "Peki neden tek başıma kalamıyorum? Bu zamana kadar hep öyle olmuştu"
"Bunun şimdilik daha doğru olduğunu düşünüyorum. Lütfen. İnat etme. Emin ol Nergis Hanım güvenilir biri. " dediğinde mecburen kabul etmiştim.
Kafamı sallayıp çantamı aldım eve okula doğru yürüdüm.
🏍️
Karneler verilmişti. Herkes mutluydu , aslında benimde mutlu olmam gerekiyordu çünkü okulda ikinciydim. Ama mutlu olamamamın tek sebebi ailemin bugün yurtdışına gidip beni yalnız bırakmasıydı.
Yavaş adımlarla eve doğru ilerledim. Annemler çıkıyorlardı. Yanıma gelip sarıldığında "Seni seviyorum kızım, karne hediyeni yollayacağım" demişti. Babam ise yine ortalıkta yoktu. Bende anneme sarıldığımda kokusunu içime çekmiştim.
Annem arkadaki valizi gösterdiğinde "Bu da senin. Nergis Hanımın oğlu yardıma gelicek, merak etme. Ve mutlaka beni ara. Görüntülü konuşacağız" demişti.
"Tamam anne. Dikkat edin kendinize" demiştim. Son vedalaşmamızı yaptığımızda valizi alıp evin önünde beklemeye başladım.
Bir süre sonra Rüzgar motoruyla geldiğinde bir bana bir de arkamda ki valize bakıyordu.
İçindeki okumuş gibi "Valisi nasıl götüreceğiz?" diye sormuştum.
"Atla sen , ben dönüp alırım onu" dediğinde binmiştim.