2.bölüm

2.5K 170 156
                                        

Hayat sadece 5 harften ibaret değildi.
Kimsi için 5 harf değilde binlerce ve yüzlerce harften ibaretti kimisi içinse sadece 1 harf ti bundan sonra benim içinde sadece 1 harfti.

Resmen vücudum ve ruhum büyük bir enkazın altında kalmıştı o enkazdan toz yığınlarından çıkamıyordum sahi toz yığınlarını üstümden nasıl atıp sirkeleyecektim.

Hayla olanları aklım almıyordu morg ta tepkisizce annem ve babamın karşısındaydım sadece onlara odaklanmıştım. Taki görevliler gelip onları morg tan çıkarana kadar onlar benim tüm hayatımdı ben onlarsız ne yapacaktım.

Görevlileri Bende takip ediyordum anne ve babamı cenaze arabasına bindirmleriyle
-"bırakın onları onlar hayla yaşıyor benden götüremezsiniz" diye bağırıyordum Mert ve kardeşi Beni tutuyordu Beni bıraktıkları gibi koşacaktım ama bırakmıyorlardı.

Benim hayatımın bir parçasını benden çalıp götürmüşlerdi tıpkı bir çocuğun elinden oyuncağının alınması gibi.

Amcam ve Mert e bağırdım
-"Hadi çabuk onları takip edelim benim hayatım parçasını benden alıp götürüyorlar"

Mert yutkundu kardeşi hazal ise ağlıyordu hemen amcamın arabasına koşup arka koltuğa bindim benden hemen sonra amcam Mert ve hazal da zaman kaybetmeden arabaya bindi batman a gidecektik.

Hayatımın iki parçasını ve bugün varlığını yeni öğrendiğim kardeşimi kalbimi ruhumu bugün benden almışlardı
Bugün kendime büyük söz verdim kalbimi ruhumu ve hayatımın iki parçasını ve kardeşimi  benden alan cezasız kalmıcaktı.

Araba hareket ediyordu ama sanki benim için boşluğa ilerliyorduk hayla hıçkırarak ağlıyordum başımdaki ağrı Beni zorluyordu hazalın biraz dinlen İnci göz açayıp kapayana kadar orada oluruz
-"Gözlerimi açayıp kapatana kadarmı bu işkence hazal ben bugün ruhumu hayatımı kalbimi kaybettim bu hayat artık benim için işkenceden ibaret".

Öfke ve sinirle konuştuğum için hazal artık birşey dememişti benim acımı bu kadarmı kolay görüyorlardı.

Başımdaki sızı kendini çok belli ettiği için gözlerim ağlamaktan kuruduğu için fazla diretmeden kapandı.

(7 saat sonra)

Gözlerimi araladığımda hayla arabadaydık
-"Amca nerdeyiz"
-"Batmanın girişinde"
Kafamı salladım.
20 dk sonra mezarlığın girişine gelmiştik mezarlığın önü çok kalabalıktı hemen arabadan indim ve mezarlığın kapısına ilerlemeye başladım. Arkamdan seslenen amcamı umursamadan.

Biraz ilerledikten sonra anne ve babamın defn edilecek olan yerine geldim ayaklarım artık hareket edeemiyordu olduğum yerde çöktüm ve hıçkırarak ağlamaya başlamıştım.  Yanımda olan halam ve teyzelerimin ağıtları içimi dahada yakıyordu

Amcam ve diğer amcamlar mezara toprak atmalarıyla
-"Durun onlar ölmedi onların üstüne toprak atamazsınız"
Diye bağırdım ama beni dinlemiyorlardı teyzem ve halam Beni tuttu hayır annem ve babam ölmemişti onların üstüne toprak atamazlardı halam ve teyzemi itip amcamın yanına koşup elindeki küreği aldım
-"amca onların üstüne toprak atamazsın onlar karanlığı sevmezlerki orada üşürler ".

Amcam Beni itti
-"artık kabul et onlar öldü bunu o kafana sok"
Bunlar hayatımın en ağır cümleleriydi ama bu olamazdiki onlarla daha sabah gülüyorduk akşam ise onları benden almış olamazlardı

-"Annneeeeee Babaaaa siz ölmezsiniz lütfen ayağa kalkın benim size ihtiyacım var ben sizsiz yapamam ki"
Tüm sesim mezarlıkta yankılanmıştı. Amcamlar hayla üstlerine toprak atıyorlardı en sonunda 3 amcamda küreği bıraktı haydar amcamın yanına koştum
"Amca lütfen bana onlar ölmedi de amca onlar ölemez onlar benim kalbim ve ruhumdu Amca bunlar gerçek değil değil mi "
Amcam kafasını eğip
-"Maalesef kızım bunlar gerçek"
Acı çığlığım mezarlıkta yankılanmıştı ağıt yakıp kendime zarar vermemle artık bayılmıştım.

