☀️
İlkim olmuştu, bunun anlamı benim için çok özeldi.
Gözlerimi kamaştıran güneşle yavaşça hareketlendim. Rüzgar elindeki sigarayla odaya girdiğinde göz kırpmıştı.
"Nasılsın?" sorusu ima doluydu.
Gözlerimi kısarak "İnanır mısın o kadar iyiyim ki anlatamam" dediğimde gülümsemisti.
Kalkıp üzerimi giyinmek için çıkmasını beklemiştim. Fakat gitmeye niyeti yok gibiydi.
Biraz hareket edip "Eee hadii" demiştim. Anlamayan gözlerle bana bakarken "Eee hadii derken" diye sormuştu.
"Eğer çıkarsan giyineceğim," dediğimde kasları havalanmıştı.
"Sanki görmediğim şey, neyse bakalım öyle olsun" demiş ve çıkmıştı. Ben odada bulunan banyoda kısa bir duş alıp üzerimi giyinmek için çıkmıştım.
Fakat dünkü kıyafetlerim kullanılabilir durumda değildi. Sıkıntıyla Rüzgara seslenmiştim.
"Bir bakar mısın?"
Birkaç dakika sonra odaya kadar gelip omzunu kapıya yaslamıştı. Utanarak
"Kıyafetlerim berbat durumda, kullanmam için verir misin?
Dolabı işaret ederek "İstediğini seç, bunun için izin istemene gerek yok güzelim." demiş ve tekrar gözden kaybolmuştu.
Dediğini yapıp dolabı açtım. Hepsi bana bol gelebilecek kadar büyüktü.
Eee herhalde Ada, adamın kaslı bedenini görmedin mi?
Beyaz bir tişört seçip üzerime geçirmistim. Islak saçlarımı toplayıp odadan çıkmıştım.
Mutfak olduğunu düşündüğüm odada Rüzgarın kahvaltı hazırladığını görmüştüm. Gözlerime inanamayarak yanına kadar gitmiştim.
Beni gördüğünde baştan aşağı süzmüştü. Dudağı kıvrılmıştı.
"Yakışmış,"
"Teşekkür ederim kıyafet için. Bu arada ilk defa yemek yaptığını görüyorum." demiş ve gülmüştüm.
Bu halim hoşuna gitmiş olacak ki elindekileri bırakıp bana yaklaşmıştı. Bir anda beni kucağına alıp mutfak masasına oturtmuştu.
Üzerime eğildiğinde "Çıktığın odada beyaz masanın en altında kurutma makinesi var, hasta olmadan saçlarını kurut" demişti..
"Bunu yerinde söyleyemiyor musun? Çekilir misin üzerimden lütfen? " diye sorduğumda kulağıma yaklaşıp " Tercih meselesi güzelim" demişti.
Kokusu burnumu dolduruyordu. Bir süre sonra burnuma gelen başka kokuyla bakışlarım ocağa kaymıştı. Telaşla "Rüzgar, Ocak!!" dememle hızla arkasını dönüp tavayı camdan dışarı atmıştı.
"Hassiktir!!"
Masadan kalkıp olduğu yere gitmiştim. Şimdi ikimizde bir tavaya bir de yanan patateslere bakıyorduk.
Modum düşmüştü çünkü patateslere yazık olmuştu. Patates kızartması en sevdiğim yiyeceklerden birisiydi. Kollarımı sıvadım ve bana dönen Rüzgara " Sana bir sözüm vardı ya hani," kafasını sallamıştı. "Onu tutmak istiyorum." demiştim.
Gözleri hayhay der gibi bakıyordu.
"Dikkat edeceksin ama anlaştık mı?"
diye sorduğunda gülmemi engelleyememiştim.
"Merak etme yakmam"
Bu cevabımla yanıma yaklaşıp "Sınırlarını zorlama istersen ufaklık" demiş ve çalan telefonuyla mutfaktan çıkmıştı.