Kısık kısık sesler kulağıma geliyordu kendime gelmeye başladım zihnim tekrar olanları hatırlayınca yine ağlamaya başladım . Yengem Ayşe
-"kızım iyimisin"
Diye sordu sustum cevap vermedim ailesini kaybeden bir insan nasıl iyi olabilirdi bu nasıl bir zihniyetti.

Salondan yasin ve ağıt sesleri geliyordu ayağa kalkıp salona doğru ilerledim Bende bir köşede oturup derinden derine ağlayıp ağıt yaktım bu nasıl bir acı idi dinmiyordu ateşi gittikçe harlanıyordu.

Kadınların bana acınası bakışlarını görüyordum ve bu yasta ettikleri dedikodularıda
Bir kadının
-"oda kendine zengin bir koca bulup evlenir demesiyle"
Sinirim attı bunların zihniyeti neydi ben nasıl öyle birşey yapardım daha yeni ailemi kaybettim konuşmalarına daha fazla dayanamayarak konuştum
-"Hanımlar bu ne biçim sözler sizin aklınız yerinizdemi ben bugün ailemi kaybettim siz nasıl böyle iğrenç şeyler söyleyip iğrençleşiyorsunuz acıma saygı duyun bugün benim yerimde siz olsaydınız bunların konuşulması hoşunuza gidermi bir daha böyle konuşmalar duyarsam hepinizin sonu olurum ."

Kadınlar artık tek bir kelime etmedi tüm yas boyunca
Artık dayanamıyordum ben neyle sınanıyorum bu içimdeki acı ve dert ne zaman dinecekti ben vicdan azabından nasıl uyucaltım geceleri . Hıçkırarak ağlıyordum bu acı hiçbir zaman dinmicekti.

Elim biranda saçlarıma gitti belimde olan saçlarıma benim bu saçları kesmem gerekiyordu her sabah annemin taradığı ve ördüğü saçlara kimse dokunamazdı kesecektim sessizce ayağa kalkıp odadan makası aldım ve merdivenlerden inip avlunun ortasına geldim saçlarımı önüme getirip kesmeye başlayacağım an yengemin ağlamaklı sesi ile
-"kızım lütfen saçlarını kesme saçlarından vazgeçme kızım yalvarırım "

Başımı hayır anlamında salladım Ağlayarak yenge bugün bu saçlar kesilecek " ben annemin her zaman tarayıp ve öptüğü saçlara dokunmaya kıyamam" yavaş yavaş makası omzuma doğru getirip oradan kesmeye başladım.
Yengem çığlık atıyordu Bende çığlık atmamak için zor duruyordum makası her hareket ettirdiğimde vücuduma oklar saplanıyordu sağ tarafın bitmesiyle sol tarafındaki saçlarımı kesmeye başladım saçlarım avlunun ortasına dökülmüştü Bende yere çöküp artık hıçkırarak ağlamaya başladım artık saçlarım omzumdaydı

Yengem de yanıma çöküp bana sarılınca ağlamam şiddetlendi herkes bize bakıyordu yengem sessizce ağıtlarını yaktı. Avludaki herkesin içi yanıyordu belliydi.

Bugün yasın son günüydü ev sakindi bu evden 3 kişi ölmüştü 3 gün önce acım ilk günkünden daha tazeydi ama mecbur dayanacaktım ve bu kazaya sebep olanların canını tek tek yakacaktım bu kendime büyük sözümdü.

(4 ay sonra)
Sabah yüzüme vuran güneşle yine güne mutsuz umutsuz uyandım annemin babamın ve kardeşimin ölümünün üstünden 4 ay geçmişti artık o eski yaşama isteği neşeli olan kız değildim yapılan komplo dan 4 aydır hayla iz yoktu . Ama bulacaktır elbet sabrın sonu selamettir
Yengemin kapıma vurup haydi İnci kahvaltı hazır desiyle aşağıya indim

Kahvaltıda her zamanki gibi amcam yengem Mert hazal ve yada piroz vardı.

Hepsine mutsuz şekilde rojbaş diyerek masadaki yerime oturdum kahvaltı sessiz geçmişti genel anlamda kahvaltının sonlarına doğru amcam akşama misafir var hazırlığınızı güzel yapın diyince amcama misafir kim diye sordum madem güzel bir hazırlık yapılacaktı bu misafir kimdi
Amcam
-"Akşam görürsünüz siz sadece işinizi yapın" diyip çıktı
Meraklanmıştım bu misafir kimdi bakalım .
●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Bölüm sonu;)

Acaba misafir kim

Oy ve yorumlarınızı alalım.






Doğunun İncisiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin